BOŞANMA DAVASINDA KADININ HAKLARI
Boşanma, evlilik birliğinin kanunda öngörülen şekilde sona erdirilmesidir. Evlilik birliğini sona erdirmek isteyen kadın ve erkek iki şekilde boşanabilmektedir. Bunlardan birisi çekişmeli diğeri ise anlaşmalı boşanma şeklindedir. Eşler, evlilikleri bir yıldan fazla sürmüşse anlaşmalı ya da çekişmeli boşanabilmektedir. Ancak, bir yıldan daha az evli kalmış olmaları durumunda eşler yalnızca çekişmeli olarak boşanabileceklerdir. Boşanmada kadının hakları oldukça merak edilen bir konudur. Bu makalede boşanma davasında kadının hakları nelerdir, nasıl hareket edilmesi gerekmektedir. Bu konulara değinilecektir.
Eşlerin, boşanmaya ilişkin aralarında anlaşma sağlanamadığı takdirde çekişmeli boşanma yoluna gitmeleri gerekir. Çekişmeli boşanma davasını çiftlerden hangisinin açtığına bakmaksızın hâkim dava sonucunda vereceği kararında kanuna dayanacaktır. Dolayısıyla boşanma davasını ilk açan üstün tarafta olmayıp boşanmanın yasal sonuçları bulunmaktadır. Mahkeme kararını verirken tarafların haklarını gözetmeli, evlilikleri boyunca takındıkları tutumlara göre bir hüküm kurmalıdır. Bu kapsamda eşlerin genellikle ekonomik durumları dikkate alınarak, kadın lehine kararlar verilebilmektedir. Bu sebeple boşanmada kadının haklarının erkek karşısında daha fazla korunduğu söylenebilir.
Anlaşmalı boşanma davasında ise hâkim anlaşmalı boşanma protokolünde ele alınan esaslara ve kanundaki düzenlemelere dayanarak hüküm kurmaktadır.
Boşanma davasında kadının sahip olduğu haklar
Taraflar, bir yıldan fazla evli kalmış olmaları ve boşanmak istemeleri durumunda anlaşmalı olarak boşanabilmektedir. Anlaşmalı boşanma halinde hâkim, tarafların hazırladığı protokole bakarak bir değerlendirme yapmaktadır. Çekişmeli boşanma davasının açılması halinde ise boşanma davasına kimin başvurduğuna bakılmaz ve hâkim önündeki dosyaya göre kararını verir. Ancak kanunda gerek anlaşmalı gerekse çekişmeli boşanma davasında kadın açısından birtakım haklar tanınmıştır. Bu haklardan bazıları şunlardır;
⦁ Ayrı yaşama hakkı,
⦁ Maddi ve manevi tazminat isteme hakkı,
⦁ Nafaka hakkı,
⦁ Aile konutuna şerh koyma hakkı,
⦁ Ziynet eşyası talep hakkı,
⦁ Malların eşitçe paylaşılması hakkı,
⦁ Kişisel eşyalarını isteme hakkı,
⦁ Velayet hakkı
⦁ Çocukla kişisel ilişki kurma hakkı,
⦁ Çocuğun teslimini isteme hakkı,
⦁ Çocuğun tedbiren velayetini isteme hakkı,
⦁ Ortak konutun kendisine tahsis edilmesini isteme hakkı,
⦁ Ücretsiz avukat yardımından faydalanma hakkı.
Kadın boşanma davasında malların ne kadarını isteyebilir?
Evlilik birliği kurulurken ya da sonrasında mallar üzerinde mülkiyet, tasarruf ve yönetime ilişkin mal rejimi sözleşmesi yapılabilir. Tarafların kanunda sayılan rejimlerden birisini seçmemesi halinde edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Kadınlar bu rejime göre boşanma davasında, malların eşit bir şekilde paylaşılmasını isteme hakkına sahiptir. Kanuna göre, boşanmanın ardından mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılmalıdır. Kadınların ekonomik olarak güçsüz olmaları nedeniyle yasal olarak koruma altında olduğu söylenebilir. Buna göre evlilik birliğinde edinilen mallar kadın ve erkek arasında adaletli olarak paylaştırılacaktır. Böylece kadın, evliliği boyunca elde edilen mallar ile diğer varlıklardan eşit bir şekilde paylaşım hakkı isteyebilecektir.
Kadınların ayrıca kişisel eşyalarının kendisine verilmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Kadın bu yöndeki talebini mahkemeye sunarak kişisel eşyasının kendisine verilmesini isteyebilecektir. Buna göre mahkeme tarafından kadına özgülenmiş olan ve kişisel kullanımındaki eşyalar kadına verilecektir. Edinilmiş mallara katılma rejimi dolayısıyla kadının evlilik öncesi edindiği malları, evliliği boyunca kendisine bağış yapılan mallar, kendisini kullandığı kıyafetleri, makyaj aletleri, çantası, gözlüğü vb. eşyaları kendisine ait şahsi mallarıdır.
Kadının boşanmada ziynet eşyasını talep hakkı
Boşanma davasında kadının hakları arasında ziynet eşyasını isteme hakkı da bulunmaktadır. Evlilik birliği kurulurken kadın ve erkek arasında ziynet eşyalarının kime ait olacağı konusunda bir anlaşma yapılabilir. Bu şekilde bir anlaşmanın olması halinde buna göre hareket edilecektir. Bu konuda bir anlaşma sağlanması zorunlu olmayıp, anlaşmanın olmaması halinde mahkemenin belirleyeceği karara uyulmalıdır. Ancak, kadınlar boşanma davasında düğün ve nişanda kendisine takılan ziynet eşyalarını isteyebileceği kabul edilmektedir. Bu yöndeki talepleri, kadının boşanma davasının görüldüğü sırada mahkemeden istemesi yeterli olacaktır. Kanunda bu yönde açık bir düzenleme bulunmamakta ancak Yargıtay, kadının ziynet eşyalarını istemesi hususunda kadın lehine kararlar vermektedir. Erkeğe takılmış olan çeyrek ya da tam altın gibi takılar ile para ya da diğer takılanlar aksi ispatlanmadıkça kadına yapılan bir bağış olarak kabul edilmektedir.
Kadının boşanmada tazminat talep etme hakkı
Boşanma davasında kadının hakları arasında tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır. Kadınlar boşanma davasında, maddi tazminat talebinde de bulunabilir. Tazminat talepleri açısından tarafların kusur oranlarına bakılmaktadır. Kadının boşanmaya sebep olaylarda kusuru yoksa veya eşinden daha az kusuru varsa, maddi tazminat talebinde bulunabilecektir. Kadınlar evlilik birliği devam ederken yaşadıkları zulüm, haksızlık, şiddet ya da başkaca sebeplerle kaybettikleri gelirlerini maddi tazminat yoluyla geri alabilmektedir.
Eşlerden birisi, diğerinin kişilik haklarına saldırıda bulunması halinde manevi tazminat gündeme gelecektir. Kadın evliliği boyunca eşinin aşağılanmasına, hakaretlerine ya da psikolojik şiddetine maruz kalmışsa kişilik haklarına saldırılmış demektir. Böylece kadın boşanma davasında manevi tazminat talebinde bulunabilecektir.
Kadın boşanma davasında nafaka isteyebilir mi?
Boşanma davasında kadının hakları arasında nafaka da bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununa göre boşanmanın ardından, eşlerin birbirlerine nafaka vermeleri gerekebilir. Nafaka hakkı, erkek ya da kadın açısından eşit bir şekilde ele alınmalıdır. Boşanmanın kadın açısından ekonomik anlamda olumsuz etkileri olabilir. Kadına verilecek nafakayla bu olumsuzluk giderilebilecektir. Boşanma davası nedeniyle kadınlar yoksulluk, iştirak ve tedbir nafakası isteyebilir.
Boşanmanın ardından kadının yoksulluğa düşecek olması halinde, talebi varsa, kendisine yoksulluk nafakası verilecektir. Fakat, boşanmaya konu olaylarda kadının kusuru erkekten fazlaysa, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmektedir. Yoksulluk nafakasına hak kazanabilmesi için kadının, erkekten daha az kusurlu yahut erkekle eşit kusurunun bulunması gerekmektedir.
Boşanmanın ardından müşterek çocuğun velayeti kadında kalmışsa, çocuğun reşit olmasına kadarki masraflarına katılmalıdır. Çünkü bu nafaka, çocuğun velayeti kadına bırakıldığında çocuğa harcanacak olan bir nafakadır.
Taraflar boşanmak için dava açtıklarında hâkim kadına tedbir nafakası verilmesine karar verebilir. Diğer nafaka türlerinin aksine tedbir nafakası, boşanma kararından sonra değil boşanma davasının açılması tarihinden itibaren ödenmesi gerekli olan bir nafakadır. Bu nafakanın hem kadın hem de çocuk için istenebilmesi mümkündür. Kadına verilen tedbir nafakası, onun boşanma davası devam ederken geçimini sürdürebilmesi için verilen bir nafakadır. Çocuğa verilen tedbir nafakası, çocuğun masraflarına katkı için verilen nafakadır. Buna göre, boşanma davasının görüldüğü sırada çocuk kendisinde kalan kadın, boşandığı eşinden çocuğun geçimine yönelik masraflara katılmasını isteyebilir.
Kadın boşanmada müşterek çocuğun velayetini isteyebilir mi?
Boşanmada kadının hakları arasında çocuğun velayetini talep hakkı da vardır. Çocuğun velayetinin hangi tarafa verileceği belirlenirken, çocuğun üstün yararı dikkate alınmaktadır. Buna göre çocuğun en iyi nasıl korunacağı, eğitim, sağlık ve gelişim durumuna bakılmalıdır. Bu yapılırken bir çocuk pedagogundan yardım alınarak çocukların da dinlenmesi sağlanmaktadır.
Boşanma davasının açılmasıyla birlikte eşlerin ayrı yaşama hakkına sahip olmaları nedeniyle, çocuğun velayetinin de düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda kadın çocuğun velayetini boşanma davası sırasında geçici olarak alabilme hakkına sahiptir.
Velayet konusunda kadınlar, erkeklerle aynı haklara sahiptir. Dolayısıyla velayetin kadında ya da erkekte kalacağı konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak küçük çocukların velayetleri genel olarak annede kalmaktadır. Çünkü, küçüklerin üstün yararı gereği gelişimleri açısından annenin sevgi ve ilgisine ihtiyaçları bulunmaktadır.
Kadının çocukla kişisel ilişki kurma hakkı
Boşanmada kadının hakları arasında velayet kendisine verilmediğinde çocukla kişisel ilişki kurma talebi de vardır. Kanunda, boşanma davası sırasında ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurulması yönünde talep hakkının bulunduğu belirtilmektedir. Kişisel ilişki kurma hakkı, hâkimin kendiliğinden dikkate alması gerekli bir haktır. Çünkü, hâkim velayetin kimde kalacağını belirtirken, kişisel ilişki kurulması kararını da vermelidir. Bu hak, çocuğun gelişimi açısından önemli olup onun üstün yararı bunu gerektirmektedir.
Kadın boşanmada tedbir kararı aldırabilir mi?
Boşanmada kadının hakları arasında tedbir kararı isteme hakkı da bulunmaktadır. Kadınları korumak adına boşanma davasında tedbir kararı alınabilmektedir. Dolayısıyla kadınların güvenliği ve çocuğun bakımına ilişkin mahkeme bazı tedbirlere başvurabilmektedir.
Kadının boşanmada aile konutuna şerh konulmasını isteme hakkı
Boşanma davasının görüldüğü sırada eşler aile konutuna ilişkin kötüniyetli davranışlarda bulunabilir Bunun önlenmesi adına kadın ya da erkek aile konutuna şerh konulmasını isteme hakkına sahiptir. Dolayısıyla tapuda eşlerin birisinin adına kaydı bulunan ve aile konutu olarak tahsil edilen eve ilişkin, boşanmanın mali sonuçlarından kurtulabilmek için bazı hukuksal işlemler yapılabilir. Bu nedenle aile konutunun başkalarına devrini engellemek adına aile konutuna şerh konulabilecektir. Böylece boşanma sonrası söz konusu olabilecek icra takibi de sonuçsuz kalmış olmayacaktır.
Kadının boşanmada ortak konutun kendisine tahsis edilmesini isteme hakkı
Eşlerin evlilik birliği devam ederken kural olarak eşlerin birlikte yaşamaları gerekir. Bu nedenle ortak konut belirlenir ve zorunlu nedenlerle ayrı yaşamalarının gerekmesi haricinde birlikte bir yaşam sürmeleri ve evlilik nedeniyle sahip oldukları yükümlülükleri birlikte üstlenmeleri gerekmektedir.
Boşanma davasının açılmasıyla birlikte, kadın ayrı yaşama hakkına sahip bulunacaktır. Örneğin, erkek, kin ya da intikam hisleriyle kadına yaklaşarak, onun ortak konutundan ayrılmasını sağlayabilir. Böylece kadını zorlayarak onun babasının evinde ya da başka bir yerde sığınmasına neden olabilmektedir.
Boşanma davasında kadının haklarına kavuşması için avukat yardımı gerekli mi?
Boşanmada kadının birtakım hakları bulunmaktadır. Ancak bu haklarının bazılarının doğrudan talep edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda, bir talep yoksa, mahkeme bu hususları kendiliğinden gözetmeyecek ve kadın hakkına kavuşamayacaktır. Bu nedenle, talepler ve hukuki süreç açısından avukat yardımı gerekmektedir. Örneğin kadın ortak konutun kendisine ve müşterek çocuklarına tahsisine karar verilmesini isteyebilir. Böylece kadının bu hakkını bilmesiyle ortak konutta yaşamını sürdürmeye hakkının olduğunun farkında olacak ve eşinin kendisini bu konuttan uzaklaştırmasına engel olabilecektir. Ya da eşi tarafından aldatılan bir kadının, bu durumu ispat etmesi halinde, nafaka ya da çocukların velayetini alma gibi konularda eşinden daha fazla haklara sahip olacaktır. Bu kapsamda, delillerin hukuka uygun olarak toplanması ve uygunsuz delillerin mahkemece incelenemeyeceğinin bilinmesi önemlidir.
Boşanma davasında hak kayıplarının yaşanmaması adına boşanan kadının avukat yardımından istifade etmesi kendi yararına olacaktır. Bu nedenle boşanma davasının hukuksal zeminde ele alınması ve sürecin daha etkili takibi açısından hukuk büromuzda tecrübeli aile hukuku avukatları çalışmalarına devam etmektedir. Bu konuya ilişkin olarak hukuki yardım ihtiyacınızın olması halinde hukuk büromuzla doğrudan irtibat kurulması yeterli olacaktır.