Boşanma davası sürecinde en kritik adım, boşanma dilekçesinin doğru, açık ve eksiksiz hazırlanmasıdır. Dilekçede görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlenmeli; başvuru Aile Mahkemesine yapılmalı, Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla) tercih edilmelidir. Boşanma gerekçeleri somut olaylarla, tarih sırasına uygun biçimde anlatılmalı; iddialar deliller ile desteklenmelidir. Ayrıca süreç, yalnızca boşanma kararından ibaret değildir: dilekçede nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi fer’î sonuçlara ilişkin taleplerin de net şekilde yazılması, daha sonra doğabilecek hak kayıplarını önler. Dava açıldıktan sonra tebligat ve süreler takip edilmeli; davalı eş için boşanmaya cevap dilekçesi verme süresi kaçırılmamalı, gerekli hallerde karşı dava dilekçesi ile talep ve savunmalar güçlendirilmelidir.
Boşanma dilekçesinde nafaka talebi yazılırken; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası gibi türler açıkça belirtilmeli, gelir-gider dengesi ile çocuğun eğitim ve bakım masrafları gibi kalemler gerekçelendirilerek sunulmalıdır. Benzer şekilde maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri, olayın niteliğine uygun somut açıklamalarla ve destekleyici belgelerle temellendirilmelidir. Delillerin dilekçeye eklenmesinde hukuka uygunluk şartına dikkat edilmeli; dilekçe dili net, saygılı ve kanuni dayanaklara uygun olmalıdır. Dilekçede usulî eksiklik olması halinde mahkemenin süre vererek eksikleri tamamlattırabileceği, aksi halde davanın açılmamış sayılabileceği unutulmamalıdır. Son olarak avukatsız boşanma davası mümkün olsa da; özellikle çekişmeli boşanma dosyalarında nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların birlikte yürütülmesi nedeniyle profesyonel hukuki destek, sürecin doğru ve hızlı ilerlemesine ciddi katkı sağlar.
Boşanma dilekçeleri, boşanma sebebine ve tarafların iradesine göre temelde ikiye ayrılır: anlaşmalı boşanma dilekçesi ve çekişmeli boşanma dilekçesi. Hangi tür dilekçenin hazırlanacağı, davanın seyrini doğrudan etkiler.
Anlaşmalı boşanma dilekçesinde, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların boşanmanın tüm sonuçlarında uzlaşması gerekir. Mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat gibi konular önceden belirlenir ve mahkemeye sunulan protokolde açıkça gösterilir. Bu tür boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanır.
Çekişmeli boşanma dilekçesi ise tarafların boşanma veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamaması halinde düzenlenir. Evlilik süresine bakılmaksızın her zaman açılabilir. Bu tür davalarda mahkeme; delilleri toplar, tanıkları dinler ve nafaka, velayet ile tazminat konularında tarafların maddi ve sosyal durumlarını değerlendirerek karar verir. Bu nedenle çekişmeli boşanma davaları daha uzun ve karmaşık bir süreçtir.
Boşanma dilekçesi, boşanma sürecinin başlangıç noktasıdır ve bu belgenin doğru hazırlanması yargılamanın sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir. Boşanma davalarında uygulanacak yargılama usulü, Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenmiştir.
Hâkim, boşanma veya ayrılık davasına konu edilen olayların gerçekten yaşandığına vicdanen kanaat getirmedikçe bu olayları ispatlanmış kabul edemez. Tarafların beyanları veya ikrarları hâkimi bağlamaz. Ayrıca boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin yapılan anlaşmalar, hâkim tarafından uygun bulunmadıkça geçerli olmaz. Gerekli görüldüğü takdirde duruşmanın gizli yapılmasına da karar verilebilir.
Boşanma dilekçesi, yetkili ve görevli mahkemeye hitaben yazılmalıdır. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesidir. Bulunulan yerde Aile Mahkemesi yoksa dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Dilekçe, “... Aile Mahkemesi Sayın Hakimliğine” şeklinde başlatılmalıdır.
Boşanma dilekçesinde, davanın hangi sebebe dayandığı açık ve net biçimde belirtilmelidir. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen özel boşanma sebepleri arasında zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı yer almaktadır.
Bunların dışında, uygulamada en sık karşılaşılan boşanma sebebi evlilik birliğinin temelinden sarsılması yani şiddetli geçimsizliktir. Bu sebebe dayanılarak açılan boşanma davalarında, evlilik ilişkisinin taraflar için katlanılamaz hale geldiği somut olaylarla açıklanmalıdır. Olaylar tarih sırasına göre ve açık bir şekilde dilekçede anlatılmalıdır.
Boşanma dilekçesinde, boşanmanın hukuki sonuçlarına ilişkin talepler mutlaka yer almalıdır. Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik olarak zora düşecek eşin talep edebileceği bir haktır. İştirak nafakası ise çocuğun bakım ve eğitim giderleri için velayeti almayan ebeveynden istenir.
Velayet konusunda çocuğun üstün yararı esas alınır. Bu nedenle velayet talebinin gerekçeleri dilekçede ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Maddi tazminat, boşanma nedeniyle uğranılan ekonomik zararlar için talep edilirken; manevi tazminat, kişilik haklarının ihlali veya ağır psikolojik etkiler doğuran olaylar nedeniyle istenebilir.
Boşanma sebeplerinin ispatlanabilmesi için dilekçeye delillerin eklenmesi gerekir. Mesaj ve e-posta kayıtları, sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları, ses ve görüntü kayıtları, darp raporları ve banka hesap dökümleri mahkemeye sunulabilecek deliller arasındadır.
Delillerin usulüne uygun şekilde sunulması son derece önemlidir. Fiziki deliller dilekçe ekinde dosyaya konulmalı, tanık listesi ayrıca belirtilmelidir. Aksi halde delillerin değerlendirme dışı bırakılması riski doğabilir.
Boşanma dilekçesinin sonunda, davacının tüm talepleri açık ve net bir şekilde özetlenmelidir. Boşanma, velayet, nafaka ve tazminat taleplerinin her biri ayrı ayrı belirtilmelidir. Dilekçede yer alan talepler, mahkemenin karar verirken dikkate alacağı çerçeveyi oluşturur.
Dilekçenin geçerli olabilmesi için davacının adı, soyadı, imzası ve tarih bilgisi mutlaka yer almalıdır. İmzanın bulunmaması, dilekçenin geçersiz sayılmasına neden olabilir. Ayrıca nüfus kayıt örneği, evlilik cüzdanı fotokopisi, tanık listesi ve delil belgeleri dilekçeye eklenmelidir. Belgelerin eksik olması durumunda dava süreci uzayabilir.
Boşanmaya cevap dilekçesi, açılmış bir boşanma davasında davalı eşin savunmasını ortaya koyduğu ve davanın seyrini doğrudan etkileyen en önemli dilekçelerden biridir. Davalı eş, bu dilekçede davacı eş tarafından ileri sürülen iddialara tek tek cevap vermeli, gerçeğe aykırı veya haksız olduğunu düşündüğü hususları açıkça reddetmeli ve kendi hukuki taleplerini net şekilde belirtmelidir.
Gerekli görülen hallerde davalı eş, yalnızca savunma yapmakla yetinmeyip karşı dava açarak boşanmayı kendisi de talep edebilir. Bu nedenle cevap dilekçesi, dava dilekçesi kadar titizlikle hazırlanmalı, hukuki dayanaklara ve somut delillere mutlaka yer verilmelidir. Eksik veya özensiz hazırlanmış bir cevap dilekçesi, telafisi zor hak kayıplarına yol açabilir.
Boşanma davasında cevap dilekçesi verme süresi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenmiştir. Davalı eş, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini ilgili Aile Mahkemesine sunmak zorundadır.
Bu süre içerisinde cevap dilekçesi verilmezse, davalı eş savunma hakkını büyük ölçüde kaybedebilir ve mahkeme, çoğu zaman yalnızca davacı tarafın sunduğu iddia ve deliller üzerinden değerlendirme yapabilir. Ancak haklı ve geçerli bir gerekçenin bulunması halinde, mahkemeden ek süre talep edilmesi mümkündür. Bu nedenle sürelerin dikkatle takip edilmesi son derece önemlidir.
Boşanmaya cevap dilekçesi hazırlanırken öncelikle davalı eşin kimlik ve adres bilgileri eksiksiz şekilde belirtilmelidir. Dilekçe, “… Aile Mahkemesi Sayın Hakimliğine” hitabıyla başlamalı ve dosya numarasına mutlaka yer verilmelidir.
Daha sonra, davacı eşin boşanma dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara açık ve net cevaplar verilmelidir. Eğer davacı tarafından öne sürülen olaylar gerçeği yansıtmıyorsa, bu durum delilleriyle birlikte açıklanmalıdır. Örneğin zina iddiası ileri sürülmüş ancak bu iddia somut delillerle ispatlanamamışsa, davalı eş bu suçlamanın asılsız olduğunu mahkemeye sunabilir.
Cevap dilekçesinde, davalının boşanmaya itiraz edip etmediği, boşanmanın sonuçlarına ilişkin talepleri ve varsa kusur durumuna ilişkin açıklamaları da açıkça yer almalıdır.
Cevap dilekçesinde delillerin sunulması, savunmanın güçlendirilmesi açısından büyük önem taşır. Davalı eş, iddialarını desteklemek amacıyla tanık beyanları, mesaj ve e-posta kayıtları, fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları, banka hesap dökümleri ve varsa darp raporları gibi delilleri mahkemeye sunabilir.
Delillerin usulüne uygun şekilde sunulması gerekir. Fiziki belgeler dilekçenin ekinde sunulmalı, tanık listesi ayrıca belirtilmelidir. Delillerin nasıl sunulduğu, mahkeme tarafından dikkate alınıp alınmaması açısından belirleyici olabilir.
Boşanma davalarında, davalı eşin yalnızca savunma yapmakla yetinmeyip kendi boşanma taleplerini ileri sürmesi mümkündür. Bu durumda “karşı dava dilekçesi” hazırlanarak mahkemeye sunulur. Karşı dava dilekçesi, davalı tarafın boşanmayı talep etmesi, nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konularda kendi haklarını ileri sürmesi açısından son derece önemlidir.
Karşı dava açma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, asıl davanın açılmış ve halen görülmekte olması ile karşı dava ile asıl dava arasında bağlantı bulunması veya takas ya da mahsup ilişkisinin mevcut olması gerekmektedir.
Bu şartlar gerçekleşmeden açılan karşı davalar, mahkeme tarafından asıl davadan ayrılabilir veya görevli mahkemeye gönderilebilir. Ayrıca karşı davaya karşı yeniden bir dava açılması mümkün değildir.
Karşı dava açmanın en önemli avantajı, davalı eşin sadece savunma yapmakla kalmayıp kendi taleplerini de mahkeme önüne taşıyabilmesidir. Davacı eşin kusurlu olduğu ispatlanabilirse, davalı eş nafaka veya tazminat ödemekten kurtulabileceği gibi, tam tersine lehine nafaka ve tazminat talep etme imkânı da elde edebilir.
Bununla birlikte, karşı dava açılması boşanma sürecinin uzamasına neden olabilir. Mahkeme, her iki tarafın iddialarını ayrıntılı şekilde incelemek zorunda kalacağından yargılama süresi uzayabilir. Ayrıca karşı dava açan tarafın iddialarını güçlü delillerle desteklemesi gerekir; aksi halde karşı davanın reddedilmesi riski doğar.
Karşı dava dilekçesi, asıl davanın görüldüğü yetkili Aile Mahkemesine hitaben yazılmalı ve dosya numarasını içermelidir. Tarafların kimlik bilgileri, adresleri ve T.C. kimlik numaraları dilekçede açıkça belirtilmelidir.
Davalı taraf, neden boşanma talep ettiğini ve karşı dava açma gerekçelerini ayrıntılı şekilde açıklamalıdır. Davacı eşin kusurlu davranışları varsa, bunlar delilleriyle birlikte ortaya konulmalıdır. Ayrıca nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve mal paylaşımı gibi talepler açıkça dilekçede yer almalıdır.
Dilekçenin sonunda, mahkemeden hangi kararların verilmesinin talep edildiği net ve açık ifadelerle belirtilmeli, tarih atılmalı ve dilekçe davalı eş veya avukatı tarafından imzalanmalıdır.
Boşanma dilekçesi hazırlandıktan sonra yetkili Aile Mahkemesine başvurulması gerekir. Başvuru, adliyeye gidilerek ön bürodan ıslak imzalı dilekçe ile yapılabilir. Avukatla temsil edilen durumlarda, dilekçenin mahkemeye sunulması avukat tarafından gerçekleştirilir.
Ayrıca günümüzde UYAP sistemi üzerinden boşanma davası açmak ve dilekçeleri dijital ortamda sunmak da mümkündür. Boşanma davası açılırken başvuru harcı ve gider avansı gibi masrafların da yatırılması gerekmektedir.
Boşanma ile birlikte eşler arasında edinilen malların paylaşımı da gündeme gelir. Mal paylaşımı davası, boşanma davasından ayrı bir dava olup, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre içerisinde dava açılmaması halinde mal paylaşımı hakkı kaybedilebilir.
Kural olarak eşler, evlilik süresince edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir. Ancak evlilik sırasında mal rejimi sözleşmesi yapılmışsa, paylaşım bu sözleşmeye göre yapılır. Bu nedenle mal paylaşımı davası açılmadan önce geçerli mal rejiminin belirlenmesi büyük önem taşır.
Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre edinilmiş mallar paylaşıma tabidir; buna karşılık 220. maddede sayılan kişisel mallar paylaşım dışında bırakılır. Bu ayrımın doğru yapılmaması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Müşterek çocuk bulunması halinde, boşanma dilekçesinde velayet talebi ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, yaşam koşulları ve ihtiyaçları dilekçede açıkça belirtilmelidir. Hâkim, velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını esas alır.
Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca, velayeti almayan ebeveyn çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. Ayrıca 8 yaş ve üzerindeki çocukların görüşleri mahkeme tarafından alınabilir ve gerekirse pedagojik veya psikolojik raporlar talep edilebilir. Bu nedenle velayet taleplerinin güçlü gerekçeler ve delillerle desteklenmesi büyük önem taşır.
Boşanma dilekçesinde nafaka talebi, ilgili kanun maddelerine dayanarak ve gerekçesi açıkça gösterilerek yazılmalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası isteyebilir.” Bu nedenle dilekçede, talep edilen nafakanın türü net biçimde belirtilmeli; talebi haklı kılan sosyal-ekonomik durum, gelir-gider dengesi ve varsa deliller (gelir belgeleri, gider kalemleri, çocuğun okul masrafları gibi) dilekçede somutlaştırılmalıdır.
Boşanma davası devam ederken istenen tedbir nafakası, davanın sürdüğü dönemde geçim sıkıntısı yaşayan tarafın geçici olarak desteklenmesi amacıyla talep edilir. Boşanma kesinleştikten sonra talep edilen yoksulluk nafakası, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşin yaşamını sürdürebilmesi için istenir. Müşterek çocuk varsa, velayeti almayan ebeveynden çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak üzere iştirak nafakası talep edilir. Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken tarafların gelir durumu, yaşam standartları, nafaka yükümlüsünün mali gücü ve çocuğun ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir; miktar mahkemenin takdirindedir ve “ödenebilirlik” pratiği doğrudan etkiler.
Dilekçede “nafaka istiyorum” demek tek başına yeterli olmaz; hangi nafakanın istendiği açıkça yazılmalıdır:
Nafaka kalemleri yazılırken; örneğin çocuğun okul/servis/kurs giderleri gibi somut masraflar, eşlerin gelirini gösteren belgeler ve yaşam koşullarını destekleyen veriler dilekçeye eklenmeli; “deliller” bölümünde ayrıca sayılmalıdır.
Boşanma dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talepleri, Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesindeki esaslara dayandırılarak gerekçeli şekilde yazılmalıdır. Buna göre, boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun maddi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat ise kişilik haklarına saldırı veya ağır psikolojik etkiler doğuran olaylar bakımından gündeme gelir.
Maddi tazminat istenirken, boşanma sürecinin doğurduğu ekonomik kayıplar somutlaştırılmalıdır: örneğin işten ayrılma zorunluluğu, gelir kaybı, yapılan zorunlu harcamalar, kaçırılan fırsatlar gibi noktalar olayla bağlantılı anlatılmalıdır.
Manevi tazminat istenirken, onur kırıcı/küçültücü/aleyhe psikolojik baskı yaratan davranışlar somut olaylarla açıklanmalıdır: hakaret, aşağılama, aldatma, fiziksel şiddet, duygusal istismar, sürekli baskı gibi iddialar tarih sıralı şekilde yazılmalı ve mümkünse delille desteklenmelidir.
Her iki tazminat türü için de talep edilen miktar, olayın niteliği ve gerekçesiyle birlikte açıklanmalı; “gerçekçi ve somut verilere dayalı” bir çerçeve kurulmalıdır. Tazminatın kabul edilebilmesi için delillerin dilekçe ekinde sunulması süreci güçlendirir.
Boşanma davası kural olarak Aile Mahkemesinde açılır. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Boşanma yargılamasına ilişkin usulün çerçevesi Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinde gösterilmiş; yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kurallarıyla yürüdüğü belirtilmiştir.
Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre belirlenir. Buna göre boşanma davası:
Teknik olarak avukatsız boşanma davası açmak mümkündür; ancak boşanma davası çoğu zaman nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat gibi karmaşık talepler içerdiğinden, dilekçede eksiklik yapılması, delillerin yanlış/eksik sunulması veya usulî sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle hukuki danışmanlık almak çoğu dosyada sürecin düzgün ve hızlı ilerlemesine katkı sağlar.
Avukatsız dava açacaklar bakımından temel adımlar şöyle ilerler: Davanın açılacağı görevli ve yetkili Aile Mahkemesi belirlenir; boşanma sebepleri ve talepler (nafaka, velayet, tazminat gibi) somut olaylara dayalı yazılır; WhatsApp yazışmaları, tanık beyanları, maddi zarar belgeleri, okul/sağlık raporları gibi deliller eklenir; gerekli harç ve gider avansı yatırılır; dilekçe teslim edildikten sonra tebligatlar takip edilir ve mahkeme eksiklik varsa süre verebilir.
Boşanma dilekçesi hazırlanırken ilgili eklerin dilekçe ekinde sunulması gerekir. Fotoğraf ve videolar, WhatsApp ekran görüntüleri, ses kayıtları, sağlık raporları, tanık anlatımları ve tarafların ekonomik gelirini gösteren belgeler delil olabilir. Ancak mahkemenin delili dikkate alabilmesi için delilin hukuka uygun elde edilmiş olması şarttır; örneğin habersiz ses kaydı veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden görüntüler bazı durumlarda delil olarak kabul edilmeyebilir. Deliller, dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulmalı; ekler “EK-1, EK-2…” şeklinde listelenmelidir.
Boşanma dilekçesi yazarken hukuki dil kullanmak, anlatımın mahkeme tarafından daha kolay anlaşılmasını ve iddiaların ciddiyetle değerlendirilmesini sağlar. Cümleler net ve somut olmalıdır: “Eşim bana sürekli kötü davranıyor” demek yerine “Eşim … tarihinde bana şiddet uyguladı; komşumuz Ayşe Hanım tanıktır” gibi tarih, olay ve tanıkla desteklenen anlatım tercih edilmelidir.
Ayrıca taleplerin kanuni dayanakları dilekçede gösterilmelidir. Örneğin Türk Medeni Kanunu 166/1 kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanılıyor ise bu hükme atıf yapılarak boşanma talebinin dayanağı açıklanabilir. Dilekçede hakaret, aşağılayıcı ve saygısız ifadelerden kaçınılmalı; imla kurallarına dikkat edilmeli; talepler açık, net ve gerekçeli kurulmalıdır. Hukuki dil konusunda deneyim yetersizse avukat desteği, dilekçenin teknik yönünü güçlendirir.
Boşanma dilekçesinin “kabul edilmemesi” çoğu kez usulî eksiklikler veya hukuki hata/yetersizliklerden kaynaklanır; bu durum her zaman davanın kesin olarak reddedildiği anlamına gelmez. Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için genellikle 1–2 hafta süre verebilir. Süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa dava açılmamış sayılabilir.
Kimlik/adres bilgilerinin eksikliği, taleplerin belirsizliği, delil ve eklerin usule uygun sunulmaması veya davanın yanlış görevli/yetkili mahkemede açılması gibi nedenler süreçte gecikme yaratabilir. Ayrıca gerekli harç ve gider avansı yatırılmazsa da dava açılmamış sayılma riski doğar. Bu nedenle belge ve bilgilerin dikkatle toplanması ve başvurunun usule uygun yapılması kritik önemdedir.
Boşanma avukatı ücreti, uygulamada davanın türüne (anlaşmalı/çekişmeli), dosyanın kapsamına (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı gibi taleplerin varlığına) ve avukatla müvekkil arasındaki sözleşmeye göre değişebilir. Ancak “en az” seviyeler bakımından Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi temel referanstır. 2025–2026 dönemine ilişkin tarife TBB tarafından duyurulmuştur.
Bunun yanında bazı baroların yayımladığı tavsiye niteliğindeki tarifelerde (ör. Ankara/İzmir Barosu gibi) anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları için farklı öneri rakamları yer alabilir. Uygulamada ücret; dosyanın yoğunluğuna, duruşma sayısına ve ek davalara göre artabilir.
Boşanma davası açılırken Harçlar Kanunu uyarınca başvuru harcı, peşin harç ve gider avansı gibi kalemler ödenir; süreç içinde tanık, bilirkişi ve tebligat gibi masraflar ayrıca doğabilir. 2026 yılı harç tutarlarının yeniden değerleme ile belirlendiğine ilişkin genel tebliğ ve tablolar yayımlanmıştır. Uygulamada boşanma davası için maktu harçlar ve gider avansı toplamının yaklaşık birkaç bin TL bandında konuşulabildiği, tanık/bilirkişi gibi kalemlerle değişebildiği görülür.
Boşanma davasında vazgeçme veya feragat dilekçesi, davayı sona erdiren önemli belgelerdir ve açık, net, usule uygun yazılmalıdır. Bu dilekçelerde; mahkeme bilgileri, dosya numarası, vazgeçme/feragat gerekçesi, talepler ve doğacak hukuki sonuçlar belirtilmelidir. Feragat, davacının kendi talebinden vazgeçmesi anlamına gelir; feragat sonrası aynı sebebe dayanarak yeniden dava açılamayacağı gibi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle “sonuç ve talep” kısmı özellikle dikkatli kurulmalıdır.
1. Boşanma dilekçesi nasıl yazılır?
➔ Boşanma dilekçesi, görevli ve yetkili Aile Mahkemesine hitaben yazılmalı; boşanma sebepleri, talepler (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) ve deliller açık, net ve gerekçeli şekilde belirtilmelidir. Dilekçede tarafların kimlik ve adres bilgileri eksiksiz yer almalı, hukuki dayanaklara atıf yapılmalıdır.
2. Boşanma dilekçesi hangi mahkemeye verilir?
➔ Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerindeki veya davadan önce son altı ay birlikte oturulan yer Aile Mahkemesinde açılır. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
3. Anlaşmalı boşanma dilekçesi ile çekişmeli boşanma dilekçesi arasındaki fark nedir?
➔ Anlaşmalı boşanmada taraflar tüm konularda uzlaşır ve protokol sunar; çekişmeli boşanmada ise nafaka, velayet veya tazminat gibi hususlarda anlaşmazlık vardır ve dava delillerle yürütülür.
4. Boşanmaya cevap dilekçesi verilmezse ne olur?
➔ Boşanmaya cevap dilekçesi süresinde verilmezse, davalı eş savunma hakkını büyük ölçüde kaybedebilir ve mahkeme çoğunlukla davacı tarafın iddiaları üzerinden değerlendirme yapar.
5. Boşanma davasında karşı dava nedir?
➔ Karşı dava, davalı eşin yalnızca savunma yapmakla kalmayıp kendisinin de boşanma, nafaka, velayet veya tazminat talep etmesini sağlayan hukuki yoldur ve davanın seyrini değiştirebilir.
6. Boşanma dilekçesinde nafaka talebi nasıl belirtilir?
➔ Nafaka talebi yazılırken tedbir nafakası, yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası açıkça belirtilmeli; tarafların gelir durumu ve çocuğun ihtiyaçları gerekçelendirilmelidir.
7. Tedbir nafakası nedir ve ne zaman istenir?
➔ Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken geçim sıkıntısı yaşayan eş veya çocuk için talep edilen geçici nafakadır ve dava süresince hükmedilir.
8. Yoksulluk nafakası süresiz midir?
➔ Yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir; ancak tarafların maddi durumunun değişmesi veya yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
9. İştirak nafakası kimden istenir?
➔ İştirak nafakası, velayeti almayan ebeveynden, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla talep edilir.
10. Boşanma dilekçesinde maddi tazminat nasıl yazılır?
➔ Maddi tazminat talebinde, boşanma nedeniyle uğranılan ekonomik kayıplar somut olaylarla açıklanmalı; gelir kaybı, yapılan harcamalar ve zararlar dilekçede gerekçelendirilmelidir.
11. Manevi tazminat hangi durumlarda talep edilir?
➔ Manevi tazminat; hakaret, aşağılama, aldatma, psikolojik veya fiziksel şiddet gibi kişilik haklarını zedeleyen davranışlar nedeniyle talep edilebilir.
12. Boşanma dilekçesine hangi deliller eklenebilir?
➔ Mesaj ve e-posta kayıtları, tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, banka dökümleri ve darp raporları delil olabilir; ancak delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır.
13. Hukuka aykırı deliller boşanma davasında kullanılır mı?
➔ Hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller çoğu durumda mahkeme tarafından dikkate alınmaz ve davanın seyrini olumsuz etkileyebilir.
14. Boşanma dilekçesinde velayet talebi nasıl yazılır?
➔ Velayet talebinde çocuğun yaşı, eğitim durumu, yaşam koşulları ve üstün yararı ayrıntılı biçimde açıklanmalı; talep delillerle desteklenmelidir.
15. Çocuğun görüşü boşanma davasında dikkate alınır mı?
➔ Genellikle 8 yaş ve üzerindeki çocukların görüşü mahkeme tarafından alınabilir; gerektiğinde pedagog veya psikolog raporu istenir.
16. Mal paylaşımı boşanma davası içinde mi görülür?
➔ Mal paylaşımı davası, boşanma davasından ayrı açılır ve boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde talep edilmelidir.
17. Avukatsız boşanma davası açılabilir mi?
➔ Avukatsız boşanma davası mümkündür; ancak nafaka, velayet ve tazminat gibi konuların karmaşıklığı nedeniyle hukuki destek almak hak kayıplarını önler.
18. Boşanma dilekçesi reddedilirse ne yapılır?
➔ Dilekçedeki eksiklikler giderilerek yeniden başvuru yapılabilir veya yetkili mahkemede dava tekrar açılabilir; bu durum davanın tamamen sona erdiği anlamına gelmez.
19. Boşanma dilekçesi verildikten sonra süreç nasıl ilerler?
➔ Mahkeme dilekçeyi inceler, duruşma günü belirler, tarafların beyan ve delillerini toplar ve tüm değerlendirmeler sonucunda boşanma davası hakkında karar verir.
20. Boşanma davasından vazgeçmek mümkün mü?
➔ Davacı, dava devam ederken vazgeçme veya feragat dilekçesi sunabilir; ancak feragat halinde aynı sebeplerle yeniden boşanma davası açılamaz.
21. Boşanma dilekçesi geri çekilebilir mi?
➔ Dava açıldıktan sonra, davacı mahkemeye bildirerek davasını geri almak isteyebilir; ancak onay ve usulî sonuçlar bakımından süreç dikkatle yürütülmelidir. Dava devam etmeyecekse feragat yoluna gidilebilir.
22. Boşanma dilekçesi avukatsız olur mu?
➔ Evet, avukatsız da boşanma dilekçesi verilebilir. Ancak süreç karmaşıklaşabileceği için özellikle çekişmeli boşanma davalarında hukuki destek almak yararlı olur.
23. Adliyeye gitmeden boşanma dilekçesi nasıl verilir?
➔ Adliyeye gitmeden, bir avukata vekâlet vererek dilekçenin avukat tarafından teslimi sağlanabilir; avukatla takipte UYAP üzerinden dosya işlemleri yürütülebilir.
Mimoza Hukuk Bürosu olarak; boşanma davası, boşanma dilekçesi hazırlanması, nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma süreçleri başta olmak üzere, müvekkillerimizin tüm hukuki ihtiyaçlarında kapsamlı ve titiz bir avukatlık hizmeti sunmaktayız. Aile Hukuku alanında, dava öncesi danışmanlıktan dava sürecinin yürütülmesine, dilekçelerin hazırlanmasından duruşma takibine kadar her aşamada; hak kaybı yaşanmaması, sürecin hızlı ve hukuka uygun şekilde ilerlemesi hedeflenir. Ayrıca ceza, kira, gayrimenkul, icra, ticaret, yabancılar ve iş hukuku alanlarında da güncel mevzuat ve yargı uygulamaları ışığında profesyonel hukuki destek sağlanmaktadır.
| İstanbul Avukatı | Fatma Türkan Kamış |
| Telefon | 0532 685 61 40 |
| Adres | AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul |
| mimozahukuk@gmail.com | |
| Hizmet Alanları | Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku |
| Avukata sor hattı | ➔ Tıklayın |
Boşanma davasının sağlıklı, hızlı ve hak kaybı yaşanmadan sonuçlanabilmesi için boşanma dilekçesinin hukuka uygun, açık ve gerekçeli şekilde hazırlanması büyük önem taşır. Dilekçede boşanma sebepleri somut olaylarla ortaya konulmalı, nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi talepler açıkça belirtilmeli ve deliller usulüne uygun biçimde mahkemeye sunulmalıdır. Görevli ve yetkili Aile Mahkemesinin doğru belirlenmesi, sürelerin titizlikle takip edilmesi ve boşanmaya cevap dilekçesi ile savunma hakkının eksiksiz kullanılması, davanın seyrini doğrudan etkileyen unsurlardır. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında, karşı tarafın iddialarına etkili şekilde yanıt verilmemesi telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
Boşanma sürecinde yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesi değil, tarafların ekonomik ve sosyal geleceğinin korunması da amaçlanır. Bu nedenle tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası taleplerinin doğru temellendirilmesi; maddi ve manevi tazminat istemlerinin olayın niteliğine uygun biçimde gerekçelendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca velayet konusunda çocuğun üstün yararının gözetilmesi, mal paylaşımı bakımından geçerli mal rejiminin doğru tespit edilmesi ve usul kurallarına uygun hareket edilmesi gerekir. Her ne kadar avukatsız boşanma davası açmak mümkün olsa da, hukuki sürecin karmaşıklığı dikkate alındığında profesyonel destek alınması, boşanma davasının daha güvenli ve öngörülebilir şekilde sonuçlanmasına katkı sağlar.