Ekim 2025 itibarıyla kira artış oranı TÜFE’ye göre %38,36 olarak belirlendi ve bu oran yalnızca Ekim ayında sözleşmesi yenilenecek kiracılar için geçerli olacak. Kira artışlarında en çok merak edilen konular arasında yeni sözleşme yapılıp yapılmaması, kira artışının eksiksiz uygulanması ve sabit oranlı sözleşmelerin geçerliliği yer alıyor. Örneğin, sözleşmede %25 yazıyorsa bu oran uygulanırken, 5 yılı dolduran kiracılar için artık TÜFE değil emsal kira esas alınmakta. Böylece hem ev sahipleri hem de kiracılar için kira ilişkisi yasal çerçevede dengeye oturtulmuş oluyor.
Kiracılar açısından en önemli güvence, TÜFE oranında artış yapıldığı sürece tahliye edilemeyecek olmalarıdır. Ev sahipleri ise yalnızca yasal artış oranı kadar kira talep edebilir, aksi durumda mahkemeler bu talepleri geçersiz sayar. Kira artış oranları, emsal kira uygulamaları ve hakkaniyet indirimi gibi düzenlemeler sayesinde tarafların hakları korunmakta, piyasadaki belirsizlikler azaltılmaktadır. Bu nedenle kira artış sürecinde doğru hesaplama yapmak, sözleşme şartlarına dikkat etmek ve TÜFE oranını esas almak her iki taraf için de büyük önem taşır.
Ekim ayında kira sözleşmesi yenilenecek kiracılar için uygulanacak artış oranı TÜFE verilerine göre %38,36 olarak belirlendi. Bu oran yalnızca Ekim’de süresi dolan sözleşmeler için geçerli olup, diğer aylarda sözleşmesi biten kiracılar farklı oranlara tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, ev sahibi veya kiracıların kendi sözleşme tarihlerine göre hareket etmesi büyük önem taşır.
Kira artış oranı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 12 aylık ortalama TÜFE verilerine dayanmaktadır. Bu oran, tarafların keyfi olarak belirleyebileceği bir rakam değil, kanuni bir zorunluluktur. Böylece kira piyasasında istikrar sağlanmakta ve tarafların hak kaybı yaşaması önlenmektedir.
Kiracılar, TÜFE oranını aşmayan artışları ödemekle yükümlüdür. Ev sahipleri ise bu oranın üzerinde bir artış talep edemez. Yasal düzenlemeler sayesinde kira bedelleri, hem enflasyon oranına bağlı olarak güncellenmekte hem de taraflar arasındaki anlaşmazlıkların önüne geçilmektedir.
Kira artışında en sık yapılan hatalardan biri, her yıl yeniden sözleşme imzalamaktır. Oysa ki mevcut kira sözleşmesi devam ettiği sürece yeni bir sözleşme yapmaya gerek yoktur. Yeni sözleşme imzalamak, kiracı açısından hak kaybına yol açabileceği gibi, ev sahibi açısından da hukuki riskler doğurabilir.
Yeni sözleşme yapıldığında, eski sözleşmedeki hükümler geçerliliğini yitirir ve yeni şartlar devreye girer. Bu da kiracının daha fazla artışa maruz kalmasına veya ev sahibinin ileride açacağı davalarda avantaj kaybetmesine neden olabilir. Dolayısıyla en güvenli yol, mevcut sözleşmeyi aynı şartlarla devam ettirmektir.
Mevcut sözleşmenin korunması, tarafların hem mali hem de hukuki açıdan güvende olmasını sağlar. Kanun zaten kira artışını TÜFE oranına bağladığından, yeni bir sözleşme imzalamaya gerek kalmadan güncel artış uygulanabilir.
Kira artışında dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, artışın tam oranında yapılmasıdır. Örneğin %38,36 oranındaki artışı 1 kuruş eksik yapmak bile hukuken eksik ödeme anlamına gelir ve ev sahibi için tahliye davası açma hakkı doğurabilir.
Kiracılar çoğu zaman küçük farkların önemli olmadığını düşünür. Ancak kira sözleşmesi hukuki bağlayıcılığı olan bir belgedir ve her kuruş hesaplama içinde dikkate alınır. Eksik ödeme, kiracının borçlu durumda görünmesine ve ileride icra takibiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir.
Bu nedenle kiracıların kira artışını hesaplarken resmi oranı tam olarak uygulaması gerekir. Banka üzerinden ödeme yapılması da ispat açısından önemlidir. Böylece taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması halinde, ödeme dekontları kesin delil niteliği taşır.
Ekim 2025 artış oranı baz alındığında, 20 bin TL kira bedeli %38,36 oranında artırıldığında 27.672 TL’ye yükselir. Bu rakam, TÜİK’in açıkladığı TÜFE ortalamasına göre hesaplanmıştır ve yasal olarak uygulanabilecek en yüksek artış miktarıdır.
Kira artışlarının net örneklerle açıklanması, hem kiracının hem de ev sahibinin kafasındaki belirsizlikleri ortadan kaldırır. Bu hesaplama yöntemi ile her iki taraf da kira bedelinin doğru şekilde belirlendiğinden emin olur. Yanlış ya da keyfi artış yapılması, ileride hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
Dolayısıyla kiracılar kira ödemelerinde bu tutarı esas almalı, ev sahipleri ise daha fazlasını talep etmemelidir. Resmi oran dışında yapılan tüm artışlar geçersiz kabul edilir ve mahkeme tarafından iptal edilebilir.
40 bin TL kira bedeli için Ekim 2025’teki artış oranı uygulandığında, yeni kira tutarı 55.344 TL olur. Bu hesaplama tamamen TÜFE oranına göre yapılmış olup, ev sahibinin talep edebileceği en yüksek yasal artış miktarıdır.
Kiracılar açısından bakıldığında bu artış yüksek görünebilir, ancak enflasyon oranlarının kira bedellerine yansıtılması kaçınılmazdır. Ev sahipleri de bu sayede mülklerinin değer kaybetmesini engeller. Kanun koyucu, TÜFE oranını tarafların menfaatlerini dengelemek amacıyla belirlemiştir.
Her iki taraf için de en sağlıklı yol, bu resmi artış oranına bağlı kalmaktır. Ev sahibi daha yüksek bir artış talep ederse, kiracı mahkemeye başvurarak TÜFE oranını aşan kısmın iptalini talep edebilir.
Kira sözleşmesinde sabit bir artış oranı belirlenmişse, TÜFE oranı değil sözleşmede yazan oran geçerlidir. Örneğin sözleşmede %25 yazıyorsa, Ekim ayında açıklanan %38,36 oranı uygulanmaz.
Bu durum, kiracı için büyük avantaj sağlayabilir çünkü sözleşme hükümleri her şeyin üstündedir. Ev sahibi TÜFE oranını gerekçe göstererek daha fazla artış talep edemez. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, mahkemeler tarafından da öncelikli olarak dikkate alınır.
Dolayısıyla kiracıların yeni sözleşme yaparken sabit oran belirlenmesine özen göstermesi faydalıdır. Bu şekilde uzun vadede öngörülebilir ve daha düşük artış oranlarıyla karşılaşmak mümkün olur.
Bir kira sözleşmesi 5 yılını doldurduğunda artık TÜFE oranı değil, emsal kira bedeli esas alınır. Bu noktada mahkemeler aynı bölgede ve benzer özelliklere sahip taşınmazların kira bedellerini dikkate alarak yeni kira bedelini belirler.
Emsal kira uygulamasında genellikle %10-20 arasında hakkaniyet indirimi yapılır. Bu sayede hem kiracının aşırı yük altına girmesi önlenir hem de ev sahibinin mülkünün değeri korunur. Böylece dengeli bir kira bedeli ortaya çıkar.
Kiracılar ve ev sahipleri açısından 5 yıl sonrasındaki süreç oldukça önemlidir. Çünkü artık TÜFE’ye dayalı artış dönemi kapanır ve gerçek piyasa koşulları devreye girer. Bu nedenle tarafların dava süreçlerine hazırlıklı olması gerekir.
Kiracılar, kira artışını TÜFE oranında yaptıkları sürece ev sahibi tarafından tahliye edilemez. Ev sahibinin “daha fazla artış yapmadı” gerekçesiyle kiracıyı çıkarması hukuken mümkün değildir.
Bu düzenleme, kiracıları haksız tahliyelere karşı korumaktadır. Ev sahibi artış oranının üzerinde talepte bulunursa, kiracı yalnızca yasal artışı ödemekle yükümlüdür. Bu durumda ev sahibinin açacağı tahliye davası reddedilecektir.
Dolayısıyla kiracıların bilinçli olması çok önemlidir. TÜFE oranında artış yapmak, hem hukuki güvence sağlar hem de kira ilişkisini sağlıklı bir şekilde devam ettirir. Kiracının haklarını bilmesi, olası anlaşmazlıkların önüne geçer.
1. Ekim 2025 kira artış oranı nedir?
Ekim 2025 kira artış oranı TÜFE’ye göre %38,36 olarak belirlendi. Bu oran yalnızca Ekim ayında sözleşmesi yenilenen kiracılar için geçerlidir. Ev sahipleri bu oranın üzerinde artış talep edemez, kiracılar ise eksiksiz şekilde uygulamakla yükümlüdür.
2. Her yıl yeni kira sözleşmesi yapmak zorunlu mu?
Hayır, kira artışı için her yıl yeni sözleşme yapmaya gerek yoktur. Mevcut kira sözleşmesi geçerli oldukça artışlar TÜFE’ye göre yapılır. Yeni sözleşme yapmak çoğu zaman kiracı için hak kaybına yol açabilir.
3. Kira artışı 1 kuruş eksik yapılırsa ne olur?
Kira artışını 1 kuruş eksik yapmak bile eksik ödeme anlamına gelir. Bu durumda kiracı borçlu duruma düşebilir ve ev sahibi icra takibi veya tahliye davası açabilir. Bu nedenle artışın tam oranında yapılması gerekir.
4. 20 bin liralık kira Ekim 2025’te ne kadar olur?
20 bin lira kira, %38,36 TÜFE artışı ile birlikte 27.672 TL olur. Bu hesaplama resmi oran üzerinden yapılır ve yasal olarak ev sahibinin talep edebileceği en yüksek artış miktarıdır.
5. 40 bin liralık kira Ekim 2025’te ne kadar olur?
40 bin lira kira, Ekim 2025’teki TÜFE artışıyla 55.344 TL’ye çıkar. Bu rakamın üzerinde bir artış talep edilmesi mümkün değildir ve kiracı yalnızca bu tutarı ödemekle yükümlüdür.
6. Sözleşmede %25 artış oranı yazıyorsa ne uygulanır?
Sözleşmede %25 artış oranı yazıyorsa, TÜFE oranı değil sözleşmedeki %25 esas alınır. Bu durumda kira artışı 10 bin TL için 12.500 TL olacaktır ve ev sahibi TÜFE’yi gerekçe göstererek daha fazla artış talep edemez.
7. Kira sözleşmesi 5 yılını doldurduğunda ne olur?
5 yılını dolduran kira sözleşmelerinde TÜFE oranı değil, emsal kira esas alınır. Mahkemeler aynı bölgede benzer özellikteki taşınmazların kira bedellerini dikkate alarak hakkaniyet indirimiyle yeni kira bedelini belirler.
8. Kiracı TÜFE’nin üzerinde artış yapmazsa çıkarılabilir mi?
Kiracı, TÜFE oranında artış yaptığı sürece tahliye edilemez. Ev sahibinin “daha fazla artış yapılmadı” gerekçesiyle kiracıyı çıkarması hukuken mümkün değildir.
9. Kirada emsal bedel nasıl belirlenir?
Emsal kira bedeli, aynı bölgede, benzer özelliklere sahip taşınmazların kira tutarları dikkate alınarak belirlenir. Bu hesaplamada %10-20 oranında hakkaniyet indirimi yapılır ve mahkeme son kararı verir.
10. Ev sahibi TÜFE oranını aşarsa kiracı ne yapabilir?
Ev sahibi TÜFE oranının üzerinde artış talep ederse, kiracı ödemeyi yasal oranda yapabilir. Gerekirse mahkemeye başvurarak fazla artış taleplerinin iptalini sağlayabilir ve hukuki güvence elde eder.
Ekim 2025 kira artış oranı %38,36 olarak belirlenmiş olup, bu oran yalnızca Ekim ayında sözleşmesi yenilenen kiracılar için geçerli olacaktır. Kira artışı yapılırken TÜFE oranı esas alınmalı, sözleşmede farklı bir oran varsa o dikkate alınmalı ve 5 yılını dolduran sözleşmelerde emsal kira uygulaması devreye girmelidir. Kiracılar kira artışını eksiksiz şekilde yapmakla yükümlü olsa da, ev sahipleri bu oranın üzerinde artış talep edemez. Örneklerle açıklanan kira hesaplamaları, hem kiracının hem de ev sahibinin yasal sınırlar içinde hareket etmesini kolaylaştırmaktadır.
Bu süreçte en önemli nokta, kiracının TÜFE oranında artış yaptığı sürece tahliye edilemeyeceğidir. Ev sahipleri açısından ise mülkün değerini korumak, kiracılar açısından da ödeme yükünü dengelemek yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Kira sözleşmelerinde sabit oran, emsal kira, hakkaniyet indirimi ve TÜFE uygulaması gibi kavramların bilinmesi, tarafların olası uyuşmazlıklardan korunmasına yardımcı olur. Böylece kira artışı, hem kiracılar hem de ev sahipleri için adil ve öngörülebilir bir şekilde uygulanabilir.