GÜRÜLTÜ YAPAN KOMŞU NEREYE ŞİKAYET EDİLİR?

Apartman yaşamında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, gürültü yapan komşu nedeniyle huzurun bozulmasıdır. Yüksek sesle müzik dinlenmesi, sürekli bağırma, eğlence mekânlarından gelen sesler veya gece saatlerinde devam eden gürültüler, kişilerin uyku düzenini ve günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu gibi durumlarda, “gürültü şikâyeti nereye yapılır”, “polis gürültü şikâyeti nasıl değerlendirilir” ve “gürültünün önlenmesi davası açılabilir mi” ya da "engelli çocuk gürültü yaparsa evden çıkarılır mı" gibi sorular gündeme gelir. Hukuk düzeni, hem komşuluk hukukunu hem de bireylerin huzur hakkını korumayı amaçlar ve gürültünün niteliğine göre idari, cezai ve hukuki başvuru yolları öngörür.

Gürültüye maruz kalan kişiler, öncelikle kolluk kuvvetlerine başvurarak Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında işlem yapılmasını talep edebilir, Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanmasını isteyebilir veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde gürültünün önlenmesi davası açabilir. Bununla birlikte Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman sakinlerine birbirlerini rahatsız etmeme yükümlülüğü yüklerken, mahkemelere de gürültünün tahammül sınırını aşıp aşmadığını objektif kriterlerle değerlendirme görevi vermektedir. Özellikle engelli bireylerin bulunduğu hanelerde, ayrımcılık yasağı ve insan onuru gözetilerek daha hassas bir denge kurulması gerekir. Bu nedenle gürültüyle ilgili hukuki süreçlerde delillerin doğru toplanması, uygun başvuru yolunun seçilmesi ve gerektiğinde bir avukattan hukuki destek alınması büyük önem taşır.

Bir apartmanda yaşarken komşulardan gelen sürekli yüksek sesler, çığlıklar veya bağırmalar günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle engelli bir çocuğun gece gündüz fark etmeksizin çığlık atması, komşuların uyku düzenini bozabilir, çalışma hayatına odaklanmayı imkânsız hâle getirebilir. Bu noktada “Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre gürültü şikâyeti yapılabilir mi?” sorusu sıkça gündeme gelir.

Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında komşuluk ilişkilerinde herkesin belirli ölçüde katlanma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak bu yükümlülük, sınırsız değildir. Gürültü ve ses, olağan yaşam sınırlarını aşıp katlanılamaz hâle gelirse, hukuki ve idari başvuru yolları devreye girebilir.

Avukata Sor Hattı ➔ +90 532 685 61 40


GÜRÜLTÜ ŞİKÂYETİNE KARŞI HUKUKİ ÇÖZÜM YOLLARI NELERDİR?

 

Mahkemelere yansıyan bazı örnek davalarda, gürültü şikâyeti üzerine tavan ve duvarlarda ses yalıtımı yapılmasına karar verildiği görülmektedir. Bilirkişiler, benzer uyuşmazlıklarda genellikle “ses izolasyonu ile sorunun giderilebileceği” yönünde görüş bildirmektedir.

Temmuz 2017’de Resmî Gazete’de yayımlanan Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik, bu konuda önemli bir dayanak oluşturur. Yönetmeliğe göre, yapı projeleri gürültüye karşı gerekli önlemleri içermiyorsa, yapı ruhsatı verilmemesi gerekir. Bu da özellikle otizmli veya engelli birey bulunan aileler açısından konut seçiminde ve müteahhit ile yapılan sözleşmelerde önemli bir avantaj sağlar.

Eğer bir bina bu standartlara uygun yapılmamışsa, müteahhidin ayıplı ve eksik iş yaptığı kabul edilebilir ve uğranılan zararların tazmini talep edilebilir.


KATLANMA SINIRININ AŞILMASI HALİNDE BAŞVURU YOLLARI

 

Eğer gürültü artık yaşam kalitesini ciddi biçimde bozuyorsa, Sulh Hukuk Mahkemesi’nde “müdahalenin men’i davası” açılabilir. Bunun yanında Kabahatler Kanunu kapsamında kolluk kuvvetlerine başvuru yapılması da mümkündür.

Öte yandan sürekli yüksek seslerin, olası bir şiddet veya istismar durumunu perdeleme riski bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. Bu ihtimali bertaraf etmek için emniyet birimlerine veya sosyal hizmet kurumlarına yazılı başvuruda bulunarak durumun kayıt altına alınması, hem hukuki güvence hem de toplumsal sorumluluk açısından önem taşır.


ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN AİLELERE YÖNELİK ŞİKÂYETLER VE AYRIMCILIK

 

Bazı durumlarda komşular, “çocuğunuz çok gürültü yapıyor” diyerek engelli çocuğu olan aileleri sürekli rahatsız edebilir. Bu tür davranışlar, yalnızca komşuluk hukukuna aykırı değil, aynı zamanda ayrımcılık yasağını da ihlal edebilir.

Bu noktada, engelli çocuğu olan ailelerin de hukuki hakları bulunmaktadır. Sürekli kapıya gelinmesi, baskı kurulması veya yıldırma amaçlı şikâyetler, ilgili mercilere bildirilerek tersine bir hukuki süreç başlatılabilir. Yani komşuların kullandığı hukuki yollar, gerektiğinde engelli bireylerin ve ailelerinin korunması için de kullanılabilir.


ENGELLİ ÇOCUK KAYNAKLI GÜRÜLTÜDE HUKUKİ HASSASİYET

 

Engelli bir bireyin çıkardığı sesler, iradi bir davranıştan değil sağlık durumundan kaynaklanır. Bu nedenle bu tür durumlar, klasik bir “komşu gürültü yapıyor” şikâyeti gibi değerlendirilmez. Hukuk, burada hem komşuluk hukukunu hem de insan onurunu ve ayrımcılık yasağını birlikte gözetir.

Bu sebeple ilk aşamada doğrudan dava yoluna gitmek yerine, apartman yönetimiyle görüşmek, aileyle uzlaşmaya çalışmak ve gerekiyorsa belediyelerin sosyal hizmet birimlerinden destek talep etmek daha uygun bir yol olarak kabul edilir. Ama tüm bu girişimlere rağmen rahatsızlık tahammül sınırlarını aşacak düzeyde devam ederse, hukuki yollar tamamen kapanmış değildir.


ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN AİLE İÇİN TAHLİYE İMZASI TOPLANMASI OLAYI

 

Antalya’da yaşanan örnek bir olayda, 19 daireli bir apartmanda zihinsel engelli iki çocuğu bulunan bir ailenin “aşırı gürültü” gerekçesiyle tahliyesi için imza toplandığı görülmüştür. Apartman sakinlerinin büyük çoğunluğu, ailenin binadan ayrılması yönünde dilekçe vermiştir.

Ailenin babası, çocuklarının doğuştan zihinsel engelli olduğunu, kimseye zarar vermediklerini ve gürültü iddialarının abartıldığını belirtmiştir. Aile, sırf kiracı oldukları için apartmandaki tüm gürültülerin kendilerine mal edildiğini ifade etmiştir. Buna karşılık bazı apartman sakinleri, çocukların gelişimi için binanın uygun olmadığını ve devletin aileye başka bir çözüm sunması gerektiğini savunmuştur.

Bu örnek, engelli bireylerin konut hakkı, komşuluk hukuku ve toplumsal sorumluluk kavramlarının nasıl iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir.


YARGITAY KARARI IŞIĞINDA ENGELLİ ÇOCUK VE GÜRÜLTÜ MESELESİ

 

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 30.06.2003 tarihli bir kararında, zihinsel engelli bir çocuğun çıkardığı seslerin otomatik olarak “rahatsız edici gürültü” sayılmayacağı açıkça vurgulanmıştır. Kararda, kat maliklerinin hayatın olağan akışı içinde ortaya çıkan ve tahammül sınırlarını aşmayan seslere katlanmak zorunda olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay’a göre, rahatsızlığın ölçüsü objektif kriterlerle belirlenmeli; tanık beyanlarıyla yetinilmemeli, uzman bilirkişiler aracılığıyla ölçüm yapılmalıdır. Eğer ses düzeyi tahammül sınırını aşıyorsa, çözüm olarak ses yalıtımı gibi teknik önlemler değerlendirilmelidir. Mahkeme, insancıl yöntemlerle uygulanması mümkün olmayan, genel ve soyut yasaklama kararlarını hukuka aykırı bulmuştur.


GÜRÜLTÜ YAPAN KOMŞU NEREYE VE NASIL ŞİKÂYET EDİLİR?

 

Apartmanda yaşayan kişiler, komşularından veya yakın çevrede bulunan eğlence mekânlarından kaynaklanan sürekli gürültü nedeniyle ciddi rahatsızlık yaşayabilmektedir. Gürültü yapan komşu, yüksek sesli müzik, bağırma, eğlence faaliyeti veya benzeri davranışlarla yaşam huzurunu bozuyorsa, bu durumda hukuken başvurulabilecek çeşitli yollar bulunmaktadır.

Gürültü şikâyeti konusunda ilk yapılması gereken, mümkünse komşu ile doğrudan iletişime geçmektir. Sorunun konuşarak çözülememesi ve gürültünün devam etmesi hâlinde, hukuki hakların kullanılması gündeme gelir. Gürültü yapan komşu hakkında cezai ve hukuki olmak üzere iki temel yol bulunmaktadır.


GÜRÜLTÜ ŞİKÂYETİNDE İZLENECEK TEMEL YOLLAR

 

Gürültü yapan komşu veya eğlence mekânı hakkında başvurulabilecek yollar genel olarak ikiye ayrılır. Bunlardan ilki kolluk kuvvetlerine yapılan başvurular, ikincisi ise mahkeme yoluyla gürültünün önlenmesinin talep edilmesidir.

Eğlence mekânlarından gelen sürekli gürültüler için doğrudan polis merkezine başvurulabilir. Bireysel konut kaynaklı gürültülerde ise Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında işlem yapılması talep edilebilir ya da Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açılabilir. Dava yoluna gidilmesi hâlinde bir avukattan destek alınması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından faydalı olacaktır.


POLİS MERKEZİNE GÜRÜLTÜ ŞİKÂYETİ (155)

 

Çevrede oluşan gürültünün yaşam kalitesini bozduğunu düşünen kişiler, doğrudan polis merkezini arayarak şikâyette bulunabilir. Eğlence mekânlarından gelen yüksek sesler, apartman içinde devamlı gürültü yapılması veya gece saatlerinde rahatsız edici sesler gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulması mümkündür.

Polis merkezine yapılan ihbar üzerine ekipler olay yerine gelerek gerekli incelemeleri yapar. Yapılan uyarılara rağmen gürültünün devam etmesi hâlinde, gürültü yapan kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında işlem yapılabilir. Bunun yanında Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanması da mümkündür.


SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU (TCK 183 KAPSAMINDA)

 

Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesi, gürültüye neden olma suçunu açık şekilde düzenlemektedir. İlgili maddeye göre, hukuka aykırı şekilde ve başkasının sağlığının zarar görmesine elverişli olacak biçimde gürültüye neden olan kişi hakkında iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülmektedir.

Burada önemli olan nokta, gürültünün mutlaka fiilen sağlık zararına yol açması değil, sağlığa zarar vermeye elverişli nitelikte olmasıdır. Ancak savcılığa yapılacak suç duyurusunda, gürültünün niteliğini ortaya koyan delillerin sunulması büyük önem taşır. Tanık beyanları, ses kayıtları, kolluk tutanakları gibi deliller bulunmaması hâlinde savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmesi mümkündür. Bu nedenle suç duyurusu dilekçesinin ve delillerin dikkatli şekilde hazırlanması gerekir.


KAT MÜLKİYETİ KANUNUNA GÖRE GÜRÜLTÜ YAPAN KOMŞUYA KARŞI HAKLAR

 

Gürültü yapan komşuya karşı başvurulabilecek hukuki yolların başında Kat Mülkiyeti Kanunu gelir. Kanunun 18. maddesi, kat maliklerinin ve kiracıların birbirlerini rahatsız etmemekle yükümlü olduğunu açıkça düzenlemiştir.

Bu hükme göre, apartman sakinleri bağımsız bölümlerini ve ortak alanları kullanırken doğruluk kurallarına uymak, komşularını rahatsız etmemek ve yönetim planına uygun davranmak zorundadır.

Bu kapsamda atılabilecek ilk adım, apartman yönetimi tarafından gürültü yapan komşuya yazılı bir uyarı yapılmasıdır. Uyarıya rağmen gürültünün devam etmesi durumunda, Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca huzur ve sükûnu bozma nedeniyle idari para cezası uygulanması için karakola veya savcılığa başvurulabilir.


SULH HUKUK MAHKEMESİNDE GÜRÜLTÜNÜN ÖNLENMESİ DAVASI

 

İdari ve cezai başvurulardan sonuç alınamaması hâlinde, gürültüden rahatsız olan komşular Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak gürültünün önlenmesini talep edebilir. Bu davada mahkemeden, gürültü yapan komşunun rahatsız edici davranışlarının durdurulması yönünde karar verilmesi istenir.

Mahkeme, gerekli görmesi hâlinde keşif yapabilir, bilirkişi incelemesi yaptırabilir ve apartmandaki diğer komşuların beyanlarını alabilir. Mahkeme kararına rağmen gürültü devam ederse, karara aykırı davranan kişi hakkında para cezası uygulanması gündeme gelir.


GÜRÜLTÜNÜN ÖNLENMESİ DAVASI KİMLER TARAFINDAN AÇILABİLİR?

 

Gürültünün önlenmesi davası, apartman yönetimi tarafından açılabileceği gibi, gürültüden bireysel olarak rahatsız olan komşular tarafından da açılabilir. Yöneticiye yetki verilmesi şart değildir; doğrudan dava açma hakkı bulunmaktadır.

Bu davalarda amaç, komşuluk hukukunun korunması ve yaşam huzurunun yeniden sağlanmasıdır. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre karar verir ve teknik önlemler alınmasına da hükmedebilir.


GÜRÜLTÜNÜN ÖNLENMESİ DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETLERİ

 

Gürültünün önlenmesi davasının bir avukat aracılığıyla açılması, sürecin doğru ve etkin yürütülmesi açısından önemli avantajlar sağlar. Avukatlık ücretleri belirlenirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmaktadır.

Gürültünün önlenmesi davası için 2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekâlet ücreti en az 18.000 TL’dir. Ancak dosyanın kapsamı, uyuşmazlığın niteliği ve dava sürecinin detaylarına göre bu ücret artış gösterebilir. Avukatla anlaşma sağlandıktan sonra noter aracılığıyla vekâletname düzenlenmesi yeterlidir; farklı şehirlerde bulunan kişiler vekâletnameyi kargo yoluyla da gönderebilir.


MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

 

Mimoza Hukuk Bürosu olarak, gürültü yapan komşu nedeniyle yaşanan uyuşmazlıklardan eğlence mekânlarına karşı yapılan gürültü şikâyetlerine, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında yürütülen süreçlerden Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan gürültünün önlenmesi davalarına kadar geniş bir alanda hukuki destek sunmaktayız. Müvekkillerimizin huzur ve sükûn hakkını korumayı amaçlayan yaklaşımımızla; polis ve savcılık başvurularının hazırlanması, delil ve tutanakların değerlendirilmesi, apartman yönetimleriyle ilgili hukuki süreçlerin yürütülmesi ve dava aşamalarının profesyonel şekilde takibi konusunda etkin avukatlık hizmeti vermekteyiz. Her somut olayda, hem hukuka uygun hem de insani dengeyi gözeten çözümler üreterek sürecin en doğru şekilde sonuçlanmasını hedefliyoruz.


İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

   
İstanbul Avukatı Fatma Türkan Kamış
Telefon 0532 685 61 40
Adres AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul
Mail mimozahukuk@gmail.com
Hizmet Alanları Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku
Avukata Sor Hattı Tıklayın

KONU HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

 

1. Gürültü yapan komşu nereye şikâyet edilir?

Gürültü yapan komşu için öncelikle polis merkezine başvurulabilir. Devam eden ve yaşam huzurunu bozan gürültülerde kolluk kuvvetleri olay yerine gelerek tutanak tutar. Bunun yanında savcılığa suç duyurusunda bulunmak veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde gürültünün önlenmesi davası açmak da mümkündür.

2. Gürültü şikâyeti için polisi aramak yeterli midir?

Polisi aramak çoğu durumda ilk ve etkili adımdır. Polis ekipleri, gürültünün niteliğine göre uyarı yapabilir, Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası uygulayabilir veya Türk Ceza Kanunu 183. maddeye göre işlem başlatabilir. Ancak kalıcı çözüm için bazen dava yoluna gitmek gerekebilir.

3. TCK 183 gürültü suçu nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesi, başkasının sağlığının zarar görmesine elverişli şekilde gürültüye neden olmayı suç olarak düzenler. Gürültünün fiilen zarar vermesi şart değildir; sağlığa zarar verme ihtimali yeterlidir ve bu durumda hapis veya adlî para cezası gündeme gelebilir.

4. Gürültü şikâyeti için savcılığa nasıl başvurulur?

Savcılığa suç duyurusu dilekçesi verilerek başvuru yapılır. Dilekçede gürültünün süresi, sıklığı ve etkileri açıklanmalı; mümkünse tanık beyanları, polis tutanakları veya ses kayıtları eklenmelidir. Delil sunulmazsa takipsizlik kararı verilmesi mümkündür.

5. Gürültü yapan komşuya karşı dava açılabilir mi?

Evet, gürültüden rahatsız olan kişiler Sulh Hukuk Mahkemesi’nde gürültünün önlenmesi davası açabilir. Bu dava ile mahkemeden, rahatsız edici davranışların durdurulması ve gerekli önlemlerin alınması talep edilir.

6. Gürültünün önlenmesi davası ne kadar sürer?

Davaların süresi, mahkemenin keşif yapıp yapmamasına ve bilirkişi incelemesine göre değişir. Genellikle birkaç ay içinde sonuçlanabilse de dosyanın kapsamına göre daha uzun sürebilir.

7. Kat Mülkiyeti Kanunu gürültü konusunda ne diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesine göre apartman sakinleri birbirlerini rahatsız etmemekle yükümlüdür. Gürültü bu yükümlülüğe aykırıysa, yönetim uyarı yapabilir ve hukuki süreç başlatılabilir.

8. Apartman yönetimi gürültü yapan komşuya müdahale edebilir mi?

Apartman yönetimi, gürültü yapan komşuya yazılı uyarı gönderebilir. Uyarıya rağmen gürültü devam ederse, yönetim veya bireysel kat malikleri hukuki yollara başvurabilir.

9. Engelli çocuğun çıkardığı sesler için şikâyet edilebilir mi?

Engelli bireylerin çıkardığı sesler, sağlık durumundan kaynaklandığı için hukuken daha hassas değerlendirilir. Ancak sesler tahammül sınırını aşarsa, bilirkişi incelemesi ve teknik önlemlerle çözüm aranabilir.

10. Engelli çocuğu olan aile apartmandan çıkarılabilir mi?

Sadece engelli çocuğun çıkardığı sesler gerekçe gösterilerek bir ailenin tahliyesi mümkün değildir. Bu tür girişimler ayrımcılık yasağına aykırıdır ve hukuka uygun kabul edilmez.

11. Gürültü şikâyetinde ses ölçümü yapılır mı?

Mahkeme gerekli görürse bilirkişi aracılığıyla ses ölçümü yaptırabilir. Ölçüm sonucunda gürültünün tahammül sınırını aşıp aşmadığı objektif olarak belirlenir.

12. Gürültü nedeniyle idari para cezası verilebilir mi?

Evet, Kabahatler Kanunu uyarınca bir başkasının huzur ve sükûnunu bozan kişilere idari para cezası uygulanabilir. Bu ceza genellikle kolluk kuvvetleri tarafından verilir.

13. Eğlence mekânları için gürültü şikâyeti nasıl yapılır?

Eğlence mekânlarından gelen yüksek sesler için doğrudan polis merkezine başvurulabilir. Sürekli ihlallerde belediye ve savcılık nezdinde de işlem yapılması mümkündür.

14. Gürültü şikâyeti için tanık gerekir mi?

Tanık zorunlu değildir ancak büyük avantaj sağlar. Tanık beyanları, polis tutanakları ve diğer delillerle birlikte sunulduğunda başvurunun kabul edilme ihtimali artar.

15. Gürültünün önlenmesi davasını kim açabilir?

Bu davayı apartman yöneticisi açabileceği gibi, gürültüden bireysel olarak rahatsız olan komşular da doğrudan açabilir. Yöneticiye yetki verilmesi şart değildir.

16. Mahkeme gürültü için hangi önlemleri isteyebilir?

Mahkeme, ses yalıtımı yapılması, belirli saatlerde faaliyetlerin sınırlandırılması veya teknik önlemler alınması yönünde karar verebilir. Amaç gürültünün tamamen kesilmesi değil, makul seviyeye indirilmesidir.

17. Gürültü şikâyetinde ayrımcılık iddiası olur mu?

Engelli bireyler veya özel durumu olan kişiler hedef alınarak yapılan şikâyetler ayrımcılık kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle hukuki süreçlerde insan onuru ve eşitlik ilkesi gözetilir.

18. Gürültü nedeniyle sürekli polis çağırmak sorun olur mu?

Gürültü gerçekten devam ediyorsa polis çağırmak hukuka uygundur. Ancak asılsız ve kötü niyetli başvurular, başvuran kişi açısından sorumluluk doğurabilir.

19. Gürültünün önlenmesi davasında avukat zorunlu mu?

Avukat zorunlu değildir ancak hukuki sürecin doğru yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması için avukattan destek almak önemli bir avantaj sağlar.

20. Gürültü sorunlarında en doğru yol nedir?

En doğru yol, öncelikle uzlaşmayı denemek, sonuç alınamazsa polis ve idari başvuru yollarını kullanmak ve son çare olarak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde gürültünün önlenmesi davası açmaktır. Amaç, komşuluk hukukuna uygun şekilde yaşam huzurunu sağlamaktır.


SONUÇ

 

Gürültü yapan komşu nedeniyle yaşanan sorunlar, yalnızca bireysel huzuru değil, aynı zamanda apartman yaşamının sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiler. Hukuk sistemi, gürültü şikâyeti konusunda kişilere polis merkezine başvuru, savcılığa suç duyurusunda bulunma ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nde gürültünün önlenmesi davası açma gibi farklı yollar sunmaktadır. Ancak bu başvuruların her biri, gürültünün niteliğine, süresine ve tahammül sınırını aşıp aşmadığına göre değerlendirilir. Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu birlikte ele alındığında, amaç; komşuluk hukukunu korurken bireylerin huzur ve sükûn hakkını güvence altına almaktır.

Özellikle engelli bireylerin bulunduğu hanelerden kaynaklanan sesler söz konusu olduğunda, hukuki sürecin daha hassas yürütülmesi gerekir. Bu tür durumlarda mahkemeler, ayrımcılık yasağını ve insan onurunu gözeterek, teknik önlemler, bilirkişi incelemeleri ve objektif ölçümler ışığında karar verir. Gürültünün önlenmesi sürecinde, delillerin doğru şekilde toplanması, uygun hukuki yolun seçilmesi ve gerektiğinde bir avukattan destek alınması, hem hak kaybı yaşanmaması hem de sürecin etkin ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Sonuç olarak gürültüyle ilgili uyuşmazlıklarda amaç, cezalandırmadan ziyade, hukuka uygun ve insani bir denge kurarak yaşam huzurunu yeniden sağlamaktır. 

Engelli çocuğun çıkardığı sesler ile komşuların huzur hakkı arasında hassas bir denge bulunmaktadır. Hukuk, ne engelli bireyi ve ailesini dışlamayı ne de diğer komşuların yaşam kalitesinin tamamen yok sayılmasını kabul eder. Çözüm; ölçüm, uzman görüşü, teknik önlemler ve mümkün olan her aşamada uzlaşma ile aranmalıdır. Bu denge sağlanmadan atılacak her adım, yeni ve daha ağır hukuki sorunlara yol açabilir.


WhatsApp
Hemen Ara