Hafta tatili, işçinin yalnızca dinlenmesini değil, aynı zamanda bedensel ve ruhsal sağlığının korunmasını amaçlayan, 4857 sayılı İş Kanunu, Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alınmış temel bir işçi hakkıdır. İşçinin yedi günlük çalışma süresi içinde kesintisiz en az 24 saat hafta tatili kullanması zorunlu olup, bu sürede çalıştırılmaması ve çalışmasa dahi ücretinin tam ödenmesi esastır. Hafta tatilinin pazar günü olması genel kural olmakla birlikte, işin niteliğine göre haftanın başka bir gününde kullandırılması mümkündür; ancak hangi gün olursa olsun, hafta tatilinin bölünmesi, biriktirilmesi veya fiilen kullandırılmaması hukuka aykırıdır. Bu yönüyle hafta tatili, işverenin takdirine bırakılmış bir uygulama değil, emredici nitelikte bir yasal yükümlülüktür.
İşverenin hafta tatilini kullandırmaması, işçiyi tatil gününde çalışmaya zorlaması veya tatil yaptığını ispatlayamayacak şekilde uygulamalar geliştirmesi, işçinin haklı nedenle fesih hakkını doğurur. Bu durumda işçi, iş sözleşmesini derhal feshederek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir. Hafta tatilinde çalışıldığı hâlde ücretin ödenmemesi, raporlu ya da izinli olunan haftalarda dahi hafta tatilinin yok sayılması ve bu hususların sözleşmelerle geçerli hâle getirilmeye çalışılması Yargıtay içtihatlarıyla da açıkça hukuka aykırı kabul edilmektedir. Dolayısıyla hafta tatili, hem iş sağlığı ve güvenliği hem de iş güvencesi bakımından iş hukukunun merkezinde yer almakta; ihlali hâlinde işçiye güçlü ve doğrudan sonuçlar doğuran haklar tanımaktadır.
Hafta tatili; haftanın beş ya da altı günü boyunca çalışan, bu süre içinde bedensel ve zihinsel olarak yorulan işçilerin dinlenebilmesi, sosyal yaşamlarına zaman ayırabilmesi ve çalışma hayatının yoğun temposundan uzaklaşabilmesi amacıyla tanınan ücretli dinlenme hakkıdır. Bu hak, yalnızca fiziksel dinlenmeyi değil, aynı zamanda işçinin psikolojik ve sosyal yönden kendini yenilemesini de hedefler.
Hafta tatili hakkı, Türk hukukunda birden fazla düzenlemede yer almaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu, yürürlükten kaldırılmış olan 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun, ayrıca Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanunu kapsamında da hafta tatiline ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu’nun 421. maddesi, işverenin kural olarak pazar günü ya da şartlar elvermediği takdirde haftanın başka bir gününde işçiye tam gün tatil vermekle yükümlü olduğunu açıkça düzenlemiştir.
Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’a göre hafta tatili pazar günüdür ve Ancak bu kural, Pazar günü çalışmanın verimli olduğu pek çok iş kolunun bulunması nedeniyle mutlak nitelik taşımaz. Bu sebeple hafta tatilinin mutlaka Pazar gününe denk gelmesi zorunlu olmayıp, işin ve işyerinin niteliğine göre haftanın herhangi bir günü hafta tatili olarak belirlenebilir.
İşverenin, işçiye kanunen tanınmış olan hafta tatilini kullandırmaması, çalışma şartlarının gereği gibi uygulanmaması anlamına gelir. Bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin II. fıkrası kapsamında işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanır. İşçinin çalışma koşulları yalnızca iş sözleşmesiyle değil; kanunlar, yönetmelikler, toplu iş sözleşmeleri ve yerleşik işyeri uygulamalarıyla belirlenir.
Bu çerçevede işverenin işçiye yıllık izin kullandırmaması, ara dinlenmesi vermemesi, hafta tatilinde çalışmaya zorlaması ya da işçiyi rızası dışında başka bir işyerinde çalıştırması, işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturur. İşçinin tatil ve dinlenme hakkı, hem ulusal hukukta hem de uluslararası düzenlemelerde açık biçimde güvence altına alınmıştır.
Hafta tatili pazar günü olmak zorunda değildir; ancak haftada en az bir gün ve kesintisiz 24 saat tatil verilmesi zorunludur. Bu hak ihlal edildiğinde işçi, iş sözleşmesini derhal feshederek işten ayrılabilir ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını önce arabuluculuk, sonuç alınamazsa dava yoluyla talep edebilir.
İş Kanunu’nun 46. maddesine göre, işçilere yedi günlük bir zaman dilimi içinde, tatil gününden önce belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları şartıyla kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilmesi zorunludur. Hafta tatili gününde işçi çalışmasa dahi, işveren o günün ücretini tam olarak ödemekle yükümlüdür.
Kanun, bazı süreleri fiilen çalışılmış gibi kabul etmiştir. Buna göre; kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar, hekim raporuna dayalı hastalık ve dinlenme izinleri, işveren tarafından verilen diğer izinler ile mazeret izinleri hafta tatiline hak kazanma bakımından çalışılmış günler gibi değerlendirilir. Zorlayıcı veya ekonomik bir neden olmaksızın işveren tarafından işyerinde çalışmanın tatil edilmesi hâlinde de bu günler çalışılmış sayılır.
Bu hüküm nispi emredici niteliktedir. Yani işçi lehine düzenleme yapılabilir, ancak kanunun öngördüğü sınırların altına inilemez. Örneğin hafta tatilinin 12 saat olarak belirlenmesi geçersizdir. Hafta tatilinin parçalara bölünerek kullandırılması da hukuka aykırıdır.
Uygulamada işçilerin hafta tatilinde birkaç saatliğine dahi çalıştırıldığı görülmektedir. Ancak Yargıtay, bu durumda işçinin hiç tatil yapmamış sayılacağını kabul etmektedir. Aynı şekilde hafta tatillerinin biriktirilerek toplu şekilde kullandırılması da kanunun amacına aykırıdır.
İşçi, hafta tatilinde çalışmaya zorlanamaz ve bu nedenle çalışmaması, işveren açısından bildirimsiz fesih sebebi oluşturmaz. Kesintisiz hizmet verilen hastane, enerji ve benzeri sektörlerde pazar günü yerine başka bir gün hafta tatili verilebilir. Bu durumda pazar günü yapılan çalışma fazla mesai sayılmaz; ancak sözleşmelerle aksine düzenleme yapılması mümkündür.
Hafta içinde istirahat raporu alan ya da izin kullanan işçinin hafta tatili hakkı ortadan kalkmaz. İş Kanunu’na göre, bir haftalık süre içinde kalan hastalık raporları, mazeret izinleri ve işveren tarafından verilen izinler, hafta tatiline hak kazanma bakımından çalışılmış gün olarak kabul edilir. Bu nedenle işçi, raporlu ya da izinli olduğu haftada da hafta tatili iznini kullanabilir.
Hafta tatilinde çalışılacağına dair iş sözleşmelerine veya toplu iş sözleşmelerine konulacak hükümler geçersizdir. Anayasa’nın 50. maddesi, her çalışanın dinlenme hakkına sahip olduğunu açıkça düzenlemiştir. İş Kanunu da bu hakkı emredici nitelikte koruma altına almıştır.
İşveren, hafta tatilinde çalışmayı reddeden işçiyi ne haklı ne de geçerli nedenle işten çıkarabilir. Bu yönde yapılacak fesihler hukuka aykırı olacaktır. Ayrıca hafta tatilinde çalıştırılan işçinin iş kazası geçirmesi hâlinde, işverenin asli kusurlu sayılması da mümkündür.
Hafta tatili kullandırılmadığını iddia eden işçi, bu durumu yazılı delil veya tanıkla ispatlayabilir. Hafta tatilinde çalıştırıldığını ispat yükü işçiye aitken; hafta içinde izin verildiğini veya ücretin ödendiğini ispat yükü işverene aittir. İşçi her türlü delille iddiasını ispatlayabilirken, işveren ödeme savunmasını ancak yazılı belgelerle kanıtlayabilir.
Derhal fesih, işçi veya işverenin, iş ilişkisinin sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği hâllerde ihbar süresine uymaksızın iş sözleşmesini sona erdirmesidir. Haklı nedenle fesih, bozucu yenilik doğuran bir hak olup, koşulları oluştuğunda örneğin hafta tatilinin kullandırılmaması halinde derhal kullanılabilir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 10.05.2016 tarihli kararında; hafta tatillerinde çalıştırıldığı hâlde ücretinin ödendiği ispatlanamayan işçinin haklı nedenle fesih yaptığı, fesih sonrasında düzenlenen devamsızlık tutanaklarının hukuki değer taşımadığı ve işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı açıkça belirtilmiştir.
Hafta tatili nedir ve işçi için neden önemlidir?
➔ Hafta tatili, işçinin yedi günlük çalışma süresi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenmesini sağlayan, ücretli ve zorunlu bir izin hakkıdır. Bu hak, işçinin fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması, iş gücünün yenilenmesi ve sosyal hayatının sürdürülebilmesi açısından temel bir işçi hakkı olarak kabul edilir.
Hafta tatili mutlaka pazar günü mü kullandırılmalıdır?
➔ Genel kural hafta tatilinin pazar günü olmasıdır; ancak işin niteliği veya işyerinin çalışma düzeni gerektiriyorsa hafta tatili haftanın başka bir gününde de kullandırılabilir. Önemli olan, işçiye haftada bir gün ve kesintisiz 24 saat dinlenme verilmesidir.
İşveren hafta tatilini kullandırmak zorunda mı?
➔ Evet, işveren hafta tatilini kullandırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük İş Kanunu ve Anayasa’dan kaynaklanan emredici bir düzenleme olup, işverenin takdirine bırakılmış bir uygulama değildir.
Hafta tatilinde çalıştırılan işçi haklarını kaybeder mi?
➔ Hayır, hafta tatilinde çalıştırılan işçi haklarını kaybetmez. Aksine bu durum, işçinin hafta tatili alacağı, fazla çalışma ücreti ve haklı nedenle fesih gibi haklarını gündeme getirir.
Hafta tatilinde birkaç saat çalışmak tatilin yapıldığı anlamına gelir mi?
➔ Hayır, hafta tatilinde yalnızca birkaç saat dahi çalıştırılan işçi, hukuken hiç tatil yapmamış sayılır. Hafta tatilinin kesintisiz olması zorunludur.
Hafta tatili parçalara bölünerek kullandırılabilir mi?
➔ Hafta tatilinin parçalara bölünmesi hukuka aykırıdır. İşçiye tanınan 24 saatlik dinlenme süresinin aralıksız şekilde kullandırılması gerekir.
Hafta tatilleri biriktirilip toplu olarak kullandırılabilir mi?
➔ Hayır, hafta tatillerinin toplu şekilde kullandırılması kanunun amacına aykırıdır. Hafta tatili her hafta için ayrı ayrı ve zamanında verilmelidir.
Hafta tatilinde çalışmayı reddeden işçi işten çıkarılabilir mi?
➔ İşveren, hafta tatilinde çalışmayı kabul etmeyen işçiyi ne haklı nedenle ne de geçerli nedenle işten çıkarabilir. Böyle bir fesih hukuka aykırı olur.
Hafta tatili verilmemesi işçiye haklı fesih hakkı tanır mı?
➔ Evet, hafta tatilinin kullandırılmaması, çalışma koşullarının ihlali anlamına gelir ve işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı verir.
Haklı nedenle fesih yapan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
➔ Hafta tatili kullandırılmaması sebebiyle haklı fesih yapan işçi, kıdem tazminatına ve diğer işçilik alacaklarına hak kazanır.
Hafta tatili ücreti ne anlama gelir?
➔ Hafta tatili ücreti, işçinin tatil gününde çalışmasa dahi o günün ücretinin tam olarak ödenmesini ifade eder. Bu ücret, herhangi bir çalışma karşılığı olmaksızın ödenir.
Hafta içinde rapor alan işçi hafta tatiline hak kazanır mı?
➔ Bir haftalık süre içinde kalan hastalık raporları ve dinlenme izinleri, çalışılmış gün gibi sayılır. Bu nedenle işçi hafta tatili hakkını kaybetmez.
Mazeret izni kullanılan haftada hafta tatili verilir mi?
➔ Evet, ölüm, doğum, evlenme gibi mazeret izinleri de hafta tatiline hak kazanma bakımından çalışılmış gün kabul edilir.
Hafta tatilinde çalışılacağına dair iş sözleşmesi geçerli midir?
➔ Hayır, hafta tatilinde çalışılacağına dair iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir. Bu hak sözleşmelerle ortadan kaldırılamaz.
Hafta tatilinin kullandırıldığını kim ispatlar?
➔ İşçi, hafta tatilinde çalıştırıldığını ispatlamakla yükümlüdür. Buna karşılık işveren, hafta tatilinin verildiğini veya ücretinin ödendiğini yazılı delillerle ispatlamak zorundadır.
Hafta tatilinde çalışılan gün fazla mesai sayılır mı?
➔ Hafta tatilinde çalışılan gün, işçiye hafta içinde başka bir gün tatil verilmemişse, fazla çalışma ve zamlı ücret hesabında dikkate alınır.
Pazar günü çalışan işçi mutlaka zamlı ücret alır mı?
➔ Pazar günü çalışma, eğer hafta tatili başka bir gün kullandırılmışsa, fazla mesai sayılmaz. Ancak sözleşmelerle pazar günü çalışmanın zamlı olacağı kararlaştırılabilir.
Yoğunlaştırılmış iş haftasında hafta tatili hakkı nasıl uygulanır?
➔ Denkleştirme uygulanan işyerlerinde, işçi o hafta daha az çalışsa bile, denkleştirme süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirmişse hafta tatiline hak kazanır.
Hafta tatili kullandırılmaması iş kazası açısından sonuç doğurur mu?
➔ Hafta tatilinde çalıştırılan işçinin iş kazası geçirmesi hâlinde, işverenin asli kusurlu sayılması mümkündür. Bu durum işverenin sorumluluğunu ağırlaştırır.
Hafta tatili hakkı neden iş hukukunda bu kadar önemlidir?
➔ Hafta tatili, iş sağlığı ve güvenliği, iş güvencesi ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarının temel unsurlarından biridir. Bu hakkın ihlali, işçiye güçlü hukuki korumalar ve doğrudan sonuçlar doğuran haklar tanır.
Mimoza Hukuk Bürosu olarak, hafta tatili kullandırılmaması, haklı nedenle fesih, kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ve diğer işçilik alacakları başta olmak üzere iş hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerimize etkin ve sonuç odaklı hukuki destek sunmaktayız. İşçinin hafta tatilinde çalıştırılması, tatilin kesintisiz kullandırılmaması, sözleşmelere aykırı uygulamalar ve ispat sorunları gibi süreçlerde; arabuluculuk aşamasından dava safhasına kadar tüm hukuki yollar titizlikle yürütülmekte, Yargıtay içtihatları ve güncel mevzuat doğrultusunda hak kayıplarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
| İstanbul Avukatı | Fatma Türkan Kamış |
| Telefon | 0532 685 61 40 |
| Adres | AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul |
| mimozahukuk@gmail.com | |
| Hizmet Alanları | Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku |
| Avukata Sor Hattı | ➔ Tıklayın |
Hafta tatili, işçinin dinlenme hakkının somut bir yansıması olup, İş Kanunu, Anayasa ve yerleşik Yargıtay kararları ile açık biçimde koruma altına alınmıştır. İşverenin, işçiye yedi günlük çalışma süresi içinde kesintisiz 24 saat hafta tatili kullandırması zorunlu olup, bu sürenin fiilen sağlanmaması, bölünmesi ya da yalnızca şeklen verilmesi hukuka aykırıdır. Hafta tatilinde çalıştırılan işçiye ücret ödenmiş olsa dahi, tatilin karşılığı olarak başka bir gün izin verilmemesi veya bunun ispatlanamaması, işçinin hafta tatili alacağı, fazla çalışma ve haklı nedenle fesih gibi önemli sonuçlar doğurur. Bu yönüyle hafta tatili, yalnızca bir izin günü değil, işçinin çalışma hayatında korunması gereken vazgeçilmez bir haktır.
Sonuç olarak, hafta tatili kullandırılmayan işçi, çalışma koşullarının ihlal edilmesi nedeniyle iş sözleşmesini derhal feshederek kıdem tazminatı talep edebilir ve diğer işçilik alacaklarını yasal yollarla ileri sürebilir. Hafta tatilinde çalışılacağına dair iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmelerine konulan hükümler geçersiz olup, işveren bu tür düzenlemelerle sorumluluktan kurtulamaz. İspat yükünün paylaşımı, rapor ve izin hâllerinin değerlendirilmesi ve hafta tatilinin kesintisiz olması zorunluluğu dikkate alındığında, bu hakkın ihlali hem maddi hem de hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle hafta tatili uygulamaları, işçi ve işveren açısından yalnızca idari bir düzenleme değil, iş güvencesi ve iş sağlığının korunmasının temel unsurlarından biri olarak ele alınmalıdır.