İŞÇİNİN KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI ÖDENMESİ ŞARTIYLA İŞTEN AYRILMASI

İş hukukunda işçinin istifası, özellikle “haklarımı alarak işten ayrılıyorum” şeklindeki dilekçelerin hukuki sonucu Yargıtay kararlarına göre her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmektedir. Bu kapsamda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ikale sözleşmesi ve işe iade davası süreçleri uygulamada en fazla uyuşmazlık yaşanan konular arasında yer almaktadır. İş sözleşmesinin işçi tarafından mı yoksa işveren tarafından mı sona erdirildiği; kıdem tazminatı hakkı, ihbar tazminatı, işsizlik maaşı, SGK çıkış kodu ve işçi alacakları bakımından doğrudan etkili olduğundan, işten ayrılma sürecinde imzalanan istifa dilekçesi, ikale sözleşmesi ve savunma yazılarının dikkatle hazırlanması büyük önem taşımaktadır.

 

  • ➔ İşçinin tek taraflı “tazminatımı alarak ayrılmak istiyorum” talebi her zaman ikale sayılmaz, istifa olarak değerlendirilebilir
  • ➔ İşveren anlaşmalı işten ayrılmayı kabul etmezse işten ayrılış çoğu durumda istifa olarak değerlendirilir
  • ➔ İstifa eden işçi, haklı fesih sebebi yoksa kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkını kaybeder
  • ➔ Yargıtay kararlarında feshi kimin yaptığı büyük önem taşır
  • ➔ İşveren tarafından sunulan ikale sözleşmelerinde işçiye ek menfaat sağlanması gerekebilir
  • ➔ Baskıyla alınan istifa dilekçeleri mahkemede geçersiz sayılabilir
  • ➔ İşe iade davası hakkı, yapılan fesih türüne göre değişiklik gösterir
  • ➔ İşten ayrılırken imzalanan belgeler işçinin tüm işçilik alacaklarını etkiler

 

Avukata sor hattı için ➔ Tıklayın


KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI ŞARTIYLA İŞTEN AYRILAN İŞÇİNİN DURUMU

 

İş hukukunda iş sözleşmesinin sona ermesi, yalnızca “istifa ettim” ya da “işten çıkarıldım” şeklindeki basit açıklamalarla değerlendirilmez. Özellikle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade davası ve işçi hakları bakımından feshi kimin yaptığı büyük önem taşır. Yargıtay’a göre fesih bildirimi, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, tek taraflı ve sonuç doğuran bir irade açıklamasıdır. İşçi veya işveren tarafından yapılan fesih bildirimi, karşı tarafa ulaştığı anda hukuki sonuçlarını doğurur. Bu nedenle bir iş sözleşmesinin hangi tarafça sona erdirildiğinin tespiti; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı açısından belirleyici olur.


İŞÇİNİN HAKLI NEDEN OLMADAN AYRILMASI İSTİFA SAYILIR

 

Bir işçi, İş Kanunu’nda düzenlenen haklı fesih sebeplerine dayanmadan ve ihbar süresine uymadan işten ayrılırsa bu durum genellikle istifa olarak değerlendirilir. İstifa iradesinin işverene ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona ermiş kabul edilir. Bu durumda işçi çoğu zaman kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkını kaybeder. Özellikle işçinin “haklarımı alarak ayrılmak istiyorum” şeklindeki tek taraflı talebi, işveren tarafından kabul edilmediği sürece otomatik olarak ikale sözleşmesi anlamına gelmez.


İKALE SÖZLEŞMESİ NEDİR?

 

İşçi ile işverenin karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmesi “ikale sözleşmesi” olarak adlandırılır. Her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu’nda açık şekilde düzenlenmemiş olsa da, Türk Borçlar Kanunu kapsamında sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak kabul edilmektedir. İkalenin kurulabilmesi için bir tarafın iş sözleşmesinin karşılıklı sona erdirilmesine yönelik teklif sunması, diğer tarafın da bu teklifi kabul etmesi gerekir. Yani işçinin tek taraflı ayrılma isteği yeterli değildir; işverenin açık kabulü de şarttır.


YARGITAY’A GÖRE İKALEDE “MAKUL YARAR” ŞARTI

 

Yargıtay uygulamalarında özellikle işveren tarafından önerilen ikale sözleşmelerinde “makul yarar” kriteri aranır. Çünkü ikale ile ayrılan işçi çoğu zaman işe iade davası açma hakkını, iş güvencesini ve bazı işçilik alacaklarını kaybetmektedir. Bu nedenle işverenin sunduğu ikale teklifinde, işçiye kanuni haklarının dışında ek bir menfaat sağlanması gerekir. Örneğin ek ödeme yapılması, ilave tazminat verilmesi veya özel avantajlar sunulması Yargıtay tarafından makul yarar kapsamında değerlendirilebilir. Aksi durumda yapılan işlemin gerçekte işveren feshi olduğu iddia edilebilir.


İŞÇİDEN GELEN İKALE TEKLİFİNDE TAZMİNAT ŞARTI

 

İkale teklifinin işçiden gelmesi halinde ise durum farklı değerlendirilmektedir. İşçi, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmesi şartıyla işten ayrılmak istediğini belirtebilir. Ancak işveren bu teklifi kabul etmezse ortada karşılıklı anlaşma bulunmadığından ikale kurulmuş olmaz. Böyle bir durumda işçinin ayrılışı çoğunlukla istifa olarak kabul edilir. Bu nedenle yalnızca “yasal haklarımı alarak ayrılmak istiyorum” şeklindeki bir dilekçe, tek başına kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.


ÖRNEK BİR YARGITAY KARARINDA DİKKAT ÇEKEN OLAY

 

İncelenen bir Yargıtay kararında işçi hakkında, şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla savunma süreci başlatılmıştır. İşçi savunmasında yapılan işlemi kabul etmiş ancak kötü niyetli davranmadığını belirtmiştir. Savunma alınmasından birkaç gün sonra ise kendi el yazısıyla hazırladığı dilekçede “yasal haklarını alarak istifa etmek istediğini” belirterek işten ayrılmıştır. Daha sonra kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi ilk aşamada bu talebi ikale teklifi olarak değerlendirip işçinin tazminat haklarının bulunduğunu kabul etmiş olsa da, Yargıtay farklı sonuca ulaşmıştır. Yargıtay; işçinin davranışı, savunması, dosyadaki belgeler ve istifa dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde ortada karşılıklı anlaşma bulunmadığını, işçinin haklı neden olmadan istifa ettiğini belirterek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.


İŞÇİLERİN EN SIK YAPTIĞI HATALARDAN BİRİ

 

Uygulamada birçok işçi, “Haklarımı alarak çıkmak istiyorum” şeklinde dilekçe verdiğinde otomatik olarak kıdem tazminatı kazanacağını düşünmektedir. Ancak işveren bu talebi açık şekilde kabul etmezse, işçinin ayrılışı çoğu durumda istifa sayılır. Bu nedenle özellikle işten ayrılma sürecinde hazırlanacak istifa dilekçesi, ikale sözleşmesi, savunma yazısı ve fesih belgeleri büyük önem taşır. Yanlış atılan bir imza; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade hakkının kaybedilmesine neden olabilir.


İSTİFA EDEN İŞÇİ İŞSİZLİK MAAŞI ALABİLİR Mİ?

 

İşçi kendi isteğiyle istifa etmişse, normal şartlarda işsizlik maaşı alma hakkı bulunmaz. Ancak işçinin maaşının ödenmemesi, mobbing, sigortasız çalışma, sağlık sebepleri veya İş Kanunu’nda düzenlenen haklı fesih nedenleriyle işten ayrılması durumunda, SGK çıkış kodunun uygun bildirilmesi şartıyla işsizlik maaşı alınması mümkün olabilir. Buna karşılık yalnızca “kıdem tazminatımı alarak ayrılmak istiyorum” şeklindeki tek taraflı işten ayrılma dilekçeleri çoğu zaman normal istifa olarak değerlendirildiğinden, işsizlik ödeneği hakkı doğmayabilir.


İŞÇİNİN İSTİFASI, İKALE VE KIDEM TAZMİNATI HAKKI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

 

1. Kıdem tazminatımı alarak istifa edersem hak kaybı yaşar mıyım?

İşçi, haklı fesih sebebi olmadan yalnızca “kıdem tazminatımı alarak ayrılmak istiyorum” diyerek işten ayrılırsa bu durum çoğu zaman istifa olarak değerlendirilir. İşveren bu talebi yazılı şekilde kabul etmezse ikale sözleşmesi oluşmayabilir ve işçi kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı hakkını kaybedebilir. Bu nedenle işten ayrılma sürecinde hazırlanacak dilekçelerin iş hukuku açısından dikkatli düzenlenmesi gerekir.

2. İkale sözleşmesi nedir?

İkale sözleşmesi, işçi ile işverenin karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmesidir. İş Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olsa da Yargıtay kararları ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli kabul edilmektedir. İkale sözleşmesi sayesinde taraflar iş ilişkisinin hangi şartlarla sona ereceğini birlikte belirleyebilir.

3. İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Normal şartlarda kendi isteğiyle istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz. Ancak maaşın ödenmemesi, mobbing, sigortasız çalışma, fazla mesai ücretinin verilmemesi veya sağlık sebepleri gibi haklı fesih nedenleri varsa işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Ayrıca emeklilik, askerlik ve evlilik nedeniyle ayrılma gibi özel durumlarda da kıdem tazminatı alınabilmektedir.

4. İşveren ikale teklifini kabul etmezse ne olur?

İşçinin yaptığı ikale teklifi işveren tarafından kabul edilmezse karşılıklı anlaşma oluşmaz. Bu durumda işçinin işten ayrılması istifa olarak değerlendirilebilir. Özellikle “haklarımı alarak ayrılmak istiyorum” şeklindeki tek taraflı dilekçeler otomatik olarak ikale sayılmaz.

5. İkale sözleşmesinde işçiye ek ödeme yapılması gerekir mi?

Yargıtay uygulamalarına göre ikale teklifinin işverenden gelmesi halinde işçiye makul yarar sağlanmalıdır. Bu nedenle yalnızca yasal hakların ödenmesi yeterli görülmeyebilir. Çoğu durumda ek tazminat, ilave ödeme veya ekstra menfaat sağlanması beklenmektedir.

6. İşçi istifa dilekçesini baskı altında imzaladıysa ne olur?

İşçi, tehdit, baskı veya zorlamayla istifa dilekçesi imzaladığını ispatlayabilirse istifa geçersiz sayılabilir. Böyle bir durumda iş sözleşmesinin gerçekte işveren tarafından feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade davası hakkı doğabilir.

7. İhbar tazminatı hangi durumlarda alınır?

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmadan sona erdirilmesi halinde gündeme gelir. İşveren işçiyi aniden işten çıkarırsa işçiye ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabilir. Aynı şekilde işçi de haber vermeden işi bırakırsa işveren ihbar tazminatı talep edebilir.

8. İşe iade davası hangi durumlarda açılır?

İşe iade davası, geçerli neden olmadan işten çıkarılan işçiler tarafından açılabilir. Ancak işçi ikale sözleşmesi imzalamışsa veya geçerli bir istifa varsa işe iade hakkını kaybedebilir. Bu nedenle fesih şeklinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.

9. İşçi “yasal haklarımı saklı tutuyorum” yazarsa kıdem tazminatı alabilir mi?

Yalnızca dilekçeye “yasal haklarımı saklı tutuyorum” yazılması otomatik olarak kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. İşçinin hangi nedenle işten ayrıldığı, işverenin kabulü ve olayın tüm şartları birlikte değerlendirilir. Yargıtay kararlarında çoğu zaman tek taraflı talepler istifa olarak kabul edilmektedir.

10. İşverenin savunma istemesi işten çıkarma anlamına gelir mi?

Hayır. İşverenin işçiden yazılı savunma istemesi tek başına işten çıkarma anlamına gelmez. Ancak savunma sürecinden sonra yapılan işlemler, fesih nedeni ve tarafların iradeleri iş hukuku açısından ayrıca değerlendirilir.

11. İkale sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

Kanunda açık bir şekil şartı bulunmasa da ispat açısından ikale sözleşmesinin yazılı yapılması çok önemlidir. Yazılı belge bulunmaması halinde ileride işçi ile işveren arasında ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.

12. İşçi kendi isteğiyle ayrılırsa işsizlik maaşı alabilir mi?

Normal şartlarda kendi isteğiyle istifa eden işçi işsizlik maaşı alamaz. Ancak haklı nedenle fesih yapılmışsa veya SGK çıkış kodu uygun şekilde düzenlenmişse işsizlik ödeneği alınması mümkün olabilir.

13. İşveren kıdem tazminatı ödememek için ikale yapabilir mi?

Uygulamada bazı işverenler iş güvencesi hükümlerinden kaçınmak için işçiye ikale sözleşmesi imzalatmaya çalışabilmektedir. Bu nedenle Yargıtay, ikale sözleşmelerini dikkatle incelemekte ve işçi yararına yorum ilkesini dikkate almaktadır.

14. İstifa eden işçi sonradan dava açabilir mi?

İşçi istifa etmiş olsa bile baskı, mobbing, haklı fesih sebepleri veya irade sakatlığı bulunduğunu ileri sürerek dava açabilir. Mahkeme olayın gerçek niteliğini araştırarak istifanın geçerli olup olmadığını değerlendirir.

15. İşçi el yazısıyla istifa dilekçesi yazarsa bu kesin delil midir?

El yazılı istifa dilekçesi önemli bir delildir ancak tek başına her zaman kesin sonuç doğurmaz. İşçinin baskı altında olup olmadığı, tanık anlatımları, mesaj kayıtları ve diğer deliller birlikte incelenir.

16. İşçi haklı nedenle fesih yaparsa ihbar süresine uymak zorunda mı?

Haklı nedenle fesih halinde işçi ihbar süresini beklemek zorunda değildir. İş Kanunu’nda belirtilen haklı sebepler varsa işçi iş sözleşmesini derhal sona erdirebilir ve kıdem tazminatı talep edebilir.

17. İkale sözleşmesi imzalayan işçi dava açabilir mi?

İşçi, baskı altında kaldığını, iradesinin sakatlandığını veya makul yarar sağlanmadığını iddia ederek ikale sözleşmesine rağmen dava açabilir. Mahkemeler özellikle işveren kaynaklı ikalelerde işçi lehine ayrıntılı inceleme yapmaktadır.

18. İş sözleşmesini kimin feshettiği neden önemlidir?

İş hukukunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade davası ve işsizlik maaşı gibi haklar çoğu zaman feshi yapan tarafa göre belirlenir. Bu nedenle iş sözleşmesini işçinin mi yoksa işverenin mi sona erdirdiği büyük önem taşır.

19. İşveren “istifa et yoksa çıkarırım” derse ne yapılmalı?

Bu tür durumlarda işçinin aceleyle istifa dilekçesi imzalamaması önemlidir. Mümkünse yazılı delil toplanmalı, tanık desteği alınmalı ve iş hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınmalıdır. Baskıyla alınan istifalar ileride dava konusu yapılabilir.

20. İşten ayrılırken hangi belgelere dikkat edilmelidir?

İşçi işten ayrılırken istifa dilekçesi, ikale sözleşmesi,ibraname, SGK çıkış kodu, savunma yazıları ve tazminat hesaplamalarını dikkatle incelemelidir. Özellikle imzalanan belgeler, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı haklarını doğrudan etkileyebilir.


MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

 

Mimoza Hukuk Bürosu olarak; işçi ve işveren uyuşmazlıkları, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade davası, ikale sözleşmesi, istifa süreci, işçilik alacakları ve SGK çıkış kodlarına ilişkin tüm hukuki süreçlerde müvekkillerimize profesyonel avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Özellikle işten ayrılma sürecinde imzalanan istifa dilekçeleri, savunma yazıları, ibranameler ve ikale sözleşmelerinin hukuki sonuçları konusunda detaylı inceleme yaparak; hak kaybı yaşanmaması adına dava takibi, arabuluculuk süreci, tazminat hesaplamaları ve iş hukuku alanındaki tüm uyuşmazlıklarda etkin hukuki destek sağlamaktayız.

 

İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

Bilgi Detay
İstanbul Avukatı Fatma Türkan Kamış
Telefon 0532 685 61 40
Adres AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul
Mail mimozahukuk@gmail.com
Hizmet Alanları Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku

Avukata sor hattı için ➔ Tıklayın


SONUÇ

 

Sonuç olarak iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmesi için işçi ve işverenin ortak iradesi gerekir. İşçinin tek taraflı olarak “kıdem tazminatımı ve ihbar tazminatımı alarak ayrılmak istiyorum” demesi yeterli değildir. İşveren bu talebi kabul etmediği sürece ortada ikale değil, çoğu zaman istifa bulunmaktadır. Bu nedenle iş hukukunda fesih türünün doğru belirlenmesi; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işçi alacakları ve işe iade davaları bakımından kritik öneme sahiptir.


WhatsApp
Hemen Ara