İş hayatında sıkça karşılaşılan konulardan biri de işçinin maaşına haciz gelmesi, bunun iş sözleşmesi, işten çıkarma, icra takibi, ücret haczi ve iş hukuku bakımından nasıl değerlendirileceğidir. Özellikle çalışan hakkında çok sayıda icra dosyası bulunması ve işyerine sürekli haciz müzekkeresi gelmesi, işverenin muhasebe ve idari birimleri açısından ek bir yük oluşturabilmektedir. Bu durum bazı hallerde işverenin iş sözleşmesini geçerli nedenle feshetmesi tartışmasını gündeme getirir. Yargıtay kararlarında, işçinin maaşına gelen hacizlerin sürekli hale gelmesi, iş organizasyonunu etkilemesi ve işyerinde olumsuzluk yaratması halinde fesih mümkün görülmektedir. Ancak uygulamada işçinin borçlarını yapılandırma, yeni hacizlerin önüne geçme ve iyi niyetli bir çaba gösterme durumu da değerlendirilir. Bu nedenle maaş haczi nedeniyle işten çıkarma, her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gereken ve hem işçi hem de işveren açısından önemli hukuki sonuçlar doğuran bir iş hukuku meselesi olarak karşımıza çıkar.
Avukata sor hattı için ➔ Tıklayın
Somut bir olayda bir kargo işçisi olarak çalışan kişinin maaşına sürekli haciz yazıları geldiği bir olayda işveren, bu durumun şirketin hukuk ve muhasebe birimlerine sürekli iş yükü çıkardığını belirterek işçiye uyarıda bulunur. İşveren, işçiye borçlarını düzene sokması için 6 aylık bir süre tanır ve bu süre aslında bir ihtar niteliği taşır. Ancak verilen süreye rağmen işçinin ücretine gelen icra takipleri ve haciz müzekkereleri artarak devam eder.
Bunun üzerine işveren işçiden savunma alır ve ek olarak 3 aylık bir süre daha verir. Buna rağmen borçlar ve maaş haczi devam ettiği için işçinin iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilir. İlk derece mahkemesi bu feshi haklı bulurken, Bölge Adliye Mahkemesi işverenin iddialarını yeterli delille ispatlayamadığı gerekçesiyle kararı kaldırır. Ancak dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2018/6238 E., 2019/3907 K. sayılı kararına konu olduğunda farklı bir değerlendirme yapılır. Yargıtay, işçinin maaşına sürekli icra takibi ve haciz gelmesini işveren açısından idari bir yük ve risk olarak değerlendirir ve bu durumun işyerinde olumsuzluk yaratacağını belirterek işten çıkarmayı geçerli fesih nedeni kabul eder.
Kararda özellikle şu noktaya dikkat çekilir: İşçi hakkında çok sayıda icra takibi bulunması nedeniyle işverenin muhasebe biriminin sürekli işlem yapmak zorunda kalması ve bunun işverene sorumluluk doğurma ihtimali, işyerinde olumsuzluklara yol açabilecek bir durumdur. Bu nedenle işverenin iş sözleşmesini feshetmesi geçerli nedene dayanabilir.
1.İŞVEREN BORÇLARIN DÜZENLENMESİ İÇİN NE KADAR SÜRE TANIMALIDIR?
İş Kanunu içinde işçinin maaşına gelen hacizler nedeniyle işverene tanınacak süre konusunda açık bir düzenleme bulunmaz. Ancak Yargıtay kararları, işçinin ücretine çok sayıda haciz gelmesi ve bunun işyerinde idari yük oluşturması halinde işveren açısından iş ilişkisinin zorlaşabileceğini kabul eder.
Bu nedenle fesih yapılmadan önce işçiye genellikle uyarı yapılması ve borçlarını düzenlemesi için makul bir süre verilmesi beklenir. Uygulamada çoğu mahkeme 3 ila 6 ay arasında verilen süreyi makul görmektedir. Bu süre işçinin borçlarını kontrol altına alabilmesi ve yeni hacizlerin gelmesini önleyebilmesi için tanınır.
2.VERİLEN SÜRE BORCUN TAMAMEN BİTMESİ İÇİN Mİ VERİLİR?
İşverenin amacı çoğu zaman işçinin tüm borcunu hemen kapatması değildir. Asıl hedef, yeni icra takiplerinin ve haciz yazılarının işyerine gelmesini önlemek ve işyerindeki idari yükü azaltmaktır.
Bu nedenle işçiye genellikle borçlarını yapılandırması, ödeme planı oluşturması ve yeni hacizlerin gelmesini engellemesi için süre verilir. Yani verilen süre çoğu zaman borcun tamamen bitmesi için değil, haciz sürecinin kontrol altına alınması için tanınır.
3.BORÇ ÇOK YÜKSEKSE YİNE DE SÜRE VERİLMELİ Mİ?
Bazı durumlarda işçinin maaşı düşük olabilir, başka bir geliri bulunmayabilir ve toplam borç miktarı oldukça yüksek olabilir. Böyle bir durumda verilen süre içinde borcun tamamen kapanmasının matematiksel olarak mümkün olmadığı açıkça görülebilir.
Bu gibi durumlarda önemli olan borcun tamamen bitmesi değil, işçinin borçlarını disipline etmeye çalışıp çalışmadığıdır. İşçi borçlarını yapılandırmış mı, yeni hacizlerin gelmesini engellemeye çalışmış mı ve iyi niyetli bir çaba göstermiş mi buna bakılır. Sadece “borç kapanmadı” gerekçesiyle yapılan fesih dürüstlük kuralına aykırı kabul edilebilir. Bu nedenle verilen sürenin amacı borcu sıfırlamak değil, haciz trafiğini düzene sokmak olmalıdır.
4.KAÇ HACİZ OLURSA İŞTEN ÇIKARMA GÜNDEME GELİR?
Uygulamada kesin bir sayı bulunmamakla birlikte, özellikle kısa aralıklarla gelen 5 ve üzeri haciz yazısı işveren açısından zorlayıcı kabul edilebilir. Sürekli artan icra takipleri ve peş peşe gelen haciz müzekkereleri işyerinde ciddi idari yük oluşturabilir.
Ancak mahkemeler sadece sayı üzerinden değerlendirme yapmaz. Asıl önemli olan hacizlerin sürekliliği, yoğunluğu ve işyerine getirdiği idari yük olup olmadığıdır. Eğer bu durum iş organizasyonunu etkiliyorsa işveren açısından geçerli fesih nedeni oluşabilir.
5.HACİZ SAYISI MI ÖNEMLİDİR YOKSA SÜREKLİLİK Mİ?
Bazı durumlarda bir haciz kapanır ve hemen ardından başka bir haciz dosyası işyerine gelir. Bu durumda sorun yalnızca haciz sayısı değildir. İşveren açısından asıl sorun, sürekli müzekkerelere cevap verilmesi, kesinti hesaplanması ve muhasebe işlemlerinin artmasıdır.
Dolayısıyla haciz dosyaları kapanıp yerine yenileri geliyorsa, yani haciz süreci sürekli devam ediyorsa, bu durum işveren açısından fesih nedeni oluşturabilir. Mahkemeler değerlendirme yaparken işveren açısından iş organizasyonunun zarar görüp görmediğine ve idari yükün makul sınırı aşıp aşmadığına bakar. İşçi açısından ise borçlarını kontrol altına alma yönünde iyi niyetli bir çaba olup olmadığı değerlendirilir. Bu nedenle sorun çoğu zaman haciz sayısından ziyade süreklilik ve yoğunluk meselesidir.
1. İşçinin maaşına haciz gelmesi işten çıkarılma nedeni olur mu?
İşçinin maaşına sürekli haciz gelmesi tek başına otomatik bir işten çıkarma nedeni değildir; ancak çok sayıda icra takibi ve haciz müzekkeresi işyerinde muhasebe ve idari iş yükü oluşturuyorsa işveren açısından iş ilişkisini zorlaştırabilir. Yargıtay kararlarına göre maaş haczi sürekli hale gelmiş, işyerinde olumsuzluk yaratmış ve iş organizasyonunu etkilemişse iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshi mümkün olabilir.
2. Maaş haczi nedeniyle işçi doğrudan işten çıkarılabilir mi?
Genellikle doğrudan fesih yapılması beklenmez. İşverenin önce işçiye yazılı uyarı yapması, borçlarını düzenlemesi için makul süre tanıması ve yeni hacizlerin önlenmesini istemesi gerekir. İşçi buna rağmen borçlarını kontrol altına alamaz ve hacizler artarak devam ederse iş sözleşmesinin feshi gündeme gelebilir.
3. İşveren haciz nedeniyle işçiye süre vermek zorunda mı?
İş Kanunu’nda bu konuda açık bir süre düzenlemesi bulunmaz; ancak uygulamada ve Yargıtay kararlarında işçiye borçlarını düzenlemesi için makul süre verilmesi beklenir. Çoğu durumda 3 ile 6 ay arasında verilen süre makul kabul edilir ve fesih son çare olarak değerlendirilir.
4. Maaş haczi nedeniyle işten çıkarma haklı fesih mi yoksa geçerli fesih mi sayılır?
Çoğu durumda bu durum haklı fesih değil, geçerli fesih kapsamında değerlendirilir. Çünkü işçinin davranışı doğrudan işyerine zarar verme niteliğinde değildir; ancak sürekli haciz gelmesi işveren açısından idari yük ve risk oluşturduğunda iş sözleşmesinin geçerli nedenle sona erdirilmesi mümkün olabilir.
5. İşçinin maaşına kaç haciz gelirse işten çıkarma gündeme gelir?
Kanunda belirlenmiş kesin bir haciz sayısı yoktur. Ancak uygulamada özellikle kısa aralıklarla gelen 5 ve üzeri haciz dosyası işveren açısından ciddi idari yük oluşturabilir. Mahkemeler yalnızca sayıdan çok hacizlerin sürekliliğine ve işyerine etkisine bakar.
6. Maaş haczi işyerinde hangi sorunlara yol açabilir?
Sürekli icra yazıları gelmesi, muhasebe biriminin sürekli kesinti hesaplaması yapması, icra müdürlüklerine yazı gönderilmesi ve dosyaların takibi işveren için ciddi bir idari yük oluşturabilir. Ayrıca bu süreç iş organizasyonunu ve işyeri düzenini olumsuz etkileyebilir.
7. İşçi borçlarını yapılandırırsa işten çıkarma önlenebilir mi?
Evet. İşçi borçlarını yapılandırır, ödeme planı yapar ve yeni icra takibi gelmesini engellerse bu durum iyi niyet göstergesi kabul edilir. Mahkemeler genellikle işçinin borçlarını kontrol altına almak için çaba gösterip göstermediğine dikkat eder.
8. Bir haciz kapanıp yerine başka haciz gelirse fesih nedeni olur mu?
Eğer haciz dosyaları sürekli kapanıp yerine yenileri geliyorsa bu durum haciz trafiğinin devam ettiğini gösterir. Bu nedenle işveren açısından sorun yalnızca haciz sayısı değil, sürekli yeni icra dosyalarının gelmesi ve idari yükün devam etmesidir.
9. Maaş haczi işçinin performansını etkilerse fesih mümkün olur mu?
İşçinin borçları nedeniyle işyerinde sorun yaşaması, iş arkadaşlarıyla tartışma çıkması veya iş düzeninin bozulması gibi durumlar oluşursa bu durum iş ilişkisini olumsuz etkileyebilir. Böyle bir durumda işveren geçerli fesih yoluna başvurabilir.
10. İşveren haciz nedeniyle işçiyi başka bir birime aktarabilir mi?
Bazı işyerlerinde işveren fesih yerine farklı çözümler tercih edebilir. Örneğin işçiyi daha az idari işlem gerektiren bir birime geçirmek ya da borçların düzenlenmesi için süre tanımak gibi alternatif yollar denenebilir.
11. Maaş haczi nedeniyle işten çıkarılan işçi dava açabilir mi?
Evet. İşçi, işten çıkarılmanın haksız olduğunu düşünüyorsa işe iade davası açabilir. Mahkeme, işverenin feshi gerçekten geçerli nedene dayandırıp dayandırmadığını ve işyerinde somut bir olumsuzluk oluşup oluşmadığını değerlendirir.
12. Maaş haczi işçinin özel hayatı sayılır mı?
Borç ilişkileri genel olarak kişinin özel hayatı kapsamında değerlendirilir. Ancak bu borçlar işyerine sürekli haciz yazıları gelmesine neden oluyor ve işveren açısından ciddi idari yük oluşturuyorsa iş ilişkisini etkileyen bir durum haline gelebilir.
13. Maaş haczi nedeniyle işçinin tüm maaşı kesilebilir mi?
Hayır. İcra ve İflas Kanunu’na göre işçinin maaşının en fazla dörtte biri haczedilebilir. Bu düzenleme işçinin geçimini sürdürebilmesi için getirilmiş bir korumadır.
14. Maaş haczi varken işçi başka işte çalışabilir mi?
Maaş haczi olması işçinin başka bir işte çalışmasına engel değildir. Ancak yeni işyerine de icra müdürlüğünden haciz yazısı gönderilebilir ve aynı şekilde maaş kesintisi yapılmaya devam eder.
15. İşveren maaş haczi nedeniyle sorumluluk taşır mı?
İşveren, icra müdürlüğünden gelen haciz yazılarına uymak ve maaş kesintisini doğru şekilde yapmak zorundadır. Aksi halde işveren hakkında da hukuki sorumluluk doğabilir.
16. Maaş haczi işveren açısından neden risk oluşturur?
İcra yazılarının takibi, kesinti hesaplamaları, icra dairesine yapılan bildirimler ve olası hatalarda doğabilecek sorumluluklar işveren için ek bir risk ve iş yükü yaratabilir. Bu nedenle sürekli haciz dosyaları işveren açısından sorun oluşturabilir.
17. İşçi borçlarını tamamen kapatmak zorunda mı?
Çoğu durumda işçiden borçlarını tamamen kapatması beklenmez. Asıl amaç yeni hacizlerin gelmesini önlemek, borçları yapılandırmak ve haciz sürecini kontrol altına almaktır.
18. Maaş haczi işyerinde huzursuzluk yaratırsa ne olur?
Borçlar nedeniyle işyerinde tartışma, güven sorunu veya çalışma düzeninin bozulması gibi durumlar ortaya çıkarsa bu durum işveren açısından geçerli fesih nedeni sayılabilir.
19. İşveren haciz nedeniyle hemen işten çıkarırsa ne olur?
İşveren işçiye süre vermeden ve gerekli uyarıları yapmadan fesih gerçekleştirirse bu durum mahkeme tarafından haksız fesih olarak değerlendirilebilir. Bu durumda işçi işe iade veya tazminat talep edebilir.
20. Yargıtay maaş haczi konusunda nasıl kararlar veriyor?
Yargıtay kararlarında işçinin maaşına sürekli haciz gelmesi, işyerinde idari yük oluşturması ve iş organizasyonunu olumsuz etkilemesi durumunda iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilebileceği kabul edilmektedir. Ancak her olay somut şartlarına göre ayrı ayrı değerlendirilir.
Mimoza Hukuk Bürosu olarak iş hukuku, icra hukuku ve iş sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar konusunda müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız. Özellikle işçinin maaşına haciz gelmesi, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshi, işe iade davaları, icra takibi süreçleri ve işveren–işçi ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti veriyoruz. İşçilerin ve işverenlerin hak kaybı yaşamaması için haciz süreçlerinin yönetimi, fesih işlemlerinin hukuka uygunluğu, işe iade davaları ve işçilik alacakları gibi konularda profesyonel avukatlık hizmeti sunarak sürecin başından sonuna kadar hukuki destek sağlıyoruz.
İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ
| İstanbul Avukatı | Fatma Türkan Kamış |
| Telefon | 0532 685 61 40 |
| Adres | AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul |
| mimozahukuk@gmail.com | |
| Hizmet Alanları | Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku |
Avukata sor hattı için ➔ Tıklayın
İşçinin maaşına sık sık haciz gelmesi, tek başına otomatik bir işten çıkarma nedeni sayılmasa da, çok sayıda icra takibi, sürekli gelen haciz müzekkereleri ve buna bağlı oluşan idari yük işveren açısından iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshi tartışmasını gündeme getirebilir. İş hukuku uygulamasında ve Yargıtay kararlarında, özellikle maaş haczinin süreklilik göstermesi, muhasebe ve hukuk birimleri üzerinde ek iş yükü oluşturması ve iş organizasyonunu olumsuz etkilemesi durumunda fesih geçerli kabul edilebilmektedir. Bununla birlikte mahkemeler yalnızca haciz sayısına değil; işçinin borçlarını yapılandırma, yeni icra dosyalarının gelmesini önleme çabası ve iyi niyetli davranıp davranmadığına da bakmaktadır. Bu nedenle maaş haczi, ücret haczi, icra işlemleri ve iş sözleşmesinin feshi konuları birlikte değerlendirilerek her somut olayın şartlarına göre karar verilmesi gereken önemli bir hukuki mesele olarak karşımıza çıkmaktadır.