İş hukukunda yıllık ücretli izin, çalışanların dinlenme hakkını güvence altına alan temel bir düzenlemedir ve 4857 sayılı İş Kanunu bu hakkın nasıl kullanılacağını açık şekilde belirlemiştir. Kanuna göre işveren, yıllık izne çıkan işçiye ait yıllık izin ücretini izne başlamadan önce peşin ödeme veya avans şeklinde vermek zorundadır; bu kural emredici niteliktedir ve işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek yoktur. Yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de ayrıca ödenmelidir. Uygulamada işverenlerin bu ödemeyi zamanında yapmaması ise iş hukukunda önemli uyuşmazlıklara yol açmakta, bazı durumlarda işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine ve kıdem tazminatı talep etmesine neden olabilmektedir. Nitekim Yargıtay kararları, yıllık izin ücretinin izne çıkmadan önce ödenmemesi halinde işçinin fesih hakkı doğabileceğini ortaya koymaktadır. Bunun yanında İş Kanunu’nun 103. maddesi gereğince yıllık izin hükümlerine aykırı davranan işveren hakkında idari para cezası uygulanabilmektedir. Bu nedenle işverenlerin yıllık izin uygulamalarını kanuna uygun yürütmesi hem işçi haklarının korunması hem de işçilik alacakları davaları, kıdem tazminatı ve idari yaptırımlar gibi hukuki risklerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesine göre işveren, yıllık ücretli izin kullanan işçiye ait izin dönemine ilişkin ücreti, işçi izne başlamadan önce peşin ödeme şeklinde vermek veya avans olarak ödemek zorundadır. Bu kural iş hukukunda emredici hüküm niteliğindedir; yani işverenin tercihine bağlı değildir ve işçi ayrıca talepte bulunmasa bile uygulanması gerekir.
Ayrıca yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücretler de işçiye ayrıca ödenmelidir. Bu nedenle yıllık izne çıkan bir çalışanın yalnızca izin süresi değil, bu döneme denk gelen tüm tatil ücretleri de hesaplanarak ödenmelidir.
Uygulamada birçok işveren, yıllık izne çıkan çalışanlara izin ücretini önceden ödememekte ve ücretler çoğu zaman normal maaş döneminde ödenmektedir. Bu durum ise işçi hakları, iş sözleşmesi feshi ve kıdem tazminatı bakımından ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Nitekim bazı bölge adliye mahkemeleri bu konuda farklı kararlar vermiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, işçinin izin ücretinin peşin ödenmesini talep etmediği ve fazladan izin kullandığı gerekçesiyle, bu durumun haklı fesih sayılmayacağı yönünde karar vermiştir.
Buna karşılık İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretinin önceden ödenmemesinin işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturduğunu kabul etmiş ve bu nedenle işçinin kıdem tazminatı almaya hak kazandığına hükmetmiştir.
Mahkemeler arasında ortaya çıkan bu farklı yorumlar nedeniyle konu Yargıtay incelemesine taşınmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/2024 Esas ve 2025/2487 Karar sayılı ilamında, yıllık izin ücretine ilişkin önemli ve yol gösterici bir karar verilmiştir.
Yıllık izin ücretinin zamanında ödenmemesi yalnızca iş sözleşmesinin feshi ve kıdem tazminatı gibi sonuçlar doğurmaz; aynı zamanda idari yaptırımlara da yol açabilir.
İş Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca, yıllık ücretli izin hükümlerine aykırı davranan işveren hakkında idari para cezası uygulanır.
2026 yılı itibarıyla bu ceza her işçi için 3.837 TL olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla işverenlerin izin ücretlerini zamanında ödememesi, hem idari para cezası hem de işçilik alacakları davaları açısından önemli mali riskler doğurabilir.
İş hukukuna uygun bir uygulama için bazı temel hususlara dikkat edilmesi gerekir.
1.Yıllık izin ücreti işçiye ne zaman ödenmelidir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesine göre yıllık ücretli izin kullanan işçiye ait izin dönemi ücreti, işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödenmeli ya da avans şeklinde verilmelidir. Bu kural iş hukukunda emredici niteliktedir ve işverenin takdirine bırakılmış bir uygulama değildir; işçi talepte bulunmasa bile yıllık izin ücreti önceden ödenmek zorundadır.
2.İşveren yıllık izin ücretini peşin ödemezse ne olur?
İşveren yıllık izin ücretini izne çıkmadan önce ödemezse bu durum İş Kanunu açısından hukuka aykırı kabul edilir. Yargıtay kararlarına göre işçi bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatı talep edebilir. Ayrıca işveren hakkında idari para cezası uygulanması da mümkündür.
3.Yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi zorunlu mu?
Evet, yıllık ücretli izin ücretinin peşin ödenmesi zorunludur. İş Kanunu’na göre işveren işçiyi izne gönderirken izin dönemine ait ücretini önceden vermek veya avans olarak ödemek zorundadır. Bu düzenleme işçinin ekonomik olarak mağdur olmaması ve izin süresini güvence altında geçirebilmesi amacıyla getirilmiştir.
4.İşçi yıllık izin ücretinin peşin ödenmesini talep etmek zorunda mı?
Hayır, işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek yoktur. İş Kanunu bu yükümlülüğü doğrudan işverene yüklemiştir. Dolayısıyla işçi talep etmese bile yıllık izin ücretinin izne çıkmadan önce ödenmesi gerekir.
5.Yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili ve bayram ücretleri ödenir mi?
Yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretleri ayrıca hesaplanarak işçiye ödenmelidir. Bu ücretler yıllık izin ücretinin içinde sayılmaz ve ayrı bir hak olarak değerlendirilir.
6.Yıllık izin ücretinin maaş günü ödenmesi yeterli midir?
Hayır, yıllık izin ücretinin normal maaş ödeme tarihinde verilmesi kanuna uygun değildir. İş Kanunu açık şekilde bu ücretin izne çıkmadan önce peşin ödenmesi gerektiğini belirtir. Bu nedenle maaş döneminde ödeme yapılması hukuka aykırı kabul edilebilir.
7.Yıllık izin ücreti ödenmeden işçi izne gönderilebilir mi?
Kanunen işçinin yıllık izin ücretinin önceden ödenmesi gerekir. İşçi ücretini almadan izne çıkarılmışsa bu durum İş Kanunu’na aykırı bir uygulama olarak kabul edilir ve işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir.
8.Yıllık izin ücreti ödenmediği için işçi işten ayrılabilir mi?
Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre işçi yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi halinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Böyle bir durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir.
9.Yargıtay yıllık izin ücretinin ödenmesi konusunda ne diyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında, yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce peşin ödenmesinin zorunlu olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu ödeme yapılmadan işçinin izne çıkarılması halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatı talep edebilir.
10.Yıllık izin ücretinin ödenmemesi işverene ceza doğurur mu?
Evet, İş Kanunu’nun 103. maddesine göre yıllık izin hükümlerine aykırı davranan işveren hakkında idari para cezası uygulanabilir. Bu ceza her işçi için ayrı ayrı uygulanır ve işveren açısından önemli bir mali yük oluşturabilir.
11.Yıllık izin ücreti avans olarak ödenebilir mi?
İş Kanunu işverene iki seçenek tanımıştır. İşveren yıllık izin ücretini tamamen peşin ödeyebilir veya avans olarak verebilir. Ancak her iki durumda da ödeme işçinin izne başlamasından önce yapılmalıdır.
12.Yıllık izin ücretinin sonradan maaştan kesilmesi mümkün mü?
İşveren izne çıkmadan önce ödediği yıllık izin ücretini sonraki maaş ödemelerinde mahsup edebilir. Ancak bu mahsup işlemi işçinin haklarını zedelemeyecek şekilde yapılmalı ve ödeme zamanında gerçekleştirilmelidir.
13.Yıllık izin hakkı hangi kanunda düzenlenmiştir?
Türkiye’de yıllık ücretli izin hakkı 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunun 53 ila 60. maddeleri arasında işçilerin yıllık izin süreleri, izin ücretleri ve izin kullanımına ilişkin kurallar ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.
14.Yıllık izin süresi çalışanın kıdemine göre değişir mi?
Evet, İş Kanunu’na göre yıllık izin süresi işçinin işyerindeki kıdemine göre değişir. Bir yıldan beş yıla kadar çalışan işçilere en az 14 gün, beş yıldan fazla çalışanlara en az 20 gün ve 15 yıldan fazla çalışanlara en az 26 gün yıllık ücretli izin verilmesi gerekir.
15.Yıllık izin ücretinin ödenmemesi kıdem tazminatına hak kazandırır mı?
Yargıtay içtihatlarına göre yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi işçi açısından haklı fesih nedeni sayılabilir. Bu durumda işçi iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatı alma hakkı doğabilir.
16.Yıllık izin kullanan işçi başka bir işte çalışabilir mi?
İş Kanunu’na göre işçi yıllık izin süresini dinlenme amacıyla kullanmalıdır. Bu süre içinde başka bir işte çalıştığı tespit edilirse işveren işçinin izin ücretini geri isteyebilir ve disiplin yaptırımı uygulayabilir.
17.Yıllık izin ücretine hangi ödemeler dahil edilir?
Yıllık izin ücreti hesaplanırken işçinin çıplak ücreti esas alınır. Sürekli nitelik taşıyan bazı ek ödemeler de hesaplamaya dahil edilebilir; ancak prim, fazla mesai veya süreklilik göstermeyen ödemeler genellikle bu hesaplamaya dahil edilmez.
18.Yıllık izin kullanmadan işten ayrılan işçi izin ücretini alabilir mi?
İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmamış yıllık izin süreleri varsa, bu izinlerin ücreti işçiye ödenmek zorundadır. Bu ödeme işçinin son maaşıyla birlikte yapılır ve işçilik alacağı olarak değerlendirilir.
19.Yıllık izin ücretinin eksik ödenmesi halinde işçi ne yapabilir?
İşçi yıllık izin ücretinin eksik veya geç ödendiğini düşünüyorsa öncelikle işverenden talepte bulunabilir. Sorun çözülmezse arabuluculuk başvurusu yapabilir ve gerekirse iş mahkemesinde dava açarak yıllık izin alacağı ve diğer işçilik haklarını talep edebilir.
20.Yıllık izin ücretinin doğru ödenmesi neden önemlidir?
Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenme hakkını güvence altına alan temel bir iş hukuku düzenlemesidir. Bu nedenle izin ücretinin zamanında ve doğru şekilde ödenmesi hem işçi haklarının korunması hem de işverenin idari para cezası ve kıdem tazminatı gibi hukuki sorumluluklarla karşılaşmaması açısından büyük önem taşır.
Mimoza Hukuk Bürosu olarak, iş hukuku, yıllık ücretli izin, iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatı, işçilik alacakları ve işçi hakları konularında müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktayız. Özellikle yıllık izin ücreti, haklı fesih, kıdem tazminatı ve işveren yükümlülükleri gibi konularda ortaya çıkan uyuşmazlıklarda; arabuluculuk başvuruları, iş mahkemelerinde dava süreci, hukuki risk analizi ve hak kayıplarının önlenmesine yönelik profesyonel destek sağlıyoruz. İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde çözülmesi için müvekkillerimizin haklarını titizlikle takip ediyor, hukuki süreçlerin en doğru şekilde yürütülmesine yardımcı oluyoruz.
İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ
| İstanbul Avukatı | Fatma Türkan Kamış |
| Telefon | 0532 685 61 40 |
| Adres | AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D NO:152, Kartal / İstanbul |
| mimozahukuk@gmail.com | |
| Hizmet Alanları | Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku |
| Avukata Sor Hattı | ➔ Tıklayın |
Türk iş hukuku ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, yıllık ücretli izin hakkının yalnızca bir dinlenme süresi değil, aynı zamanda ekonomik güvence sağlayan bir işçi hakkı olduğu açıkça görülmektedir. Bu nedenle işverenin, yıllık izne ayrılan çalışana ait yıllık izin ücretini izne başlamadan önce peşin ödeme veya avans şeklinde vermesi kanuni bir zorunluluktur ve bu yükümlülük işçinin ayrıca talepte bulunmasına bağlı değildir. Yargıtay içtihatları da bu kuralı net biçimde ortaya koyarak, ödeme yapılmadan izne çıkarılan işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğini ve bu durumda kıdem tazminatı talep edebileceğini kabul etmektedir. Bunun yanında İş Kanunu’nun 103. maddesi kapsamında uygulanabilecek idari para cezası riski de dikkate alındığında, işverenlerin yıllık izin uygulamalarını mevzuata uygun şekilde yürütmesi büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, yıllık izin sürecinde ücretlerin zamanında ve doğru biçimde ödenmesi hem işçi haklarının korunması, hem de işçilik alacakları davaları, kıdem tazminatı ve idari yaptırımlar gibi hukuki risklerin önlenmesi açısından iş hayatında kritik bir gerekliliktir.