İŞYERİNDE DEDİKODU YAPAN İŞÇİ HAKLI FESİHLE ÇIKARILABİLİR Mİ?

İşyerinde dedikodu yapılması, çalışanların özel hayatına müdahale edilmesi ve bu davranışların çalışma ortamına yansıması, iş hukuku bakımından işverenin fesih hakkı kapsamında değerlendirilen önemli konular arasındadır.

Özellikle yönetici konumundaki bir işçinin, çalışanlar arasında güveni zedeleyen, iş barışını bozan ve işyerinde huzursuzluğa yol açan tutumları; iş sözleşmesinin feshi, geçerli fesih, hatta somut olayın özelliklerine göre haklı fesih tartışmalarını gündeme getirmektedir. Bu tür durumlarda temel değerlendirme, davranışın yalnızca etik veya sosyal açıdan değil, işyerinin düzenini ve işin yürütümünü somut biçimde olumsuz etkileyip etkilemediği noktasında yapılmaktadır.

Uygulamada özellikle işe iade davası, işverenin ispat yükümlülüğü, İş Kanunu’nun 18 ve 20. maddeleri, işçinin davranışlarından kaynaklanan fesih nedenlerinin sınırlarını belirlemektedir. Yargı kararları, dedikodu ve özel hayata müdahalenin tek başına değil; işyerinde güven kaybına, ekip motivasyonunun bozulmasına ve çalışma ilişkisinin çekilmez hale gelmesine yol açması hâlinde geçerli fesih nedeni oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, mesajlaşmalar, savunmalar, tanık beyanları ve olayların sürekliliği birlikte değerlendirilerek, feshin hukuka uygun olup olmadığı belirlenmektedir.

İşyerinde dedikodu yapılması, çalışanların özel hayatına müdahale edilmesi ve bu davranışların iş ortamında huzursuzluğa yol açması, iş hukuku bakımından fesih sebebi olarak değerlendirilebilmektedir. Özellikle işçinin konumu, davranışların sürekliliği ve işyeri düzenine etkisi bu değerlendirmede belirleyici olmaktadır. Bu konuya ilişkin önemli bir içtihat, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından verilmiştir.


ÖRNEK BİR OLAY 

 

25.02.2016 tarihli ve 2015/38348 Esas, 2016/4300 Karar sayılı dosyada uyuşmazlık; yönetici pozisyonunda çalışan bir işçinin, işyerinde sürekli dedikodu yapması ve bu davranışlarıyla çalışma barışını bozduğu iddiasına dayanmaktadır. İşveren, söz konusu çalışanın; işyerinde çalışan kişilerin eşleriyle iletişime geçtiğini, çalışanlara ilişkin mahrem bilgileri paylaştığını, bu durumun ailevi krizlere ve hatta bir çalışanın boşanma sürecine girmesine neden olduğunu ileri sürmüştür.

Ayrıca, bu davranışların şirket telefonu kullanılarak gerçekleştirildiği, çalışanlara karşı zaman zaman kaba ve küfürlü ifadeler kullanıldığı ve işçinin savunmasında bu davranışları kabul ettiği iddia edilmiştir. İşveren bu gerekçelerle iş sözleşmesini feshetmiş, işçi ise feshin haksız olduğunu ileri sürerek işe iade davası açmıştır.


YEREL MAHKEME VE YARGITAY SÜRECİ

 

Yerel mahkeme, işverenin iddialarını yeterli bulmuş ve feshi geçerli kabul etmiştir. Dosya Yargıtay incelemesine taşındığında, uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmıştır. Bu değerlendirme, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri çerçevesinde yapılmıştır.


İŞ KANUNU’NA GÖRE GEÇERLİ FESİH ŞARTLARI

 

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca; otuz veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi feshedilecekse, işveren bu feshi işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır.

Aynı maddede yer alan düzenlemeye göre, işçinin davranışlarından kaynaklanan fesih nedenleri; İş Kanunu’nun 25/II. maddesinde sayılan haklı fesih ağırlığında olmayan, ancak işin yürütümünü ciddi şekilde olumsuz etkileyen sözleşmeye aykırı davranışlardır.


HER OLUMSUZ DAVRANIŞ GEÇERLİ FESİH SAYILIR MI?

 

Yargıtay’a göre; işçinin sosyal hayatta veya etik açıdan hoş karşılanmayacak bir davranışı, eğer işyerinde üretimi, iş ilişkilerini veya çalışma düzenini etkilemiyorsa tek başına geçerli fesih nedeni oluşturmaz. Davranışın mutlaka işyerinde somut bir olumsuzluğa yol açması gerekir.


İSPAT YÜKÜ KİME AİTTİR?

 

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre; feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükü işverene aittir. Ancak işçi, feshin başka bir nedene dayandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.


SOMUT OLAYDA DEDİKODU VE HUZURSUZLUK NASIL TESPİT EDİLDİ?

 

Dosya kapsamındaki delillerden; davacının, işyerinde çalışan bazı kişilerin eşleriyle uzun süreli mesaj ve mail trafiği yürüttüğü, çalışanlar arasında aldatma iddialarının gündeme geldiği ve bu durumun işyerine sirayet ederek huzursuzluk yarattığı anlaşılmıştır. Mesaj içeriklerinde, çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerine dair yorumlar yapıldığı, bu bilgilerin eşlere aktarıldığı ve olayların işyeri dışına taşarak ailevi krizlere yol açtığı görülmüştür.

Ayrıca, benzer olayların daha önce de yaşandığı, davacının ekibinin kendisine olan güveninin zedelendiği ve ekip motivasyonunun ciddi biçimde sarsıldığı, davacının kendi savunmasında dahi yer almıştır.


TANIK BEYANLARI VE BELGELER NASIL DEĞERLENDİRİLDİ?

 

Davacı tanıkları, doğrudan dedikoduya şahit olmadıklarını beyan etmiş; davacının iyi bir yönetici olduğunu belirtmişlerdir. Buna karşılık davalı tanıkları, davacının ekip arkadaşlarının özel hayatına müdahil olduğunu, aile bireyleriyle tartışmalara girdiğini ve bu nedenle işyerinde huzursuzluk oluştuğunu ifade etmiştir.

Yargıtay, tanık beyanlarının tek başına yeterli olmayacağını; ancak davacının kapsamlı savunması, dosyaya sunulan çok sayıda mesaj ve mail içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde, yaşanan olayların davacının davranışlarından kaynaklandığının açık olduğu sonucuna varmıştır.


YARGITAY’A GÖRE FESİH NEDEN GEÇERLİ SAYILDI?

 

Yargıtay, yerel mahkemenin yalnızca “ispatlanamadı” gerekçesiyle karar vermesini yeterli bulmamış; dosya kapsamındaki deliller ışığında, iş ilişkisinin işveren açısından çekilmez hale geldiğini kabul etmiştir. Ayrıca fesih işleminin şekil şartlarına da uygun yapıldığı tespit edilmiştir.

Bu nedenle, feshin işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih olduğu sonucuna varılmıştır.


KARARIN SONUCU

 

Yargıtay, yerel mahkeme kararını bozarak davanın reddine karar vermiş; işe iade talebi kabul edilmemiştir. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davacı üzerinde bırakılmış, karar kesin nitelik kazanmıştır.


KONU HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

 

1. İşyerinde dedikodu yapmak iş sözleşmesinin feshi için yeterli midir?

➔ İşyerinde dedikodu tek başına her zaman iş sözleşmesinin feshi için yeterli sayılmaz; ancak dedikodunun işyerinde huzursuzluk yaratması, çalışma barışını bozması ve işin yürütümünü olumsuz etkilemesi hâlinde iş hukuku bakımından geçerli fesih nedeni olarak kabul edilebilir.

2. Dedikodu haklı fesih mi yoksa geçerli fesih sebebi midir?

➔ Dedikodu çoğu durumda haklı fesih ağırlığında değil, işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih kapsamında değerlendirilir; ancak davranışın ağırlığı ve sonuçları her somut olaya göre ayrı ayrı ele alınır.

3. İşveren dedikodu nedeniyle işçiyi işten çıkarabilir mi?

➔ İşveren, dedikodunun işyerinde güven ilişkisini zedelediğini ve iş düzenini bozduğunu ispatlayabildiği takdirde, İş Kanunu kapsamında fesih hakkını kullanabilir.

4. Dedikodu nedeniyle işten çıkarılan işçi işe iade davası açabilir mi?

➔ Evet, koşulları varsa işçi işe iade davası açabilir; ancak mahkeme feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığını deliller üzerinden değerlendirir.

5. İşyerinde özel hayata müdahale fesih sebebi olur mu?

➔ Çalışanların özel hayatına müdahale edilmesi ve bu durumun işyerine yansıyarak huzursuzluk yaratması, iş sözleşmesinin feshi açısından geçerli neden oluşturabilir.

6. Yönetici konumundaki işçi için dedikodu daha ağır mı değerlendirilir?

➔ Yönetici pozisyonundaki işçilerin davranışları ekip üzerindeki etkisi nedeniyle daha ağır sonuçlar doğurabilir ve geçerli fesih değerlendirmesinde bu husus önemlidir.

7. Dedikodunun işyeri dışında yapılması fesih için yeterli olur mu?

➔ Dedikodu işyeri dışında yapılsa bile işyerine yansıyor, çalışma ilişkilerini etkiliyor ve huzursuzluk yaratıyorsa fesih değerlendirmesine konu olabilir.

8. İşveren dedikoduyu nasıl ispatlamak zorundadır?

➔ İşveren, mesajlar, mailler, savunmalar, tanık beyanları ve olayların sürekliliği gibi delillerle dedikodunun varlığını ve işyerine etkisini ispatlamakla yükümlüdür.

9. Tanık beyanları tek başına yeterli midir?

➔ Tanık beyanları tek başına her zaman yeterli görülmez; ancak diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde fesih için dayanak oluşturabilir.

10. Dedikodu işyerinde huzursuzluk yaratmıyorsa fesih geçerli olur mu?

➔ Hayır, dedikodu işyerinde somut bir olumsuzluk yaratmıyorsa, üretimi ve iş ilişkilerini etkilemiyorsa geçerli fesih nedeni sayılmaz.

11. İş Kanunu dedikodu konusunda ne diyor?

➔ İş Kanunu, dedikoduyu açıkça düzenlemez; ancak işçinin davranışlarından kaynaklanan ve işin yürütümünü olumsuz etkileyen hâlleri geçerli fesih nedeni olarak kabul eder.

12. Dedikodu nedeniyle fesihte ispat yükü kime aittir?

➔ Feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükü işverene aittir; işçi ise feshin başka bir nedene dayandığını iddia ederse bunu ispatlamak zorundadır.

13. Mesajlaşmalar ve mailler delil olarak kullanılabilir mi?

➔ Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesaj ve mail içerikleri, dedikodu ve özel hayata müdahalenin ispatında delil olarak değerlendirilebilir.

14. Dedikodu nedeniyle fesihte savunma alınması zorunlu mudur?

➔ Geçerli feshe dayalı işlemlerde işçiden savunma alınması, fesih işleminin hukuka uygunluğu açısından önem taşır.

15. Aynı davranışın tekrar etmesi feshi etkiler mi?

➔ Dedikodunun süreklilik göstermesi ve daha önce de benzer sorunlara yol açmış olması, feshi geçerli kılan unsurları güçlendirir.

16. İşçi dedikodu yaptığını inkâr ederse ne olur?

➔ İşçi inkâr etse dahi, dosya kapsamındaki deliller davranışın varlığını ortaya koyuyorsa mahkeme feshin geçerliliğini kabul edebilir.

17. Dedikodu nedeniyle fesihte tazminat ödenir mi?

➔ Geçerli fesih hâlinde kıdem ve ihbar tazminatı koşullara göre ödenebilir; haklı fesih hâlinde ise tazminat hakkı doğmayabilir.

18. Dedikodu aile hayatını etkiliyorsa bu durum feshi güçlendirir mi?

➔ Dedikodunun aile hayatına sirayet etmesi ve işyerinde güven kaybına yol açması, fesih değerlendirmesinde önemli bir faktör olarak kabul edilir.

19. Her dedikodu yapan işçi işten çıkarılabilir mi?

➔ Hayır, her dedikodu fesih sebebi değildir; önemli olan davranışın işyerinde somut ve ciddi bir olumsuzluğa yol açıp açmadığıdır.

20. Dedikoduya dayalı fesihlerde mahkemeler neye bakar?

➔ Mahkemeler; olayların bütününe, delillerin gücüne, davranışın işyeri düzenine etkisine ve iş ilişkisinin çekilmez hâle gelip gelmediğine bakarak karar verir.


MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

 

Mimoza Hukuk Bürosu olarak, işyerinde dedikodu, özel hayata müdahale, geçerli fesih ve işe iade davaları başta olmak üzere iş hukuku alanında müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. İşverenler açısından fesih sürecinin İş Kanunu’na uygun şekilde yürütülmesi, işçiler açısından ise fesih işleminin hukuka aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi büyük önem taşır. Bu kapsamda; fesih öncesi hukuki risk analizi, savunma sürecinin yönetilmesi, işe iade davası açılması veya davaya cevap verilmesi, delil değerlendirmesi ve Yargıtay içtihatlarına uygun hukuki strateji oluşturulması konularında profesyonel destek sağlanmaktadır.


İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

   
İstanbul Avukatı Fatma Türkan Kamış
Telefon 0532 685 61 40
Adres AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul
Mail mimozahukuk@gmail.com
Hizmet Alanları Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku
Avukata Sor Hattı Tıklayın

SONUÇ

 

İşyerinde dedikodu yapılması, çalışanların özel hayatına müdahale edilmesi ve bu davranışların iş ortamına yansıyarak huzursuzluk yaratması, iş hukuku bakımından her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken bir fesih sebebidir. Yargı uygulaması, bu tür davranışların yalnızca ahlaki veya sosyal açıdan rahatsız edici olmasını yeterli görmemekte; iş sözleşmesinin feshi açısından belirleyici olan unsurun, davranışın işyerinde güven ilişkisini zedelemesi, çalışma barışını bozması ve işin yürütümünü olumsuz etkilemesi olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle yönetici konumundaki işçilerin davranışları, ekip üzerindeki etkisi nedeniyle daha ağır sonuçlar doğurabilmekte ve geçerli fesih sınırları içinde değerlendirilebilmektedir.

Bu kapsamda, işe iade davası açılması hâlinde, işverenin fesih nedenini ispat yükümlülüğü altında olduğu; ancak savunmalar, mesaj ve mail içerikleri, tanık beyanları ve olayların sürekliliği birlikte değerlendirildiğinde, iş ilişkisinin çekilmez hâle geldiğinin ortaya konulabilmesi durumunda feshin hukuka uygun kabul edileceği görülmektedir. İş Kanunu’nun 18 ve 20. maddeleri çerçevesinde şekillenen bu değerlendirme, dedikodu ve özel hayata müdahalenin soyut iddialar olarak değil, işyerinde somut olumsuzluklar yaratan davranışlar olarak ispatlanması hâlinde işverenin fesih hakkını geçerli kılmaktadır. Bu nedenle her olayda delillerin niteliği ve işyeri düzenine etkisi, sonucun belirleyici unsuru olmaktadır.


WhatsApp
Hemen Ara