MAYIS AYI KİRA ARTIŞ ORANI 32,43 OLDU

Mayıs ayı kira artış oranı TÜİK verilerine göre %32,43 olarak belirlendi. Kira sözleşmesinin 1 yıllık yapılması, uygulamada en sık yanlış anlaşılan kira hukuku konularından biridir. Türk Borçlar Kanunu’na göre konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresi dolduğunda kiracı otomatik olarak tahliye edilemez. Bu nedenle “1 yıl doldu, kiracı çıkmak zorunda” düşüncesi hukuken geçerli değildir ve ev sahibi tek taraflı olarak kiracıyı çıkaramaz.

Kira sözleşmesi süresi sonunda, kiracı sözleşmeyi yenilemek istemezse çıkabilir; ancak kiracı kalmaya devam ederse sözleşme aynı şartlarla uzamış sayılır. Ev sahibinin kira artışı, tahliye veya yeni sözleşme talebi gibi hakları belirli şartlara bağlıdır. Bu durum özellikle kira artışı, tahliye davası ve kira tespit davası süreçlerinde kritik önem taşır.

Uygulamada ev sahiplerinin en sık yaptığı hata, sözleşme süresi bitti diye doğrudan tahliye istemesidir. Oysa tahliye için haklı sebep, ihtiyaç, tahliye taahhüdü veya 10 yıllık uzama süresi gibi hukuki dayanaklar gerekir. Aksi halde açılan tahliye davası reddedilebilir ve süreç uzar.


SÖZLEŞMEDE %10 YAZIYORSA TÜFE UYGULANMAZ

 

Kira artış oranı sözleşmede açıkça belirlenmişse, bu oran tarafları bağlar. Örneğin kira sözleşmesinde %10 artış yazıyorsa, ev sahibi TÜFE oranını uygulayamaz. Çünkü kira hukuku açısından sözleşme serbestisi ilkesi gereği tarafların belirlediği oran geçerlidir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Belirlenen oran, yasal üst sınır olan TÜFE’yi aşamaz. Yani sözleşmede %50 yazsa bile TÜFE oranı daha düşükse, artış TÜFE ile sınırlı olur. Bu durum kira artışı hesaplama ve kira uyuşmazlıklarında sıkça dava konusu olur.

Kiracının bu noktada haklarını bilmesi önemlidir. Ev sahibi sözleşmede yazan oran dışında artış talep ederse, kiracı bunu kabul etmek zorunda değildir. Aksi durumda fazla ödeme yapılması halinde geri talep gündeme gelebilir.


1 KURUŞ DAHİ EKSİK ARTIRMA YAPILAMAZ

 

Kira artışının eksik yapılması, özellikle tahliye süreçlerinde kritik sonuçlar doğurabilir. Eğer kira artışı sözleşmeye uygun şekilde yapılmamışsa, ev sahibi eksik ödeme iddiasıyla icra takibi başlatabilir ve bu durum tahliye riskine yol açabilir.

Bu nedenle kira artışı yapılırken hesaplama doğru yapılmalı ve TÜFE oranı veya sözleşmedeki oran birebir uygulanmalıdır. 1 kuruş dahi eksik ödeme yapılması teknik olarak borcun tam ödenmediği anlamına gelir ve hukuki süreç başlatılabilir.

Ancak uygulamada mahkemeler, çok küçük farklarda kötü niyet olup olmadığını da değerlendirir. Yine de kiracının risk almaması ve kira artışını eksiksiz yapması, ileride açılabilecek tahliye davası ve kira alacağı davalarında avantaj sağlar.


SÖZLEŞME SONUNDA KİRACI ÇIKARILAMAZ

 

Kira sözleşmesinin bitmesi, kiracının tahliye edilmesi için tek başına yeterli değildir. Türk Borçlar Kanunu kiracıyı koruyan hükümler içerir ve ev sahibinin keyfi tahliye hakkı yoktur. Bu durum kira hukuku sisteminin temel prensiplerinden biridir.

Ev sahibi ancak belirli şartlar oluştuğunda tahliye talep edebilir. Örneğin ihtiyaç nedeniyle tahliye, kira bedelinin ödenmemesi, tahliye taahhüdü veya 10 yıllık uzama süresi gibi sebepler gerekir. Aksi halde kiracı sözleşmeye devam edebilir.

Bu nedenle kiracılar çoğu zaman hukuki haklarını bilmeden evden çıkmaktadır. Oysa hukuka aykırı tahliye talepleri reddedilebilir ve kiracı haklarını kullanarak konutta kalmaya devam edebilir.


YENİ BİR SÖZLEŞME YAPILMASI GEREKMEZ

 

Kira sözleşmesinin süresi dolduğunda yeni bir sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Sözleşme, kanun gereği aynı şartlarla otomatik olarak uzar. Bu durum kira ilişkisinin devamlılığını sağlar ve tarafların yeniden sözleşme yapma zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Ev sahipleri çoğu zaman yeni sözleşme imzalatmak isteyerek kira artışını yükseltmeye çalışır. Ancak kiracı bunu kabul etmek zorunda değildir. Mevcut sözleşme üzerinden kira artışı yapılmaya devam edilir.

Bu noktada kiracının bilmesi gereken en önemli husus, yeni sözleşme imzalamadığı için hukuki bir risk altında olmadığıdır. Aksine mevcut sözleşme kiracı lehine koruma sağlar.


SÖZLEŞME 12 YILA KADAR UZAR

 

Kira sözleşmeleri, kiracının isteğiyle her yıl uzar ve toplamda 10 yıl uzama süresi sonunda ev sahibi sebep göstermeden tahliye hakkı elde eder. Bu da fiilen kira ilişkisinin 12 yıla kadar devam edebileceği anlamına gelir.

Bu süre dolmadan ev sahibinin keyfi tahliye hakkı bulunmaz. Bu nedenle uzun süreli kiracılar güçlü bir hukuki koruma altındadır. Özellikle büyük şehirlerde kira uyuşmazlıklarının artmasıyla bu konu daha da önem kazanmıştır.

10 yıllık uzama süresi sonunda ev sahibi, belirli süre ve usule uyarak tahliye davası açabilir. Ancak bu süreçte de bildirim süreleri ve hukuki prosedürler eksiksiz uygulanmalıdır.


TAHLİYE TAAHHÜDÜ VARSA TAHLİYE MÜMKÜN

 

Tahliye taahhüdü, kira hukukunda en güçlü tahliye sebeplerinden biridir. Kiracı tarafından imzalanmış geçerli bir tahliye taahhüdü varsa, ev sahibi bu belgeye dayanarak kiracının tahliyesini talep edebilir.

Ancak tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için belirli şartları taşıması gerekir. Özellikle kira sözleşmesi imzalandıktan sonra verilmiş olması ve kiracının serbest iradesiyle imzalaması önemlidir. Aksi halde geçersiz sayılabilir.

Uygulamada birçok tahliye davası bu belgeye dayanır. Bu nedenle kiracıların tahliye taahhüdü imzalarken dikkatli olması, ev sahiplerinin ise hukuka uygun belge düzenlemesi gerekir.


DEPOZİTO GÜNCEL BEDEL ÜZERİNDEN TALEP EDİLEBİLİR

 

Depozito iadesi, kira ilişkisinin sonunda en çok uyuşmazlık çıkan konulardan biridir. Son dönemdeki yargı kararlarına göre bazı durumlarda depozito güncel kira bedeli üzerinden talep edilebilmektedir.

Özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde, paranın değer kaybı dikkate alınarak depozitonun güncellenmesi gündeme gelebilir. Bu durum kira hukuku açısından önemli bir gelişmedir.

Kiracı evden çıkarken depozitonun eksiksiz iadesini talep edebilir. Ev sahibi ise zarar varsa bunu ispatlamak zorundadır. Aksi halde depozitonun tamamı iade edilmelidir.


5. YILDA EMSAL KİRAYA GÖRE ARTIŞ YAPILIR

 

Kira sözleşmesinin 5. yılından sonra kira artışı yalnızca TÜFE ile sınırlı kalmaz. Bu aşamada emsal kira bedelleri dikkate alınarak kira tespit davası açılabilir.

Mahkeme, taşınmazın bulunduğu bölgedeki emsal kiraları inceleyerek yeni kira bedelini belirler. Bu durum özellikle düşük kira ile oturan kiracılar açısından önemli sonuçlar doğurur.

Ev sahipleri bu hakkı kullanarak kira bedelini piyasa seviyesine çekebilir. Ancak bu süreç mutlaka mahkeme yoluyla yürütülmelidir.


EMSALİ AŞAN KİRA İÇİN KİRA TESPİT DAVASI AÇILIR

 

Kira bedeli emsal kiraların çok üzerine çıkarsa, kiracı da kira tespit davası açabilir. Bu dava ile kira bedelinin hakkaniyete uygun seviyeye indirilmesi talep edilir.

Mahkemeler, kira bedelini belirlerken emsal taşınmazları, konum, metrekare ve piyasa koşullarını dikkate alır. Bu nedenle her dava kendi özelinde değerlendirilir.

Bu dava türü hem kiracı hem ev sahibi için önemli bir denge mekanizmasıdır ve kira piyasasının kontrolsüz artmasını engellemeye yardımcı olur.


TÜFE’DEN AZ ARTIRDI DİYE KİRACI ÇIKARILAMAZ

 

Kiracının kira artışını TÜFE oranının altında yapması, tek başına tahliye sebebi değildir. Bu durum en fazla kira alacağı ihtilafına yol açar ancak doğrudan tahliye hakkı vermez.

Ev sahibi bu durumda eksik kira bedeli için icra takibi başlatabilir veya alacak davası açabilir. Ancak tahliye için ayrıca haklı bir sebep bulunması gerekir.

Bu nedenle kiracının düşük artış yapması otomatik tahliye anlamına gelmez. Ancak yine de hukuki risk yaşamamak için kira artışının doğru yapılması önemlidir.


SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

 

1. Kira sözleşmesi 1 yıl olunca kiracı çıkmak zorunda mı?

Hayır, kira sözleşmesinin süresi dolsa bile kiracı otomatik olarak çıkarılamaz; sözleşme aynı şartlarla uzar.

2. Ev sahibi sözleşme bitince kiracıyı çıkarabilir mi?

Hayır, tahliye için haklı sebep, ihtiyaç veya tahliye taahhüdü gibi hukuki gerekçeler gerekir.

3. Kira artışı nasıl belirlenir?

Kira artışı, sözleşmede yazan oran veya yasal sınır olan TÜFE oranına göre belirlenir.

4. Sözleşmede yazan oran mı yoksa TÜFE mi geçerli?

Sözleşmede oran varsa o uygulanır; ancak TÜFE’yi aşamaz.

5. TÜFE oranından fazla kira artışı yapılabilir mi?

Hayır, yasal olarak TÜFE üst sınırdır, daha fazla artış geçersizdir.

6. Kira artışı eksik yapılırsa ne olur?

Eksik ödeme yapılması durumunda ev sahibi icra takibi başlatabilir ve kira alacağı talep edebilir.

7. 1 kuruş eksik ödeme tahliye sebebi midir?

Tek başına doğrudan tahliye sebebi olmasa da hukuki risk oluşturur ve icra sürecine yol açabilir.

8. Yeni kira sözleşmesi yapmak zorunlu mu?

Hayır, mevcut sözleşme otomatik olarak uzar, yeni sözleşme yapılması gerekmez.

9. Ev sahibi zorla yeni sözleşme imzalatabilir mi?

Hayır, kiracı yeni sözleşme imzalamaya zorlanamaz.

10. Kira sözleşmesi kaç yıl uzar?

Kira sözleşmesi kiracı isterse her yıl uzar ve 10 yıl sonunda ev sahibi tahliye talep edebilir.

11. 10 yıl sonra kiracı çıkarılabilir mi?

Evet, 10 yıllık uzama süresi sonunda ev sahibi sebep göstermeden tahliye isteyebilir.

12. Tahliye taahhüdü nedir?

Kiracının belirli bir tarihte evi boşaltacağını yazılı olarak kabul ettiği belgedir.

13. Tahliye taahhüdü her zaman geçerli midir?

Hayır, kira sözleşmesinden sonra ve özgür iradeyle verilmiş olması gerekir.

14. Depozito nasıl geri alınır?

Kiracı evi hasarsız teslim ederse depozitonun tamamını geri alma hakkına sahiptir.

15. Depozito güncel değerden istenebilir mi?

Bazı durumlarda, özellikle uzun süreli kiralarda güncel değer üzerinden talep edilebilir.

16. 5 yıl dolunca kira nasıl belirlenir?

5. yıldan sonra kira bedeli emsal kiralara göre mahkeme tarafından belirlenebilir.

17. Kira tespit davası nedir?

Kira bedelinin piyasa koşullarına göre yeniden belirlenmesi için açılan davadır.

18. Emsalden yüksek kira ödeniyorsa ne yapılır?

Kiracı kira tespit davası açarak kira bedelinin düşürülmesini talep edebilir.

19. Kiracı TÜFE’den az artış yaparsa tahliye edilir mi?

Hayır, bu durum doğrudan tahliye sebebi değildir; yalnızca alacak ihtilafı doğurur.

20. Ev sahibi kira artışını kabul etmezse ne olur?

Taraflar anlaşamazsa konu arabuluculuk ve ardından kira davası yoluyla çözülür.


WhatsApp
Hemen Ara