Mirasta bağış, miras bırakanın hayattayken taşınır veya taşınmaz mallarını karşılıksız şekilde devretmesidir ve bu işlem miras hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğurur. Özellikle taşınmaz bağışı yapılacaksa noterde resmi şekil ve tapu tescili gibi kurallara uyulması gerekir; aksi halde geçerlilik tartışması yaşanabilir. Uygulamada en çok karşılaşılan uyuşmazlıklar, bağışın gerçekte bağış olduğu halde satış gibi gösterilmesi nedeniyle muris muvazaası iddiasına dayanır. Bunun yanında miras bırakanın tasarruf özgürlüğü korunurken, mirasçıların saklı pay hakkı da gözetilir; bu denge sağlanmadığında mirasçılar, bağışların mirasa etkisini dava yoluyla gündeme taşıyabilir.
Mirasçılar açısından bağışların geri alınması veya sınırlandırılması, somut olaya göre farklı hukuki yollarla mümkündür: tenkis davası ile saklı payı aşan kısım indirilebilir; muris muvazaası davası ile mal kaçırma amaçlı işlemler iptal ettirilebilir; altsoya yapılan kazandırmalar ise çoğu durumda denkleştirme kapsamında miras payına mahsup edilir.
Bazı bağışlar yapılış şekli itibarıyla ölüme bağlı tasarruf niteliği taşıyorsa vasiyetname şartları gündeme gelir; evlilik içinde yapılan olağandışı kazandırmalarda ise mal rejimi kuralları devreye girebilir. Bu süreçlerde süreler, deliller ve doğru dava türünün seçimi belirleyici olduğundan, hak kaybı yaşamamak için miras avukatı desteği ile hareket etmek çoğu zaman en güvenli yoldur.
Uygulamada miras hukukunda bağışlar iki ana şekilde karşımıza çıkar. Taşınır mal bağışları, para, ziynet eşyası, hisse senedi gibi el değiştirmesi kolay mallara ilişkindir ve kural olarak yazılı ya da sözlü yapılabilir. Taşınmaz mal bağışları ise arsa, tarla veya konut gibi gayrimenkulleri kapsar. Bu tür bağışların geçerli olabilmesi için noterde resmi şekilde düzenlenmesi ve tapu siciline tescil edilmesi zorunludur.
Avukata Sor Hattı ➔ Tıklayın
Miras bırakanın sağlığında yaptığı her bağış, mirasçılar tarafından otomatik olarak geri alınamaz. Bazı bağışlar, hukuken geçerli kabul edilir ve iptale konu edilemez. Özellikle minnet duygusuyla yapılan bağışlar, Yargıtay içtihatlarında önemli bir yer tutmaktadır. Uzun süre bakım sağlayan, olağanüstü emek gösteren kişilere yapılan temlikler, mirastan mal kaçırma amacı taşımadığı sürece muvazaalı sayılmaz.
Bunun yanında, resmi şekilde yapılan ve tapuya tescil edilen bağışlar, eğer saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal etmiyorsa, muvazaa iddiasıyla iptal edilemez. Yargıtay uygulamasında, miras bırakanın tüm malvarlığını değil yalnızca bir kısmını devretmiş olması, mal kaçırma niyetinin bulunmadığına işaret eden önemli bir kriter olarak kabul edilmektedir.
İlk dönem Yargıtay kararlarında mirasçıya yapılan satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri çoğu zaman muvazaalı kabul edilirken, güncel içtihatlarda toplumsal gerçekler dikkate alınmış ve bakım karşılığı yapılan temliklerin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Bu tür işlemlerde muvazaanın varlığını ispat yükü, iddiayı ileri süren mirasçıya aittir.
Miras hukukunda bağışların geçerliliği, her olayın kendi şartları içinde değerlendirilir. Bu nedenle mirasçıların haklarını korurken, miras bırakanın tasarruf özgürlüğü de göz önünde bulundurulur.
Türk Medeni Kanunu’nun 565. maddesi uyarınca, bağışların geçerli olabilmesi için şekil şartlarına uyulması gerekir. Aksi hâlde bağışlar iptal edilebilir.
Uygulamada hak kaybı yaşanmaması için, bu tür uyuşmazlıklarda bir miras avukatına danışmak büyük önem taşır.
Miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışların tamamı geçerli değildir. Bazı bağışlar, mirasçıların başvuracağı hukuki yollarla iptal edilebilir veya sınırlanabilir. Bu yolların başında tenkis davası, muris muvazaası davası, denkleştirme ve ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki bağışlar gelir.
1. TENKİS DAVASI İLE BAĞIŞIN SINIRLANDIRILMASI (SAKLI PAYIN KORUNMASI)
Saklı paylı mirasçılar, miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışlar nedeniyle zorunlu miras paylarının ihlal edilmesi halinde tenkis davası açabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 560-563. maddeleri uyarınca saklı paylı mirasçılar; altsoy, evlatlık, anne-baba ve eştir.
Ölümden önceki bir yıl içinde yapılan tüm bağışlar, saklı payları ihlal ediyorsa doğrudan tenkise tabidir ve bu durumda miras bırakanın mal kaçırma niyeti aranmaz. Ayrıca, saklı payı bertaraf etme amacıyla yapılan bağışlarda bir yıllık süre sınırlaması uygulanmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır.
Bunun yanında, bağışlayanın dilediği zaman geri alabileceği bağışlar ile olağan hediye sınırlarını aşan kazandırmalar da tenkis kapsamına girer. Tenkis davası, mirasçının mirası öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde ölüm tarihinden itibaren on yıl içinde açılmalıdır.
2. MURİS MUVAZAASI: BAĞIŞIN SATIŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ
Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılarını miras hakkından mahrum bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği malı satış veya başka bir işlem gibi göstermesi durumudur. Bu tür işlemlerde görünürdeki sözleşme gerçeği yansıtmaz ve taraflar gizli bağış konusunda anlaşmıştır.
Yargıtay’ın 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, saklı paylı olsun ya da olmasın tüm mirasçılar, bu tür işlemlerin iptalini talep edebilir. Muvazaanın ispatı için kesin delil şart olmayıp, tanık beyanları ve hayatın olağan akışı birlikte değerlendirilir.
4. DENKLEŞTİRMEYE TABİ BAĞIŞLAR (MİRAS PAYINA MAHSUP)
Türk Medeni Kanunu’nun 669-670. maddelerine göre, miras bırakanın sağlığında altsoya yaptığı karşılıksız kazandırmalar, aksi belirtilmedikçe miras payına mahsup edilir. Çeyiz verilmesi, iş kurma sermayesi sağlanması, borçtan kurtarma gibi kazandırmalar bu kapsamdadır.
Yargıtay kararlarında denkleştirme, mirasçılar arasında adil paylaşımı sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. Olağan eğitim giderlerini aşan masraflar da denkleştirmeye tabi tutulur.
Evli kişilerin yaptığı bağışlarda, eşler arasındaki mal rejimi dikkate alınır. Edinilmiş mallar üzerinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağandışı bağışlar, tasfiye sırasında denkleştirmeye tabi tutulabilir.
Yargıtay içtihatları bu konuda açık bir çizgi çizmektedir.
Türk Borçlar Kanunu’na göre bağışlayan; bağışlanan kişinin nankörlüğü, bağış şartlarına aykırılık veya ekonomik durumunun ağır şekilde bozulması hâlinde bağıştan dönebilir. Ancak bu hak şahsa bağlıdır ve bağışlayanın ölümüyle mirasçılara geçmez. Dönme hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.
Yargıtay kararları, mirasta bağışların geçerliliği ve iptali konusunda yol göstericidir. Özellikle bakım karşılığı yapılan temlikler, minnet duygusuyla yapılan bağışlar, saklı pay ihlali, muris muvazaası ve denkleştirme konularında verilen kararlar, uygulamada belirleyici rol oynar. Miras bırakanın başka mallarının bulunması da mal kaçırma kastının değerlendirilmesinde önemli bir kriterdir.
Mirasta bağış nedir?
➔ Mirasta bağış, miras bırakanın hayattayken taşınır veya taşınmaz mallarını herhangi bir karşılık almadan bir kişiye devretmesidir. Bu işlem sağlararasıdır ve miras hukuku açısından saklı pay, tenkis ve muris muvazaası gibi sonuçlar doğurabilir.
Sağlığında yapılan bağışlar mirasçılar tarafından geri alınabilir mi?
➔ Sağlığında yapılan bağışlar kural olarak geçerlidir; ancak saklı pay ihlali varsa tenkis davası, mirastan mal kaçırma amacı varsa muris muvazaası davası açılarak bağışın iptali veya sınırlandırılması mümkündür.
Taşınmaz bağışı nasıl yapılmalıdır?
➔ Taşınmaz bağışı, noterde resmi şekilde düzenlenmeli ve tapu siciline tescil edilmelidir. Bu şekil şartlarına uyulmazsa bağış geçersiz sayılabilir.
Tapuda satış gösterilen bağış iptal edilir mi?
➔ Tapuda satış gibi gösterilen ancak gerçekte bağış olan işlemler muris muvazaası kapsamında değerlendirilir ve mirasçılar tarafından dava yoluyla iptal ettirilebilir.
Muris muvazaası nedir?
➔ Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılarını mirastan yoksun bırakmak amacıyla bağışı satış veya başka bir işlem gibi göstermesidir ve Yargıtay içtihatlarıyla koruma altına alınmıştır.
Saklı pay nedir, kimler saklı paylı mirasçıdır?
➔ Saklı pay, mirasçıların mirastan mutlaka alması gereken asgari paydır. Çocuklar, evlatlık, eş ve bazı durumlarda anne-baba saklı paylı mirasçıdır. Kardeşlerin saklı payı yoktur.
Tenkis davası hangi hallerde açılır?
➔ Tenkis davası, miras bırakanın yaptığı bağışların saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal etmesi durumunda açılır ve bağışın sadece ihlal eden kısmı indirime tabi tutulur.
Ölümden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlar ne olur?
➔ Ölümden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlar, saklı payı ihlal ediyorsa mal kaçırma niyeti aranmaksızın tenkise tabi tutulur.
Bağışlar her zaman iptal edilir mi?
➔ Hayır. Bakım karşılığı veya minnet duygusuyla yapılan, şeklen geçerli ve saklı payı ihlal etmeyen bağışlar genellikle iptal edilmez.
Bakım sağlayan kişiye yapılan bağış geçerli midir?
➔ Yargıtay uygulamasına göre, miras bırakanın bakımını üstlenen kişiye minnet duygusuyla yapılan bağışlar muris muvazaası sayılmaz ve geçerli kabul edilir.
Altsoya yapılan bağışlar miras payından düşer mi?
➔ Türk Medeni Kanunu’na göre altsoya yapılan karşılıksız kazandırmalar, aksi belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir ve miras payına mahsup edilir.
Denkleştirme nedir?
➔ Denkleştirme, miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışların miras paylaşımı sırasında ilgili mirasçının payından düşülmesidir ve adil paylaşımı amaçlar.
Bağış yapan kişi bağıştan dönebilir mi?
➔ Bağışlayan kişi nankörlük, şartlara aykırılık veya ağır ekonomik zorluk hâlinde bağıştan dönebilir; ancak bu hak süreye bağlıdır ve şahsa sıkı sıkıya bağlıdır.
Bağışlayan ölürse bağıştan dönme hakkı mirasçılara geçer mi?
➔ Hayır. Bağıştan dönme hakkı bağışlayana aittir ve ölümle birlikte mirasçılara geçmez.
Evliyken yapılan bağışlar iptal edilebilir mi?
➔ Evlilikte edinilmiş mallara ilişkin olağandışı bağışlar, diğer eşin rızası yoksa mal rejiminin tasfiyesinde denkleştirmeye tabi tutulabilir.
Ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki bağışlar geçerli midir?
➔ Bu tür bağışlar, şekil şartlarına uygun yapılmamışsa geçersiz sayılabilir ve iptal edilebilir.
Bağışlanan mal mirasçılıktan çıkarılan kişiden geri alınır mı?
➔ Mirasçılıktan çıkarılan kişi, aldığı bağışları kural olarak geri vermez; ancak saklı payı aşan kısmı tenkise tabi olabilir.
Bağışın iptali için süre var mı?
➔ Evet. Tenkis davası ve muris muvazaası davalarında kanunda öngörülen hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerine dikkat edilmelidir.
Mirasta bağış davalarında ispat nasıl yapılır?
➔ Tanık beyanları, tapu kayıtları, banka hareketleri ve hayatın olağan akışı birlikte değerlendirilerek ispat sağlanabilir.
Mirasta bağış konusunda neden avukata başvurulmalıdır?
➔ Mirasta bağış, teknik ve karmaşık bir alan olup yanlış işlem veya süre kaçırılması ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle miras ve bağış uyuşmazlıklarında miras avukatı desteği almak sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır.
Sağlığında yapılan bağış iptal edilir mi?
➔ Evet, muris muvazaası, saklı pay ihlali veya bağıştan dönme sebeplerinin varlığı hâlinde iptal edilebilir.
Bağış yapılan mal mirastan düşer mi?
➔ Altsoya yapılan karşılıksız kazandırmalar, aksi belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir ve miras payından düşülür.
Bağışlayan öldükten sonra bağış geri alınır mı?
➔ Kural olarak hayır. Ancak saklı pay ihlali varsa tenkis davası açılabilir.
Mirasta bağış işlemleri, hem miras bırakan hem de mirasçılar açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Yanlış yapılan bir bağış, yıllar sonra uzun süren davalara ve hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle bağış yapmadan önce veya miras uyuşmazlığı doğduğunda, miras hukuku alanında uzman bir miras avukatından hukuki destek alınması, ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçilmesini sağlar.
Mimoza Hukuk Bürosu olarak; mirasta bağış, muris muvazaası, tenkis davası, denkleştirme, saklı pay ihlali ve mirasın paylaşımı gibi miras hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. Miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışların hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi, bağışların iptali veya sınırlandırılması, tapu iptal ve tescil davaları ile mirasçı haklarının korunması süreçlerinde, güncel Yargıtay içtihatları ışığında etkin ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Amacımız, hem miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü hukuka uygun şekilde planlamak hem de mirasçıların hak kaybına uğramadan süreci güvenle yönetmesini sağlamaktır.
| İstanbul Avukatı | Fatma Türkan Kamış |
| Telefon | 0532 685 61 40 |
| Adres | AC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal / İstanbul |
| mimozahukuk@gmail.com | |
| Hizmet Alanları | Ceza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku |
| Avukata Sor Hattı | ➔ Tıklayın |
Mirasta bağış işlemleri, miras bırakanın tasarruf özgürlüğü ile mirasçıların yasal hakları arasında hassas bir denge kurulmasını gerektirir. Hayattayken yapılan taşınır veya taşınmaz bağışları, şekil şartlarına uygun olduğu sürece geçerli olsa da, saklı pay ihlali, muris muvazaası veya ölüme bağlı tasarruf niteliği taşıması hâlinde hukuki denetime tabi tutulabilir. Özellikle taşınmaz bağışlarında tapu işlemleri, bağışın gerçek amacı ve miras bırakanın diğer mallarının durumu, bağışın geçerliliğinin değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar. Bu yönüyle mirasta bağış, sadece bir mal devri değil; ileride doğabilecek miras davalarının da temelini oluşturan önemli bir hukuki işlemdir.
Sonuç olarak, miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışlar bazı durumlarda tamamen korunurken, bazı hâllerde tenkis davası, denkleştirme veya muris muvazaası davası yoluyla sınırlandırılabilir ya da iptal edilebilir. Mirasçılar açısından yasal sürelerin kaçırılmaması, doğru dava türünün seçilmesi ve ispat araçlarının eksiksiz sunulması büyük önem taşır. Aynı şekilde bağış yapacak kişilerin de ileride uyuşmazlık yaşanmaması için işlemlerini hukuka uygun şekilde planlaması gerekir. Bu nedenle mirasta bağış ve mirasın paylaşımı gibi karmaşık süreçlerde, miras hukuku alanında uzman bir miras avukatından hukuki destek almak, hem hak kayıplarını önlemek hem de sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlamak açısından kritik bir adımdır.