Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası nedir? Şartları, arabuluculuk, satış, aynen taksim ve miras paylaşımı

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI (İZALE-İ ŞUYU)

Bu içerik 27 Temmuz 2026 tarihinde güncellenmiştir.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası taşınır ve taşınmazlar için açılabilir. Taşınmazın el birliği ya da paylı mülkiyete konu taşınmaz olması gerekir. Bu makalede ortaklığın giderilmesi davasının şartları, zorunlu arabuluculuk süreci, dava açma koşulları, aynen taksim, satış yoluyla ortaklığın giderilmesi, miras kalan taşınmazların paylaşımı, mahkeme süreci, yargılama giderleri ve uygulamada en sık karşılaşılan hukuki sorunlar güncel bilgiler ışığında kapsamlı ve anlaşılır şekilde açıklanmaktadır.

➜ Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı ve elbirliği mülkiyetindeki taşınır veya taşınmaz malların paylaşımını sağlar.

➜ Miras kalan ev, arsa, tarla ve benzeri taşınmazlarda mirasçılar anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

➜ Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

➜ Mahkeme öncelikle aynen taksimin mümkün olup olmadığını değerlendirir; mümkün değilse satış yoluyla ortaklığı sona erdirebilir.

➜ Davada tüm paydaşların taraf olarak yer alması zorunludur ve eksik tarafla dava yürütülemez.

➜ Keşif, bilirkişi incelemesi ve tapu kayıtları gibi deliller mahkemenin kararında önemli rol oynar.

➜ Yargılama giderleri kural olarak paydaşların hisseleri oranında paylaşılır.

➜ Sürecin doğru yönetilmesi, hak kaybı yaşanmaması ve taşınmazın en uygun şekilde değerlendirilmesi açısından hukuki destek alınması önemlidir.

Avukata sor ➔ +90 532 685 61 40

Ortaklığın giderilmesi davası nedir?

Taşınır ve taşınmaz malların paylı veya elbirliği mülkiyetinde olduğu zaman paydaş ya da ortaklar anlaşarak malı paylaşamazlarsa, dava açmaları gerekecektir. Dava yoluyla, ortak mülkiyet ilişkisi sona ermekte ve böylece mallar üzerinde bireysel mülkiyete geçiş olmaktadır. Bu dava ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu) olarak anılmaktadır. Dolayısıyla gerek taşınırlar gerekse de taşınmazlar açısından ortaklığın giderilmesi davası açılabilmektedir.

Paylı mülkiyet sahibi paydaşların her birisi, paylı mülkiyette kalmaları gerekmedikçe, malı paylaşma adına izale-i şuyu davasını açabilmektedir. Uygulamada bu dava genellikle paylı mülkiyet konusu taşınmazlara ilişkin olarak açılmaktadır.

Ortaklığın giderilmesi davasını dava açmaya hakkı bulunan paydaşlar açabilir. Türk Medeni Kanunu md. 698/1. fıkrada, her bir paydaşın malların paylaşılmasını isteyebileceği belirtilmiştir. Düzenleme uyarınca bu davayı açabilecek kişiler, taşınmazın paydaşı olanlardır.  Buna göre paydaşların her birisi bu davayı ayrı ayrı açabilecek ya da birden fazla paydaşın hepsi birlikte, diğer paydaş ya da paydaşlar aleyhinde açabilecektir.  Davada davalı olarak diğer paydaşlar bulunmaktadır. Davalı olan paydaşlar taşınmaz maldaki ortaklığın nasıl giderilmesi gerektiği konusunda taleplerini mahkemeye sunabilecektir.

Paylı mülkiyet halinde, paydaşların her birisi, müşterek olarak maliki olduğu malın paylaşılıp, kendi payını isteyebilmektedir. Çünkü, hiç kimse, mülkiyetini bir başkasıyla paylaşmaya devam etmek zorunda değildir. Buna göre, paylı mülkiyetin konusu olan bir malın paylaşımı bakımından paydaşların talebi iki şekilde sonuçlanacaktır. Öncelikle, tüm paydaşların bir araya gelerek paylaşma sözleşmesi yapması mümkündür. Ancak, paylaşmaya yönelik bir anlaşma sağlanamazsa, dava açılıp yargısal yolla paylaşma yapılacaktır.

Ortaklığın giderilmesi davasına ne zaman başvurulmalıdır?

Ortaklığın giderilmesi davasıyla, paylaşılamayan malların mahkemece alınacak bir kararla satışı ve elde edilen paranın ortaklara payları oranında dağıtılması amaçlanmaktadır.  Bu davalar en fazla miras hukukunda görülen davalardır. Mirasbırakan öldüğünde mallar bütün olarak mirasçılara geçmektedir. Böylece paylı mülkiyet ortaya çıkmakta ve çoğunlukla mirasçılar ortaklığın giderilmesi davasıyla malların paylaşılmasını istemektedir.  

Ortaklığın giderilmesi davasının açılma koşulları nelerdir?

Öncelikle, ortaklığın giderilmesi davasına başvurabilmek için arabulucuya gidilmelidir. Aksi halde, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilecektir. Arabuluculukta çözüm sağlanamazsa bu davanın açılabilmesi mümkün olacaktır.

Elbirliği ya da paylı mülkiyetin konusu olan bir mal olması gerekir. Bu malın taşınır ya da taşınmaz olması önemli olmayıp araba, bir şirketteki hisse payı, ziynet eşyası vb. mal varlığı değerleri olabilir.
Davacı, izale-i şuyu davasını açarken, ortaklıkta bulunan bütün tarafları, dosyaya dahil etmelidir. Dolayısıyla paydaşların tümü bu davada temsil edilmelidir.

Ortaklığın bitirilmesi istenilen malına ait bilgiler noksansız olarak belirtilmelidir. Buna göre taşınmazın ada ve parseli, arabanın plakası, patent belgesinin numarası vb. detaylara yer verilmelidir.

Davaya konu mala ilişkin ortaklığın gösterildiği belge de dosyaya eklenmelidir. Sözgelimi, mirasla mirasçıya kalan taşınmaz, tapuda kayıt edilmemişse, bu dava açılabilecektir. Fakat, taşınmazın sahibi olan mirasbırakana ait veraset ilamının dosyaya eklenmesi gerekmektedir.

Hukuksal bir işlem ya da paylı mülkiyetin devamlı olarak bir amaç için tahsis edilmiş olması nedeniyle, paylı mülkiyetin devamını gerektirir bir yükümlülük bulunmamalıdır.

Ortaklığın giderilmesi davasının açılabileceği mallar hangileridir?

Bu dava paylı ya da elbirliği mülkiyetinin konusu olan taşınmaz ya da taşınırlardaki ortaklığı sona erdirmek amacıyla açılabilmektedir. Davayı açabilmek için ilk önce taşınır ya da taşınmaz mal üzerinde birden çok kimsenin birlikte malik olması gerekir. Bu davalar en fazla, mirasçıların mirasa hak kazandığı ve elbirliği halinde mülkiyet sahibi oldukları taşınmaz mallara ortak olunması halinde açılmaktadır. Bu ortaklığın sona erdirilmesi için ortaklığın giderilmesi davası açılır. Taşınmazlarda bu davanın açılabilmesi için davaya konu yapılacak taşınmaz malın tapu sicilinde kaydının bulunması gerekmektedir.Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların ise, tapu siciline kayıtlarının yapılmasının ardından bu dava açılabilecektir.

Tapu kaydı henüz mirasbırakanda olan taşınmazın miras kaldığı mirasçıların, ortaklığın giderilmesi davasına başvurabilmesi için, taşınmaz malın tapuda kendilerine intikal ettirilmiş olması gerekmemektedir. Bu durumda, ortaklığın giderilmesi talepli dilekçeye, taşımaz malın tapu kaydının mirasbırakanın üzerinde olduğunun belirtilmesi ve dilekçe ekinde mahkemeye sunulan veraset ilamına göre paylaşım yapılması talebinde bulunulması yeterlidir.  

Hangi durumlarda ortaklığın giderilmesi davası açılamamaktadır?

TMK’nın 698/1. fıkrasına göre ortaklığın giderilmesi davasıyla taşınmaz ya da taşınır bir malı paylaşabilmek için iki durum gerçekleşmelidir. Birisi bu malların sürekli bir amaca özgülenmiş olmaması gerektiğidir. Diğeri ise bu mallar üzerinde ortaklığı devam ettirmeyi gerektiren hukuki bir işlem yoksa bu dava açılabilecektir.

Ortaklığın devamına ilişkin bir sözleşme varsa, sözleşme boyunca, haklı bir neden olmadıkça, ortaklığın giderilmesi davası açılamamaktadır. Bunun yanı sıra 698/3. fıkraya göre zamanı uygun değilse yine ortaklığın giderilmesi davasına başvurulamayacaktır. Dolayısıyla dürüstlük kurallarına göre uygun olmayan durum, paydaşların durumları ayrı ayrı ele alınarak mahkeme tarafından değerlendirilir. Örneğin, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunması durumunda, şerhin terkini sağlanmadıkça, ortaklığın giderilmesi istenemeyecektir.  Fakat, taşınmaz kirada ise ya da kentsel dönüşüme ayrılan alandaysa, uygun olmayan zamandan söz edilemeyecektir. Bu durumlarda dava açılabilecektir.

Paylaşma isteme hakkının, hukuki bir işlem yapılarak en çok 10 yıl süreyle sınırlandırılabilmesi mümkündür. Taşınmazlar açısından paylı mülkiyetin devam ettirilmesini öngören sözleşmeler resmi şekilde yapılmalıdır. Ayrıca bu mallar tapuda şerh edilebilir.

Ortaklığın giderilmesi davasında hangi talepler öne sürülebilir?

Bu davada paydaşların isteyebileceği birden fazla talep bulunmaktadır. Öncelikle paydaşlar, aynen taksimi isteyebileceklerdir. Ancak, ortaklığın pazarlık veya satış yoluyla sona erdirilmesini de isteyebilirler. Mahkeme tarafından burada ortaklığın giderilebilmesi için bir önkoşul bulunmaktadır. Buna göre taraflar arasında aynen taksim yapılmasının mümkün olduğu hallerde mahkemece ortaklığın giderilmesi kararı verilebilecektir. Sözgelimi, taşınmaz bir malın imar durumunun müsait olmaması halinde aynen taksime olanak bulunmayacaktır. Yargıtay, ortaklığın giderilmesi taleplerinde aynen taksimin yapılması istenmişse, mahkemece davaya konu malda aynen taksime olanak bulunup bulunmadığının araştırılması ve bunun sonucunda bir karar verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Ortaklığın satışla giderilmesi yönünde bir karar verildiğinde davaya konu malın satışı ihaleyle gerçekleşecektir. Bahse konu ihâlenin, sadece ortakların kendi aralarında gerçekleşebilmesi mümkündür. Ancak bunun için TMK md. 699/3. fıkraya göre tüm ortaklarının rızasının alınmış olması gerekmektedir.

Ortaklığın giderilmesi davasının tarafları kimlerdir?

Dava konusu taşınır veya taşınmazda ortaklık ya da paydaşlık hakkına sahip olanların tümüne tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Bu tebligatla taraflar davadan haberdar olacaklar ve taraf teşkili sağlanabilecektir. Davada malların sadece belirli bir bölümü ya da oranının paylaşımı söz konusu olmamaktadır. Dolayısıyla malın tamamına yönelik olarak açılan bir dava olmalı ve bahse konu malda devam eden ortaklık/paydaşlığın tümüyle sonlandırılması istenmelidir. Bundan dolayı bu malın paydaşı ya da ortağı olanların davada taraf olabilmesi gereklidir.

Davanın tarafı olması gereken ortak ya da paydaşlardan birisinin ölmesi durumunda, davaya bakan mahkeme, mirasçıların veraset ilamı alabilmeleri için uygun bir süre vermelidir. Mahkeme ilamında gösterilen kişilerin de usulüne uygun bir tebligatla davada taraf olmaları sağlanmalıdır.  

Alacaklılar, ortaklığın giderilmesi davası açabilir mi?

Paylı mülkiyetin konusu olan mallar hakkında, pay sahibi olan kimsenin payının haczedilebilmesi mümkündür. Haciz İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılabilmektedir. Ancak TMK uyarınca paydaşın malının satılması ve devredilmesi de mümkün olmaktadır. Bundan dolayı borçlunun paydaşı olduğu mallara yönelik izale-i şuyu davası açmasında hukuksal bir yarar yoktur. Bu hallerde alacaklı tarafından açılacak ortaklığın giderilmesi davası hukuksal yararı bulunmadığından reddedilecektir.

Bir kimsenin elbirliği halinde mülkiyetinde olan malların ortakların payları oranında bölünebilmesi mümkün değildir. Bu mallarda ortaklık, malın tümüne yayılmıştır. Bundan dolayı elbirliği halindeki mala ilişkin olarak borçlunun payına haciz konulamaz ve pay satışına ya da devrine olanak bulunmaz. Burada borçlunun elbirliği mülkiyetindeki malları üzerinde ortaklığın sona ermesinin beklenmesi ve paylı mülkiyetin ortaya çıkması gereklidir. Dolayısıyla alacaklı, elbirliği mülkiyetindeki mala ilişkin ortaklığın giderilmesi davası açabilecektir. Alacaklı tarafından bu davanın açılabilmesi için İcra ve İflas Kanunu md. 121’e göre bir yetki belgesi alınması gereklidir. Bu belge icra hukuk mahkemesinden alınmalıdır.

Ortaklığın giderilmesi davasında mahkeme kararını nasıl verir?

Taşınır ya da taşınmazlar açısından izale-i şuyu davası, malın tutarı ya da değerine bakılmadan açılabilir. Dava, yetkili ve görevli Sulh Ceza Mahkemesinde açılır.

Mahkeme izale-i şuyu davasında dosyaya bazı bilgi ve belgeleri almalıdır. Daha sonra taşınmazın durum ve değerini belirleyebilmek için, davaya konu taşınmaz üzerinde keşif yapmalıdır. Keşif yapılması üzerine bilirkişinin tutacağı rapora bakarak taşınmaz değeri mahkemece belirlenebilecektir. Buna göre mahkeme tarafından malın değerinin belirlenebilmesi için;

Davaya konu malın taşınmaz olması halinde, taşınmazın tapuya kaydının getirtilmesi sağlanmalıdır.
Taraf teşkilini sağlayabilmek için tarafların nüfus kayıtlarının dosyaya alınması sağlanmalıdır.
Ölen ortak ya da paydaşların veraset ilamlarının da dosyaya alınması sağlanmalıdır.

Taşınmazın bulunduğu yerdeki kadastro müdürlüğüne yazı yazılır. Taşınmaza ait kadastro belge ve bilgileri, çapı ve krokisi istenir.

Taşınmazın bulunduğu yerdeki il özel idaresine yazı yazılarak, taşınmazın belge ve bilgilerinin getirtilmesi gerekmektedir.

Ortaklığın giderilmesi davasında yargılama masrafları kimden alınır?

Bu davanın masrafları, davaya konu malda bulunan payları oranında, taraflardan alınmaktadır. Taraflar kendisini bir vekille temsil ettirmişse, vekiller için de vekalet ücretine hükmedilmektedir. Buna göre karşı taraf, kanuni vekalet ücretini diğer tarafa ödemelidir. Gider avansından artanlar davacıya iade edilmektedir.

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası nedir?

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ya da taşınmaz mallarda ortakların anlaşamaması halinde ortaklığın mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan davadır. Amaç, ortak mülkiyeti bireysel mülkiyete dönüştürmek veya mümkün değilse satış yoluyla ortaklığı sona erdirmektir.

2. Ortaklığın giderilmesi davasını kimler açabilir?

Taşınmaz veya taşınır malın paydaşlarından her biri, diğer paydaşlara karşı bu davayı tek başına açabilir. Birden fazla paydaş da birlikte dava açabilir. Davada tüm paydaşların taraf olarak yer alması zorunludur.

3. Ortaklığın giderilmesi davası hangi mallar için açılabilir?

Paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan arsa, ev, tarla, iş yeri, araç, şirket hissesi ve bazı taşınır mallar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. Miras kalan taşınmazlar ise uygulamada en sık karşılaşılan örneklerdir.

4. Miras kalan ev için ortaklığın giderilmesi davası açılabilir mi?

Evet. Mirasçılar paylaşım konusunda anlaşamazsa miras kalan ev, arsa veya tarla için ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. Bu dava özellikle miras hukukunda en sık başvurulan dava türlerinden biridir.

5. Ortaklığın giderilmesi davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?

Evet. Güncel düzenlemeye göre dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilebilir.

6. Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer?

Davanın süresi taşınmazın niteliğine, paydaş sayısına, keşif ve bilirkişi işlemlerine, itirazlara ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Taraf sayısının fazla olduğu veya satış aşamasına geçilen dosyalarda süreç daha uzun sürebilir.

7. Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmaz satılır mı?

Taşınmaz aynen bölünebiliyorsa öncelikle bu yol değerlendirilir. Bölünmesi mümkün değilse mahkeme satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verebilir ve satıştan elde edilen bedel pay oranlarına göre dağıtılır.

8. Ortaklığın giderilmesi davasında açık artırma zorunlu mudur?

Mahkeme satış kararı verdiğinde satış genellikle ihale yoluyla gerçekleştirilir. Belirli şartların bulunması halinde ortaklar arasında satış yapılması da mümkün olabilir.

9. Ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim ne demektir?

Aynen taksim, taşınmazın fiziksel olarak bölünerek her paydaşa ayrı bir bölüm verilmesidir. İmar durumu, yüzölçümü ve teknik koşullar buna uygunsa mahkeme satış yerine aynen taksime karar verebilir.

10. Ortaklığın giderilmesi davasında tüm mirasçıların davada bulunması gerekir mi?

Evet. Ortaklığın giderilmesi davasında tüm paydaşların davaya dahil edilmesi zorunludur. Eksik tarafla açılan davalarda usul yönünden sorunlar ortaya çıkabilir.

11. Tapu hâlâ miras bırakanın üzerindeyse dava açılabilir mi?

Evet. Tapu henüz mirasçılar adına intikal etmemiş olsa bile gerekli veraset ilamı sunularak ortaklığın giderilmesi talebinde bulunulabilir.

12. Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkeme keşif, bilirkişi incelemesi ve diğer delilleri değerlendirerek ortaklığın nasıl giderileceğine karar verir.

13. Ortaklığın giderilmesi davasında keşif yapılır mı?

Evet. Mahkeme, taşınmazın niteliğini, değerini ve aynen bölünmeye uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla keşif yapar ve bilirkişi raporu alır.

14. Ortaklığın giderilmesi davası hangi durumlarda açılamaz?

Ortaklığın devamını zorunlu kılan bir sözleşme bulunuyorsa, mal sürekli bir amaca özgülenmişse veya kanunen uygun olmayan bir zamanda dava açılmışsa ortaklığın giderilmesi davası açılamayabilir. Aile konutu şerhi bulunan taşınmazlarda da özel değerlendirme yapılır.

15. Ortaklığın giderilmesi davasında masrafları kim öder?

Yargılama giderleri kural olarak tarafların payları oranında karşılanır. Tarafların avukatla temsil edilmesi halinde ayrıca vekâlet ücretine de hükmedilebilir.

16. Ortaklığın giderilmesi davasında hissedarın rızası olmadan satış yapılabilir mi?

Mahkeme satış kararı verdiğinde, satış işlemi paydaşlardan birinin istememesi nedeniyle kendiliğinden engellenmez. Mahkeme kararı kesinleştikten sonra kanuni usule göre satış işlemleri yürütülür.

17. Ortaklığın giderilmesi davası devam ederken hissemi satabilir miyim?

Paylı mülkiyette hissedar, kural olarak kendi payını üçüncü kişilere devredebilir. Ancak somut olayın özelliklerine, dava aşamasına ve diğer paydaşların haklarına göre hukuki sonuçlar değişebileceğinden işlem öncesinde hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

18. Ortaklığın giderilmesi davasında alacaklı dava açabilir mi?

Paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti bakımından farklı kurallar uygulanır. Özellikle elbirliği mülkiyetinde belirli şartlar ve icra hukuk mahkemesinden alınacak yetki belgesiyle alacaklının dava açması mümkün olabilir.

19. Ortaklığın giderilmesi davası açıldıktan sonra anlaşma sağlanırsa ne olur?

Taraflar dava devam ederken anlaşarak ortaklığı kendi aralarında sona erdirebilir veya sulh olabilirler. Bu durumda mahkemeye anlaşma bildirilebilir ve yargılama buna göre sonuçlandırılabilir.

20. Ortaklığın giderilmesi davasında avukat tutmak zorunlu mudur?

Hayır. Avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak paydaş sayısının fazla olduğu, miras ilişkilerinin bulunduğu veya satış ve aynen taksim konusunda hukuki uyuşmazlık yaşanan dosyalarda hak kaybı yaşanmaması için uzman bir gayrimenkul ve miras hukuku avukatından destek alınması önemli avantaj sağlayabilir.

Dava Masrafları

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında yargılama giderleri, klasik hukuk davalarından farklı bir sisteme tabidir. Çünkü bu dava çift taraflı (iki tarafın da yararına sonuç doğuran) bir dava niteliğindedir ve verilen karar tüm paydaşları etkiler. Bu nedenle mahkeme; harç, keşif, bilirkişi, satış giderleri ve vekâlet ücretini, davayı kimin açtığına bakmaksızın paydaşların hisseleri oranında paylaştırır. Dava açılırken gerekli masraflar davacı tarafından peşin yatırılır; yargılama sonunda ise yapılan giderler mahkeme kararı doğrultusunda tarafların payları oranında bölüştürülür.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Başlıca Masraf Kalemleri (2026)

  • Başvurma harcı ve maktu harçlar: Dava açılırken yürürlükteki 2026 harç tarifesine göre peşin olarak ödenir.
  • Gider avansı, keşif ve bilirkişi ücretleri: Taşınmazın niteliğine, sayısına ve bilirkişi incelemesine göre değişmekle birlikte başlangıçta yaklaşık 10.000 TL ile 30.000 TL arasında gider avansı yatırılması gerekebilir.
  • Karar harcı (aynen taksim): Mahkeme taşınmazın aynen bölünmesine karar verirse, taksim edilen taşınmazın değeri üzerinden binde 4,55 oranında karar harcı alınır.
  • Karar harcı (satış yoluyla ortaklığın giderilmesi): Taşınmazın satışına karar verilmesi halinde satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında karar harcı tahsil edilir. Bu tutar genellikle satış bedelinden kesilir.
  • Satış giderleri: Satış ilanı, tellâliye, satış memurluğu ve benzeri giderler satış işlemleri sırasında oluşur ve satış bedelinden karşılanır.
  • Vekâlet ücreti: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenir. Ortaklığın giderilmesi davasının niteliği gereği vekâlet ücreti de kural olarak paydaşların hisseleri oranında paylaştırılır.

Ödeme gücü bulunmayan kişiler ise gerekli şartları taşımaları halinde adli yardım talebinde bulunarak harç ve yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulabilir veya bu giderleri dava sonunda ödeme imkânına kavuşabilir. Bu nedenle ekonomik imkânsızlık, tek başına ortaklığın giderilmesi davası açılmasına engel değildir.

MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

Mimoza Hukuk Bürosu olarak; ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları, miras kalan taşınmazların paylaşımı, paylı ve elbirliği mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, aynen taksim, satış yoluyla ortaklığın giderilmesi, tapu işlemleri ve miras hukukuna ilişkin tüm süreçlerde müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunuyoruz. Dava öncesindeki zorunlu arabuluculuk aşamasından dava dilekçesinin hazırlanmasına, delillerin toplanmasından keşif ve bilirkişi süreçlerinin takibine, mahkeme kararının uygulanmasından satış işlemlerinin sonuçlandırılmasına kadar sürecin her aşamasını titizlikle takip ederek müvekkillerimizin hak ve menfaatlerini en etkin şekilde korumayı amaçlıyoruz.

İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

BilgiDetay
İstanbul AvukatıFatma Türkan Kamış
Telefon0532 685 61 40
AdresAC MOMENT PLAZA, Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 Daire No:152, Kartal / İstanbul
E-postamimozahukuk@gmail.com
Hizmet AlanlarıCeza Hukuku, Boşanma Hukuku, Kira Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Ticaret Hukuku, Yabancılar Hukuku, İş Hukuku
Avukata Sor HattıTıklayın

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required