çalışan eş nafaka alabilir mi, çalışan kadın nafaka alabilir mi, yoksulluk nafakası, nafaka şartları, boşanmada nafaka, tedbir nafakası, iştirak nafakası, asgari ücretle çalışan nafaka alabilir mi, çalışan eşin nafaka hakkı, nafaka davası, nafaka kaldırma davası, Yargıtay nafaka kararları

ÇALIŞAN EŞ NAFAKA ALABİLİR Mİ?

Bu içerik 14 Eylül 2026 tarihinde güncellenmiştir.

Çalışan eşin nafaka hakkı, yalnızca gelir sahibi olup olmamasına değil; boşanma sonrası ekonomik duruma, tarafların kusur oranlarına, yaşam koşullarına ve nafaka türüne göre değerlendirilir.

  1. Çalışan eş de şartları varsa yoksulluk nafakası alabilir.
  2. Asgari ücretle çalışmak tek başına nafakaya engel değildir.
  3. Tedbir nafakası boşanma davası devam ederken gündeme gelir.
  4. İştirak nafakası ortak çocuğun giderlerine katılım amacı taşır.
  5. Düzenli ve yeterli gelir, yoksulluk nafakasının reddine yol açabilir.
  6. Nafaka miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre belirlenir.

Avukata sor ➔ +90 532 685 61 40

Adres ➔ AC Moment Yapı, Soğanlık Yeni Mh., Baltacı M. Paşa Sk No:18/152, 34880 Kartal/İstanbul

ÇALIŞAN EŞİN NAFAKA HAKKI

Bir eşin çalışıyor ve düzenli gelir elde ediyor olması, tek başına boşanma sonrasında nafaka alamayacağı anlamına gelmez. Çalışan eş nafaka alabilir mi? sorusunun cevabı; eşin gelir miktarı, ekonomik ve sosyal durumu, boşanma sonrasında yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, tarafların kusur durumları ve diğer eşin mali gücü birlikte değerlendirilerek belirlenir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175/1. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması şartıyla, geçimini sağlayabilmek için karşı tarafın mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebilir.

Bu nedenle çalışan bir eşin gelir elde etmesi, yoksulluk nafakası talebinin otomatik olarak reddedilmesini gerektirmez. Çalışan eşin elde ettiği gelir, boşanmadan sonra hayatını insanca sürdürebilmesi ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeterli değilse nafakaya hükmedilmesi mümkündür.

Mahkeme değerlendirme yaparken yalnızca eşin çalışıp çalışmadığına bakmaz. Tarafların gelirleri, malvarlıkları, yaşam koşulları, giderleri, sosyal durumları ve boşanmaya neden olan olaylardaki kusurları birlikte dikkate alınır.

Bu nedenle çalışan kadın nafaka alabilir mi veya çalışan erkek nafaka isteyebilir mi sorularına her olay açısından ayrı cevap verilmesi gerekir.

BOŞANMADA HANGİ NAFAKA TÜRLERİ BULUNUR?

Boşanma sürecinde ve boşanmadan sonra gündeme gelebilecek temel nafaka türleri yoksulluk nafakası, tedbir nafakası ve iştirak nafakasıdır.

Yoksulluk nafakası, boşanmanın kesinleşmesinden sonra eşlerden biri lehine hükmedilebilen nafakadır.

İştirak nafakası ise ortak çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına katılım amacıyla velayeti kendisine verilmeyen eş tarafından velayeti alan eşe ödenir.

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinde düzenlenen iştirak nafakası, doğrudan çocuğun üstün yararına yöneliktir. Velayet kendisine bırakılan eş bu nafakayı çocuk adına talep eder.

İştirak nafakasına ilişkin hükümler çocuğun korunmasına ve üstün yararına ilişkin olduğu için kamu düzeni kapsamındadır. Bu nedenle mahkeme, şartların bulunması hâlinde bu konuyu kendiliğinden de dikkate alır.

Çalışan eşin gelirinin bulunması, velayeti kendisine verilen ortak çocuklar için iştirak nafakası talep etmesini engellemez. Çocuğun giderleri ve tarafların ekonomik güçleri değerlendirilerek diğer eşin de çocuğun bakım giderlerine katılması sağlanır.

Bir diğer nafaka türü ise tedbir nafakasıdır. Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken eşin ve çocukların geçimlerinin sağlanabilmesi amacıyla hükmedilen geçici nitelikteki nafakadır.

Boşanma davası devam ederken eş için hükmedilen ödeme, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra şartları varsa yoksulluk nafakası olarak devam edebilir. Çocuklar bakımından ise boşanmanın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası gündeme gelir.

ÇALIŞAN EŞİN YOKSULLUK NAFAKASI ALMA ŞARTLARI NELERDİR?

Nafaka şartları değerlendirilirken ilk olarak nafaka isteyen eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceği belirlenir.

Çalışan eşin yoksulluk nafakası alabilmesi bakımından önemli koşullardan biri de nafaka isteyen tarafın boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamasıdır.

Nafaka isteyen eş diğer eşe göre ağır kusurlu ise yoksulluk nafakası talebi kabul edilmez.

Bununla birlikte tarafların eşit kusurlu olması, diğer şartların bulunması hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesine tek başına engel değildir.

Çalışan eşin gelirinin diğer eşin gelirinden belirgin şekilde fazla olması ve kendi gelirinin geçimini rahatlıkla sağlamasına yeterli bulunması durumunda yoksulluk nafakası talebi reddedilebilir.

Aynı şekilde çalışan eşin kendi malvarlığından yeterli gelir elde etmesi de nafaka değerlendirmesinde dikkate alınır.

Nafaka isteyen eşin yeniden evlenmesi durumunda yoksulluk nafakası sona erer. Ayrıca fiilen evliymiş gibi başka biriyle birlikte yaşaması da nafakanın kaldırılması sonucunu doğurabilir.

Nafaka talep edilen eşin ekonomik gücü de önemlidir. Karşı tarafın gelirinin bulunmaması veya nafaka ödeme gücünün son derece sınırlı olması nafaka miktarını etkileyebileceği gibi, somut olayın şartlarına göre nafaka talebinin reddedilmesine de neden olur.

Özellikle çalışan kadının nafaka hakkı, boşanma davalarında sıkça tartışılmaktadır. Kadının çalışıyor olması nafaka alamayacağı anlamına gelmez.

Kadının aldığı maaş, kendisini yoksulluktan kurtarmaya ve insanca yaşayabilmesine yeterli değilse diğer koşulların da bulunması hâlinde yoksulluk nafakası isteyebilir.

Dolayısıyla çalışan kadının nafaka hakkı belirlenirken yalnızca iş sahibi olması değil, aldığı ücretin gerçek geçim koşulları karşısında yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

ÇALIŞAN EŞ TEDBİR NAFAKASI ALABİLİR Mİ?

Tedbir nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde düzenlenmiştir. Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava devam ettiği sürece eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.

Bu kapsamda verilen tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken geçici olarak ödenen nafakadır. Tedbir nafakasının gündeme gelebilmesi için kural olarak taraflar arasında geçerli bir evlilik bulunmalıdır. Eşlerin ayrı yaşamaya başlamış olmaları veya boşanma davasının açılmış bulunması gerekir.

Ayrıca eşin ekonomik durumunun tedbir nafakasını gerektirmesi ve kanuni şartların oluşması gerekir.

Tedbir nafakası bakımından tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusurları yoksulluk nafakasındaki şekilde belirleyici değildir. Başka bir ifadeyle eşin boşanma davasında kusurlu olması, tek başına tedbir nafakası alamayacağı anlamına gelmez.

Tedbir nafakasının amacı, dava devam ederken eşlerden birinin ve çocukların evlilik birliği içindeki ekonomik koşullarına kıyasla ciddi bir geçim sıkıntısına düşmesini önlemektir. Bu nedenle çalışan eşin boşanma davası nedeniyle ekonomik durumunda önemli bir gerileme meydana geliyorsa çalışan eşe tedbir nafakası bağlanması mümkündür.

Tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Boşanmanın kesinleşmesiyle eş bakımından şartları mevcutsa yoksulluk nafakası, çocuk bakımından ise iştirak nafakası gündeme gelir.

ÇALIŞAN EŞ YOKSULLUK NAFAKASI İSTEYEBİLİR Mİ?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası, belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde boşanan eşlerden biri lehine hükmedilen nafaka türüdür. Yoksulluk nafakasının temel şartı, nafaka isteyen eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasıdır.

Kişinin boşanma sonrasında mevcut gelirleri, malvarlığı ve çalışma imkânlarıyla geçimini sağlayamayacağı anlaşılırsa yoksulluğa düşeceği kabul edilebilir. Kanunda kadın ve erkek arasında nafaka hakkı yönünden bir ayrım yapılmamıştır. Bu nedenle şartların bulunması hâlinde kadın da erkek de yoksulluk nafakası talep edebilir.

Çalışmayan ve herhangi bir gelir veya yeterli malvarlığı bulunmayan eş de diğer şartların varlığı hâlinde nafaka isteyebilir.

Nafaka isteyen tarafın boşanma sonucunda yaşam standardında ekonomik olarak fark edilebilir bir azalma meydana gelmesi değerlendirmede önem taşır.

YOKSULLUĞA DÜŞME DURUMU NASIL BELİRLENİR?

Mahkeme, nafaka isteyen eşin gerçekten yoksulluğa düşüp düşmeyeceğini belirlemek amacıyla ayrıntılı ekonomik ve sosyal durum araştırması yapar. Bu kapsamda öncelikle nafaka talep eden eşin çalışıp çalışmadığı ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı araştırılır.

Eşin düzenli bir geliri varsa bu gelirin miktarı tespit edilir. Elde edilen gelirin kişinin yoksulluğa düşmesini engelleyebilecek seviyede olup olmadığı değerlendirilir.

Kişinin gelir getiren bir işten ayrılmış olması hâlinde işten kendi isteğiyle mi yoksa zorunlu bir nedenle mi ayrıldığı araştırılabilir. Gelirin asgari ücret düzeyinde bulunup bulunmadığı da değerlendirmede dikkate alınır.

Nafaka isteyen tarafın ailesinden veya yakınlarından sürekli yardım alarak geçinip geçinmediği araştırılabilir. Tarafların ekonomik durumlarının birbirine yakın olup olmadığı da önemlidir.

Örneğin eşlerin gelir seviyeleri birbirine çok yakınsa ve taraflardan birinin diğerine göre ekonomik açıdan belirgin bir dezavantajı bulunmuyorsa yoksulluk nafakasına hükmedilmeyebilir.

KUSURLU EŞ YOKSULLUK NAFAKASI ALABİLİR Mİ?

Yoksulluk nafakası bakımından önemli şartlardan biri kusur durumudur. Nafaka isteyen eş, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalıdır. Nafaka isteyen tarafın tamamen kusursuz olması zorunlu değildir.

Diğer eşten daha az kusurlu veya eşit kusurlu olması durumunda diğer şartlar da varsa nafaka talep edilebilir. Ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olan tarafın yoksulluk nafakası talebi kabul edilmez.

Buna karşılık nafaka yükümlüsünün kusursuz olması, tek başına onu nafaka ödemekten kurtarmaz. Çünkü TMK m.175 kapsamında nafaka borçlusunun kusurlu olması şart değildir.

BAŞKA BİRİYLE YAŞAYAN EŞ NAFAKA ALABİLİR Mİ?

Fiilen evliymiş gibi başka biriyle yaşayan eş açısından yoksulluk nafakasının devamı mümkün değildir.

Nafaka alacaklısının evlenmesi hâlinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Nafaka alan tarafın evlenmeden başka biriyle fiilen evliymiş gibi yaşaması durumunda ise nafakanın kaldırılması mahkemeden istenebilir. Dolayısıyla karşı cinsten başka biriyle ortak hayat sürdüren nafaka alacaklısının durumunda nafaka iptali gündeme gelebilir.

NAFAKA BORÇLUSUNUN MALİ GÜCÜ NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka istenen eşin mali gücü de dikkate alınır.

Nafakanın miktarı diğer eşin ödeme kapasitesini aşacak şekilde belirlenemez. Tarafların gelir seviyeleri ve ekonomik yaşam koşulları birbirine çok yakınsa, bir eş aleyhine diğer eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi mümkündür. Bununla birlikte kişinin çalışma gücü bulunmasına rağmen yalnızca işsiz olması veya kendi iradesiyle işten ayrılmış bulunması da değerlendirme dışında değildir.

Somut olayın özelliklerine göre mahkeme kişinin çalışma gücünü, işten ayrılış nedenini ve gelir elde etme kapasitesini de dikkate alabilir.

ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞAN EŞ NAFAKA ALABİLİR Mİ?

Çalışan eş boşanma sonucunda ciddi ekonomik güçlük yaşayacak, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacak ve geçim sıkıntısına düşecekse yoksulluk nafakası isteyebilir. Özellikle asgari ücret veya düşük emekli maaşı gibi sınırlı gelire sahip kişilerin boşanma nedeniyle geçim güçlüğü yaşaması mümkündür.

Bu nedenle asgari ücretle çalışan kadın nafaka alabilir mi sorusuna tek başına “hayır” cevabı verilemez.

Asgari ücret düzeyinde gelirin bulunması bazı Yargıtay kararlarında tek başına yoksulluk nafakasına engel kabul edilmemiş, elde edilen gelirin kişinin geçimini sağlayıp sağlamadığı ayrıca değerlendirilmiştir. Ancak daha yeni tarihli bazı Yargıtay kararlarında, sürekli ve düzenli geliri bulunan eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği tespit edildiğinde yoksulluk nafakası talebinin reddedildiği de görülmektedir.

Dolayısıyla her dosyada tarafların güncel ekonomik ve sosyal koşulları ayrıca incelenmelidir.

NAFAKA DAVASINDA İSPAT VE DELİLLER NASIL TOPLANIR?

Bir nafaka davası sırasında mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını ayrıntılı biçimde araştırabilir. Tarafların çalıştıkları işyerleri hakkında bilgi istenebilir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak çalışma kayıtları ve sigortalılık durumları araştırılabilir. Kolluk aracılığıyla ekonomik ve sosyal durum araştırması gerçekleştirilebilir.

Tarafların tanıkları varsa bu kişilerin beyanları alınabilir.

Taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının belirlenmesi amacıyla ilgili kurumlara müzekkere yazılabilir.

Banka hesaplarının ve diğer ekonomik varlıkların tespiti için gerekli araştırmalar yapılabilir.

Özellikle yoksulluk nafakasında tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur durumları da önem taşıdığından tanık anlatımları ve diğer deliller değerlendirilir.

Gerek görülmesi hâlinde ekonomik durumun tespiti için bilirkişi incelemesine de başvurulabilir.

Sonuç olarak boşanma nedeniyle yaşam koşullarında ekonomik düşüş meydana geleceğini, yoksulluğa düşeceğini ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmadığını ispatlayan taraf, diğer yasal şartların da gerçekleşmesi hâlinde yoksulluk nafakası alabilir.

NAFAKANIN KALDIRILMASI VE NAFAKA İPTALİ DAVASI

Boşanma kararıyla karşı tarafa yoksulluk nafakası ödemesine karar verilen kişi, daha sonra kanunda öngörülen şartların ortaya çıkması hâlinde nafakanın kaldırılması için dava açabilir. Nafaka alan kişinin resmî olarak evlenmese dahi başka biriyle fiilen evliymiş gibi hayat sürmesi nafakanın kaldırılmasına neden olur.

Nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun sona ermesi de nafakanın kaldırılması sebebidir. Ayrıca nafaka alan kişinin haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde de nafakanın kaldırılması talep edilebilir.

Bu durumlarda nafaka borçlusu görevli aile mahkemesinde nafaka iptali davası açarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasını isteyebilir. Mahkemenin nafakanın kaldırılması konusunda verdiği karara karşı kanuni şartların bulunması hâlinde istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulması mümkündür.

ÇALIŞAN EŞİN NAFAKA HAKKI HAKKINDA YARGITAY KARARLARI

Çalışan eşin yoksulluk nafakası hakkı konusunda Yargıtay kararları incelendiğinde, yalnızca “çalışıyor olmak” üzerinden otomatik bir sonuca ulaşılmadığı görülmektedir.

Kararlarda özellikle eşin elde ettiği gelirin miktarı, gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı, kişinin boşanmayla yoksulluğa düşüp düşmeyeceği ve tarafların karşılıklı ekonomik durumları üzerinde durulmaktadır.

ASGARİ ÜCRET GELİRİ NAFAKANIN MİKTARINDA DİKKATE ALINABİLİR

Yoksulluk belirlenirken günün ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam biçimleri birlikte dikkate alınmalıdır. Hukuk Genel Kurulu ayrıca yoksulluk nafakasının sosyal ve ahlaki temellere dayandığını, evlilik devam ederken eşler arasında mevcut olan yardımlaşma ve dayanışma yükümlülüğünün boşanmadan sonra belirli ölçüde devam ettiğini belirtmiştir.

Kurul görüşmelerinde asgari ücretle çalışan kadının yoksulluğa düşüp düşmeyeceği konusunda görüş ayrılığı ortaya çıkmıştır. Çoğunluk, asgari ücretle çalışmanın tek başına yoksulluk nafakası bağlanmasına engel olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Yargıtay’ın yerleşik bazı kararlarında da asgari ücret seviyesinde gelir elde etmek yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir.

SÜREKLİ GELİRİ BULUNAN ÇALIŞAN EŞE NAFAKA VERİLMEYEBİLİR

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli kararında ise farklı bir değerlendirme yapılmıştır.

Uyuşmazlıkta davalı-karşı davacı erkek; kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası, kadın lehine hükmedilen nafakalar, çocuklar için belirlenen iştirak nafakaları ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur. Daire, somut olay bakımından sürekli gelir getiren bir işte çalışan kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesini doğru bulmamış ve hükmü bu nedenle bozmuştur.

ÇALIŞAN EŞ NAFAKASI SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Çalışan eş nafaka alabilir mi?

Evet, çalışan eşin gelirinin bulunması tek başına yoksulluk nafakası almasına engel değildir. Mahkeme, eşin boşanma sonrasında yoksulluğa düşüp düşmeyeceğini, gelirini, giderlerini, malvarlığını ve diğer eşin ekonomik durumunu birlikte değerlendirir.

2. Çalışan kadın nafaka alabilir mi?

Çalışan kadın, aldığı ücret geçimini sağlamaya yeterli değilse ve diğer nafaka şartları da mevcutsa yoksulluk nafakası alabilir. Çalışan kadının nafaka hakkı belirlenirken yalnızca çalışıp çalışmadığı değil, düzenli gelirinin boşanma sonrası yaşam giderlerini karşılayıp karşılamadığı dikkate alınır.

3. Asgari ücretle çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Asgari ücretle çalışmak, tek başına yoksulluk nafakası alınmasına engel değildir. Yargıtay kararlarında da asgari ücret düzeyindeki gelirin kişinin barınma, gıda, sağlık, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetip yetmediğinin ayrıca araştırılması gerektiği kabul edilmektedir.

4. Çalışan eş tedbir nafakası alabilir mi?

Boşanma davası devam ederken ekonomik koşulları gerektiriyorsa çalışan eş lehine tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası değerlendirilirken tarafların kusurundan çok, dava sürecindeki geçim ihtiyacı ve eşlerin ekonomik durumları esas alınır.

5. Çalışan anne çocuk için iştirak nafakası alabilir mi?

Evet, annenin çalışıyor olması çocuk için iştirak nafakası talep etmesine engel değildir. Velayeti kendisine verilen ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine diğer ebeveynin de mali gücü oranında katılmasını isteyebilir.

6. Eşlerin ikisi de çalışıyorsa nafaka bağlanır mı?

Her iki eşin de çalışması yoksulluk nafakasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak eşlerin düzenli gelirleri birbirine yakınsa ve nafaka isteyen eş boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyecekse yoksulluk nafakası talebi reddedilebilir.

7. Maaşı eşinden yüksek olan kişi nafaka alabilir mi?

Nafaka talep eden eşin düzenli gelirinin diğer eşten önemli ölçüde yüksek olması, yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığını gösterebilir. Özellikle kişi kendi geliri ve malvarlığıyla geçimini rahatlıkla sağlayabiliyorsa yoksulluk nafakasına hükmedilmesi beklenmez.

8. İşten ayrılan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

İşten ayrılmış olmak tek başına yoksulluk nafakası hakkı doğurmaz; mahkeme kişinin neden işten ayrıldığını ve yeniden çalışma imkânını araştırabilir. Eş kendi isteği dışında işsiz kalmış ve boşanma nedeniyle geçimini sağlayamayacak duruma düşmüşse diğer şartlarla birlikte nafaka talebi değerlendirilebilir.

9. Başka biriyle yaşayan eşin nafakası kesilir mi?

Nafaka alan eş yeniden evlenirse yoksulluk nafakası kanunen sona erer. Resmî evlilik olmamasına rağmen başka biriyle fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde ise nafaka borçlusu aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması davası açabilir.

10. Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Nafaka miktarı belirlenirken tarafların gelirleri, malvarlıkları, giderleri, ekonomik ve sosyal durumları, çocukların ihtiyaçları ve nafaka ödeyecek eşin mali gücü dikkate alınır. Mahkeme, somut olayın koşullarına ve hakkaniyet ilkesine göre yoksulluk nafakası, tedbir nafakası veya iştirak nafakası miktarını belirler.

MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

Mimoza Hukuk Bürosu olarak çalışan eşin nafaka hakkı, yoksulluk nafakası, tedbir nafakası, iştirak nafakası, nafakanın artırılması veya kaldırılması, boşanma davasında tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının değerlendirilmesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda nafaka şartlarının incelenmesi konularında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız. Boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında somut olayın özellikleri, tarafların gelir ve malvarlığı durumu, kusur oranları ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak dava sürecinin hukuka uygun şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır.

İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

BilgiDetay
İstanbul AvukatıFatma Türkan Kamış
Telefon0532 685 61 40
AdresAC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D NO:152, Kartal/İstanbul
Mailmimozahukuk@gmail.com
Hizmet AlanlarıCeza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku
Avukata Sor HattıTıklayın

SONUÇ: ÇALIŞMAK NAFAKA HAKKINI OTOMATİK OLARAK ORTADAN KALDIRMAZ

Bir eşin çalışıyor olması, nafaka talebinin doğrudan reddedilmesini gerektiren mutlak bir kural değildir.

Çalışan eşin boşanma sonrasında yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, elde ettiği gelirin temel yaşam giderlerini karşılayıp karşılamadığı, malvarlığı, sosyal ve ekonomik koşulları, karşı tarafın ödeme gücü ve boşanmadaki kusur durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle asgari ücretle çalışan veya düşük gelir elde eden eşin, diğer şartların da bulunması hâlinde yoksulluk nafakası alması mümkündür.

Buna karşılık düzenli ve yeterli geliri bulunan, ekonomik olarak kendi geçimini sağlayabilen ya da diğer eşle aynı veya daha yüksek gelir seviyesine sahip olan kişinin yoksulluk nafakası talebi reddedilebilir.

Tedbir nafakası bakımından ise çalışma ve kusur durumu yoksulluk nafakasındaki kadar belirleyici değildir. Boşanma davası devam ederken tarafların ekonomik koşullarındaki dengesizlik ve geçim ihtiyaçları esas alınır.

Ortak çocuklar yönünden iştirak nafakası ise eşin çalışıp çalışmamasından bağımsız olarak çocuğun ihtiyaçları ve anne-babanın ekonomik güçleri dikkate alınarak belirlenir.

Sonuç olarak çalışan eş nafaka alabilir mi sorusunun tek bir cevabı bulunmamaktadır. Nafaka hakkı; gelir, gider, malvarlığı, yaşam standardı, kusur, çocukların ihtiyaçları ve karşı tarafın mali gücü birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required