işçinin işverene verdiği zarar, işçinin verdiği zarar maaştan kesilir mi, işçinin işverene verdiği zararın tazmini, işverenin haklı nedenle feshi, haklı fesih nedenleri, işçinin kusuru nedeniyle fesih, işçinin maaşından kesinti, işveren işçiden tazminat isteyebilir mi, işçinin işyerine zarar vermesi, İş Kanunu 25. madde

İŞÇİNİN İŞVERENE VERDİĞİ MADDİ ZARARIN TAZMİNİ

Bu içerik 15 Eylül 2026 tarihinde güncellenmiştir.

İşçinin işverene verdiği maddi zarar; olayın niteliğine, kusur durumuna ve zarar miktarına göre haklı fesih, tazminat sorumluluğu ve ücret kesintisi gibi önemli hukuki sonuçlar doğurur.

  1. ➔ İşçi kusuruyla verdiği zarardan sorumlu olabilir.
  2. ➔ Büyük zararlar haklı fesih nedeni olabilir.
  3. ➔ Otuz günlük ücret sınırı önem taşır.
  4. ➔ Zarar miktarı bilirkişiyle tespit edilebilir.
  5. ➔ İşverenin kusuru da ayrıca değerlendirilir.
  6. ➔ Maaştan kesinti her durumda yapılamaz.

Avukata sor ➔ +90 532 685 61 40

Adres ➔ AC Moment Yapı, Soğanlık Yeni Mh., Baltacı M. Paşa Sk No:18/152, 34880 Kartal/İstanbul

İŞÇİNİN İŞVERENE VERDİĞİ ZARAR VE MADDİ ZARARIN TAZMİNİ

İş ilişkisi devam ederken işçinin görevini yerine getirmesi sırasında işverene veya işyerine maddi zarar vermesi uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir. İşçinin işverene verdiği zarar, olayın niteliğine ve zararın miktarına göre hem iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi sonucunu ve ayrıca işçinin meydana gelen zararı karşılamakla yükümlü tutulmasına neden olur.

Başka bir ifadeyle, işçinin davranışı nedeniyle işverenin maddi kayba uğraması yalnızca iş ilişkisinin sona erdirilmesi bakımından değil, işverenin zararının tazmini bakımından da sonuç doğurabilir. İşveren, şartların oluşması halinde iş sözleşmesini haklı veya geçerli nedenle sona erdirebileceği gibi uğradığı zararın işçiden tahsil edilmesini de talep edebilir.

Bu nedenle işçinin işverene verdiği maddi zarardan sorumluluğu değerlendirilirken İş Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin birlikte incelenmesi gerekir.

İŞÇİNİN VERDİĞİ ZARAR NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN HAKLI NEDENLE FESHİ

İşçi, iş sözleşmesinden doğan görevlerini yerine getirirken gerekli özeni göstermek ve sadakat borcu kapsamında işverenin haklı menfaatlerini korumakla yükümlüdür. İşçinin görevini özensiz biçimde yerine getirmesi veya işyerindeki araç, makine, tesisat ve diğer eşyalara zarar vermesi belirli şartlar altında işverenin haklı fesih hakkını gündeme getirir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesinde, işçinin kendi isteği veya savsaması nedeniyle işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi yahut işyerine ait olan veya işyerine ait olmamakla birlikte işçinin elinde bulunan makine, tesisat, eşya veya maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla karşılanamayacak ölçüde zarara veya kayba uğratması, işveren açısından haklı nedenle fesih sebebi olarak düzenlenmiştir.

Bu düzenlemede birbirinden bağımsız iki farklı haklı fesih nedeni bulunmaktadır.

Bunlardan ilki, işçinin kasıtlı davranışı veya ihmali sonucunda iş güvenliğini tehlikeye düşürmesidir. İşçinin davranışı sonucunda mutlaka somut bir zarar meydana gelmesi gerekmeden, işin güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye düşürülmesi haklı fesih bakımından değerlendirilir.

İkinci durum ise işçinin, işyerindeki makine, tesisat, araç, gereç veya diğer eşyalarda otuz günlük ücretini aşacak büyüklükte zarar meydana getirmesidir. İşçinin otuz günlük ücretle karşılayamayacağı ölçüde zarar oluşturması, iş güvenliğini tehlikeye düşürme halinden ayrı bir haklı fesih nedeni olarak aynı bent içerisinde düzenlenmiştir.

ZARARIN KASTEN VEYA İHMALLE MEYDANA GELMESİ HAKLI FESHİ ETKİLER Mİ?

Yargıtay uygulamasında, işçinin işyerine ait veya işçinin kullanımına bırakılmış makine, tesisat, eşya ve diğer maddeleri otuz günlük ücretinin karşılayamayacağı ölçüde zarara uğratması halinde, zararın kasten veya taksirle meydana gelmiş olması haklı fesih değerlendirmesini tek başına değiştirmemektedir.

Dolayısıyla işçinin kusuru nedeniyle işverene zarar vermesi halinde zararın mutlaka bilinçli ve kasıtlı olarak meydana getirilmesi aranmaz. İşçinin ihmali, dikkatsizliği veya özensiz davranışı sonucunda ortaya çıkan zarar da kanunda aranan diğer koşulların bulunması halinde iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilmesine neden olur.

OTUZ GÜNLÜK ÜCRET HESABINDA HANGİ ÜCRET DİKKATE ALINIR?

İş Kanunu’nda zarar miktarı değerlendirilirken dikkate alınacak otuz günlük ücretin brüt ücret mi yoksa net ücret mi olduğu açıkça belirtilmemiştir. Yargıtay kararlarında işçi lehine yorum ilkesi gereğince hesaplamada brüt ücretin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Bununla birlikte, İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesinde belirtilen otuz günlük ücret, geniş anlamda ücret değil dar anlamda ücret olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle işçiye ödenen; ikramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ek ödemeler, otuz günlük ücretin belirlenmesinde dikkate alınmamalıdır.

Dolayısıyla işçinin işverene verdiği zarar nedeniyle fesih değerlendirilirken, işçinin temel brüt ücreti ile meydana gelen zarar miktarı karşılaştırılmalıdır.

İŞÇİNİN ZARARI ÖDEMESİ FESİH HAKKINI ORTADAN KALDIRIR MI?

İşçinin meydana gelen zararı hemen karşılaması, zararı daha sonra ödeyeceğini bildirmesi veya işverenin zarar bedelini işçiden hiç talep etmemiş olması, şartları oluşmuşsa işverenin haklı nedenle fesih hakkını ortadan kaldırmaz. Başka bir ifadeyle, işçinin zararı gidermesi ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Bu nedenle zarar miktarı kanunda belirtilen sınırı aşıyorsa ve diğer koşullar da gerçekleşmişse, işçinin zararı ödemiş olması tek başına haklı fesih imkanını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde işverenin önce zarar bedelini işçiden istememiş olması da fesih hakkının kullanılmasını engellemez.

İŞVERENİN UĞRADIĞI ZARARI İŞÇİDEN TALEP ETME HAKKI

İşverenin kullanabileceği hukuki imkan yalnızca iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden ibaret değildir. İşçinin kusurlu davranışı nedeniyle işveren maddi zarara uğramışsa, işveren zararının tazmini için işçiye karşı dava açabilir.

İş Kanunu’nun 26. maddesinin ikinci fıkrası da haklı nedenle fesih durumunda işverenin işçiden tazminat isteme hakkının saklı olduğunu düzenlemektedir. Bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilmiş olması, işverenin meydana gelen zarar için ayrıca tazminat istemesine engel değildir.

İşveren, fesih hakkını kullandıktan sonra koşulları bulunuyorsa işçiye karşı tazminat davası açarak uğradığı maddi zararın karşılanmasını talep edebilir.

TÜRK BORÇLAR KANUNUNA GÖRE İŞÇİNİN ZARARDAN SORUMLULUĞU

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi uyarınca işçi, üstlendiği işi özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Bunun yanında TBK’nın 400. maddesinde işçinin işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumlu olduğu açıkça düzenlenmiştir.

Ancak meydana gelen her zarar nedeniyle işçinin otomatik olarak zararın tamamından sorumlu tutulması mümkün değildir. TBK’nın 400. maddesinin ikinci fıkrasına göre işçinin zarardan sorumluluğu belirlenirken; işin tehlikeli olup olmadığı, yapılan işin uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ve işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenekleri ile mesleki nitelikleri dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla işçinin sorumluluğu belirlenirken yalnızca meydana gelen maddi zarara bakılmaz. İşin niteliği ve çalışma koşullarının yanı sıra işçinin kişisel ve mesleki özellikleri de değerlendirmeye dahil edilir. Bu nedenle hem objektif koşulların hem de işçiye özgü sübjektif özelliklerin işçinin kusur oranının belirlenmesinde önemli rolü bulunmaktadır.

İŞÇİ HEM İŞTEN ÇIKARILIP HEM DE TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNDA KALABİLİR Mİ?

İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, işçi kusurlu davranışıyla işverene maddi zarar vermişse iki farklı hukuki sonuçla karşı karşıya kalabilir. Şartları oluştuğunda işçinin iş sözleşmesi tazminatsız olarak feshedilebilir. Bunun yanında işveren, meydana gelen zararın ayrıca işçi tarafından karşılanmasını da talep edebilir.

Bu nedenle iş sözleşmesinin sona erdirilmiş olması, işçinin maddi zarardan doğan sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İşçinin işverene verdiği zararın tazmini amacıyla açılacak davalarda görevli mahkeme ise iş mahkemesidir.

İŞVERENİN ZARARI NASIL TESPİT EDİLİR?

İşverenin yalnızca kendi hazırladığı tutanaklara dayanarak belirlediği zarar miktarı, kural olarak işçinin sorumlu tutulması açısından tek başına yeterli değildir. Aynı şekilde yalnızca tanık ifadelerine dayanılarak da gerçek zarar miktarının kesin biçimde belirlenmesi mümkün olmayabilir.

İşverenin maddi zararının tespiti için zarar gören araç, makine, tesisat veya diğer eşya üzerinde uzman kişiler tarafından inceleme yapılması gerekebilir. Gerektiğinde olayın meydana geldiği işyerinde de keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilerek gerçek zarar miktarı belirlenir.

Bu nedenle işçinin sorumluluğuna ilişkin bir uyuşmazlıkta zarar miktarının tespiti teknik bilgi gerektiriyorsa, mahkeme tarafından bilirkişi incelemesine başvurulması önem taşır.

İŞVERENİN DE KUSURU VARSA İŞÇİ ZARARIN TAMAMINDAN SORUMLU OLUR MU?

İşçinin işverene verdiği maddi zarar belirlenirken yalnızca işçinin davranışı incelenmez. Aynı zamanda işverenin olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir.

İşveren, işçiyi mesleki bilgi, eğitim ve becerilerine uygun bir görevde çalıştırmalıdır. Bunun yanında işçiye açık ve doğru talimatlar vermeli, işin güvenli ve doğru şekilde yapılabilmesi için gerekli araç, ekipman ve malzemeleri sağlamalıdır.

İşveren ayrıca çalışma ve üretim organizasyonunu işin niteliğine uygun ve hatasız biçimde kurmakla yükümlüdür. İşveren bu yükümlülüklerini yerine getirmemişse, ortaya çıkan başarısızlık veya maddi zararın tamamından işçinin sorumlu tutulması her durumda mümkün olmaz.

Örneğin yeterli eğitim verilmeden işçiye teknik bir makinenin kullandırılması, uygun olmayan ekipman temin edilmesi, yanlış talimat verilmesi veya iş organizasyonunun hatalı kurulması nedeniyle zarar meydana gelmişse işverenin ortak kusuru gündeme gelebilir.

Böyle bir durumda kusur dağılımına göre işveren zararın bir kısmına veya tamamına katlanmak zorunda kalabilir. Bu nedenle işçinin işverene verdiği zararda kusur oranı, tazminat miktarının belirlenmesi açısından büyük önem taşır.

İŞVEREN ZARARI DOĞRUDAN İŞÇİNİN MAAŞINDAN KESEBİLİR Mİ?

Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri de işçinin maaşından zarar kesintisi yapılıp yapılamayacağıdır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 407. maddesinin ikinci fıkrası, kural olarak işverenin işçiden olan alacağını işçinin ücret alacağıyla takas etmesini sınırlandırmaktadır. Bu nedenle işveren, işçinin kendisine zarar verdiğini ileri sürerek zarar bedelini tek taraflı şekilde doğrudan işçinin ücretinden kesemez.

İşveren, işçiden olduğunu ileri sürdüğü tazminat alacağını tahsil etmek için alacak davası açabilir veya şartlarının bulunması halinde icra takibi başlatabilir.

İŞÇİNİN YAZILI ONAYI VARSA MAAŞTAN KESİNTİ YAPILABİLİR Mİ?

İşçinin açık ve yazılı onayının bulunması halinde işverenin uğradığı zararın işçinin ücretinden kesinti yapılarak karşılanması mümkündür. Dolayısıyla işçinin rızasının bulunmadığı durumlarla yazılı olarak kesintiye onay verdiği durumların birbirinden ayrılması gerekir.

İşçinin maaşından kesinti bakımından Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıca özel bir istisna daha bulunmaktadır. İşçinin kasten meydana getirdiği ve varlığı yargı kararıyla kesinleşmiş bir zarar söz konusuysa, bu zarardan doğan işveren alacağı ücretle takas edilebilir.

Ancak bu durumda dahi işverenin işçinin ücretinden sınırsız şekilde kesinti yapması mümkün değildir.

İş Kanunu’nun 35. maddesindeki ücretin korunmasına ilişkin düzenleme gereğince, işçinin ücretinden yapılacak kesinti aylık ücretinin dörtte birinden fazla olamaz.

İŞÇİNİN İŞVERENE VERDİĞİ ZARAR SIKÇA SORULAN SORULAR

1. İşçi işyerinde bir makineye zarar verirse işten çıkarılabilir mi?

İşçinin kendi kusur veya ihmali nedeniyle işyerindeki makine, tesisat, araç ya da eşyalarda otuz günlük ücretinin karşılayamayacağı ölçüde zarar meydana getirmesi, İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesi kapsamında haklı fesih nedeni olabilir. İşverenin haklı nedenle fesih yapabilmesi için zararın miktarı ve olayın işçiye yüklenebilirliği somut delillerle ortaya konulmalıdır.

2. İşçinin verdiği zarar maaşından kesilebilir mi?

İşveren, işçiden olan alacağını kural olarak işçinin rızası olmadan ücret alacağıyla takas edemez ve zararı doğrudan maaştan kesemez. İşçinin kasten verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zararlarda ise alacak, ücretin haczedilebilir kısmı ölçüsünde mahsup edilebilir.

3. İşçinin işverene verdiği zarar ne kadar olursa haklı fesih yapılabilir?

İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesinde, işçinin işyerindeki mal, makine, tesisat veya diğer eşyalara otuz günlük ücretinin tutarıyla karşılayamayacağı derecede zarar vermesi haklı fesih kapsamında düzenlenmiştir. Zarar miktarının otuz günlük ücreti aşıp aşmadığı değerlendirilirken Yargıtay uygulamasında işçinin dar anlamdaki brüt ücreti esas alınmaktadır.

4. İşçi yanlışlıkla zarar verirse tazminat ödemek zorunda kalır mı?

İşçinin zararı kasten vermesi şart değildir; kusurlu, ihmalkâr veya dikkatsiz davranışı sonucunda oluşan zararlar da işçinin sorumluluğunu doğurabilir. Ancak tazminat miktarı belirlenirken işin niteliği, işçinin eğitimi ve tecrübesi, kusur oranı ve işverenin olayda kusurunun bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir.

5. İşçi verdiği zararı öderse yine de işten çıkarılabilir mi?

İşçinin işverene verdiği zararı sonradan ödemesi, şartları daha önce oluşmuş olan haklı fesih hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla zarar bedelinin ödenmesi ile işverenin İş Kanunu kapsamında sahip olduğu fesih hakkı birbirinden ayrı hukuki sonuçlardır.

6. İşveren işçinin verdiği zararı nasıl ispatlar?

İşverenin hazırladığı tek taraflı tutanaklar veya yalnızca tanık anlatımları, özellikle teknik zararların miktarının belirlenmesinde her zaman yeterli olmaz. Zarar gören makine, araç veya ekipman üzerinde bilirkişi ya da ekspertiz incelemesi yapılarak gerçek zarar miktarının somut biçimde belirlenmesi önem taşır.

7. İşverenin de kusuru varsa işçi zararın tamamını öder mi?

İşverenin yanlış talimat vermesi, gerekli eğitimi sağlamaması, uygun ekipman temin etmemesi veya iş organizasyonunu hatalı kurması zararın meydana gelmesine katkıda bulunmuşsa işçinin zararın tamamından sorumlu tutulması mümkün olmayabilir. İşçinin tazminat sorumluluğu belirlenirken işverenin ortak kusuru da dikkate alınarak zarar taraflar arasında kusur oranına göre paylaştırılabilir.

8. İşveren işçiye verdiği zarar nedeniyle tazminat davası açabilir mi?

İşveren, işçinin kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen maddi zararın karşılanması için işçiye karşı tazminat talebinde bulunabilir; haklı fesih yapılmış olması bu talep hakkını ortadan kaldırmaz. İş Kanunu’nun 26. maddesi de haklı fesih nedeniyle tarafların doğmuş tazminat haklarının saklı olduğunu düzenlemektedir.

9. İşçinin işverene verdiği zarar davasında hangi mahkeme görevlidir?

İşçinin iş ilişkisi kapsamında görevini yerine getirirken işverene verdiği maddi zararın tazmini konusunda ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş ilişkisinden kaynaklandığı için iş mahkemelerinde görülür. Davada işçinin kusuru, işverenin ortak kusuru, gerçek zarar miktarı ve zararla işçinin davranışı arasındaki nedensellik bağı değerlendirilir.

10. İşçinin verdiği zarar nedeniyle işveren ne kadar süre içinde haklı fesih yapmalıdır?

İş Kanunu’nun 25/II kapsamındaki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda fesih hakkı, işverenin olayı öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü içinde ve kural olarak fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. İşçinin olaydan maddi çıkar sağlaması halinde kanunda belirtilen bir yıllık üst süre uygulanmaz.

MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

Mimoza Hukuk Bürosu olarak, işçinin işverene verdiği maddi zarar, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi, işçinin kusurunun ve zarar miktarının tespiti, işverenin ortak kusuru, ücret kesintileri ve işçiye karşı açılacak tazminat davaları gibi iş hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlığın özelliklerine göre olayın hukuki niteliği, fesih şartları, deliller, bilirkişi incelemesi, tazminat sorumluluğu ve iş mahkemesinde izlenecek süreç değerlendirilerek müvekkillerimizin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

BilgiAçıklama
İstanbul AvukatıFatma Türkan Kamış
Telefon0532 685 61 40
AdresAC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal/İstanbul
Mailmimozahukuk@gmail.com
Hizmet AlanlarıCeza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku
Avukata Sor HattıTıklayın

İŞÇİ TARAFINDAN MEYDANA GELDİĞİ İDDİA EDİLEN ZARARA İLİŞKİN TESPİT TUTANAĞI

…/…/20… tarihinde, ……………………………………………….. unvanlı işyerinde çalışan ……………………………………………….. isimli işçinin görevini yerine getirdiği sırada meydana gelen olay sonucunda işyerine ait ……………………………………………….. üzerinde maddi zarar oluştuğu tespit edilmiştir.

Olayın meydana geliş şekli, zarar gören malzeme, makine, araç veya ekipmanın durumu, olay yerindeki mevcut bulgular ve konu hakkında bilgisi bulunan kişilerin beyanları aşağıda ayrıntılı olarak kayıt altına alınmıştır.

İlk tespitlere göre meydana gelen zararın yaklaşık ………………………….. TL olduğu değerlendirilmekte olup, kesin zarar miktarı gerektiğinde teknik inceleme, ekspertiz veya bilirkişi değerlendirmesi sonucunda belirlenecektir.

İşçinin olayın meydana gelmesindeki kusurunun bulunup bulunmadığı ve varsa kusur oranı, olayın tüm koşulları, işçiye verilen görev ve talimatlar, işçinin eğitim ve mesleki yeterliliği, kullanılan araç ve ekipmanların durumu ile işverenin gerekli iş organizasyonunu sağlayıp sağlamadığı birlikte değerlendirilerek tespit edilecektir.

İşçiden olayla ilgili yazılı savunma talep edilmiş olup, işçi tarafından sunulan beyan ve savunmalar EK-1 olarak işbu tutanağa eklenecektir. İşbu tutanak, olayın ve mevcut durumun tespiti amacıyla düzenlenmiş olup tek başına işçinin kusuru, sorumluluğu veya zarar miktarını kesin olarak kabul ettiği anlamına gelmez.

OLAYIN ÖZETİ

………………………………………………………………………………………………..
………………………………………………………………………………………………..
………………………………………………………………………………………………..

ZARAR GÖREN MAL / MAKİNE / ARAÇ / EKİPMAN

………………………………………………………………………………………………..

İLK TESPİT EDİLEN ZARAR

………………………………………………………………………………………………..

OLAYA İLİŞKİN TANIK / TESPİT GÖREVLİLERİ

Ad Soyad: …………………………………………
Unvan: ……………………………………………..
İmza: ……………………………………………….

Ad Soyad: …………………………………………
Unvan: ……………………………………………..
İmza: ……………………………………………….

Ad Soyad: …………………………………………
Unvan: ……………………………………………..
İmza: ……………………………………………….

TUTANAK BİLGİLERİ

Tutanağın Düzenlendiği Tarih: …/…/20…
Tutanak Saati: ………………..
İşyeri Adı: ………………………………………………..
İşyeri Adresi: …………………………………………….

İŞÇİ BİLGİLERİ

Adı Soyadı: …………………………………………….
T.C. Kimlik No: ………………………………………..
Görevi / Unvanı: ……………………………………….
İmza: ………………………………………………………

EK-1: İşçinin olayla ilgili yazılı savunması.
EK-2: Varsa fotoğraf, kamera kaydı, teknik servis veya ekspertiz raporu.
EK-3: Varsa zarar gören mal veya ekipmana ilişkin fatura, servis kaydı ve maliyet belgeleri.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required