saklı pay, saklı paylı mirasçı, yasal mirasçı, atanmış mirasçı, miras paylaşımı, mirastan feragat, mirasın reddi, reddi miras, mirasın reddedilmesi, bağışlamanın geri alınması, bağışlama sözleşmesi, hibe, ölünceye kadar bakma sözleşmesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi saklı pay, ölünceye kadar bakma sözleşmesi şartları, ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptali

MİRAS PAYLAŞIMI VE MİRAS KONUSUNDA ÇOK SORULANLAR -1

Miras bırakan öldüğünde arkada bıraktığı mirası, kendiliğinden mirasçılara geçmektedir. Murisin öldüğü zaman hayatta kalan belirli mirasçıları vardır. Bunlar murisin öldüğü zaman hayatta ise, kendiliğinden miras paylarını alırlar. Muris ölmeden önce, mirasçının ölmüş olması yani hayatta olmaması halinde, mirasçılık sıfatı olmayacaktır. Buna göre kural olan, murisin öldüğünde hayatta olan kişilerin mirasçı olabileceğidir. Mirasçılar miras paylaşımı konusunda çok fazla soru sormaktadır. Bu nedenle miras konusundaki serimiz devam edecek ve ilk kısmını bu yazıda bulabilirsiniz.

Miras hukuku konusundaki önceki yazılarımızı da gözden geçirebilirsiniz.

 

  1. Mirastan feragat sözleşmesi isimli makalemize bu linkten ulaşabilirsiniz.
  2. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi isimli makalemize bu linkten ulaşabilirsiniz.
  3. Miras sözleşmesi isimli makalemize bu linkten ulaşabilirsiniz.
  4. Mirasın reddi isimi makalemize bu linkten ulaşabilirsiniz.
  5. Murisin ölmeden önce mirasçılarını mirastan mahrumiyetiyle ilgili “Murisin muvazaalı işlemleri – Mirastan Mal Kaçırma” makalemize bu linkten ulaşabilirsiniz.
  6. Vasiyetname konulu makalemize bu linkten ulaşabilirsiniz.

1. MİRAS KONUSUNDA GENEL BİLGİLER

Miras bırakan öldükten sonra, bir an bile hayatta olan kişiler mirasçı olacak ve malvarlığına hak kazanacaklardır. Bu neden önemli, çünkü muris ve eşinin bir trafik kazasında ölmesi sonucunda, sağ kalan eş bir an dahi yaşamış olsa, önce mirasçı olacak ve sağ kalan eşin de ölmesiyle, muristen kalan mallar, doğrudan sağ kalan eşin mirasçılarına kalacaktır. Dolayısıyla miras paylaşımı için miras bırakanın ölümü halinde kimlerin hayatta olduğunun belirlenmesi gerekir.

Murisin ölmesiyle birlikte kural olarak ayni haklar, alacaklar, taşınırlar, taşınmaz mallar ve bunlar üzerindeki zilyetlikler mirasçılara geçmektedir.  Miras bırakanın bırakmış olduğu borçlar nedeniyle mirasçılar kişisel olarak sorumlu olacaklardır. Murisin atanmış mirasçıları da murisin ölümü halinde kendiliğinden miras haklarına kavuşurlar.

Miras bırakan ölmeden mal varlığını istediği kişilere dağıtabilir. Ancak saklı paylar dediğimiz yasal miras paylarının bir kısmını kesinlikle devredemez. Buna göre murisin altsoy, sağ kalan eş ve anne-babasının yasal paylarının bir kısmını ayırması gerekir. Eğer bu kimselerin saklı paylarını başkalarına vasiyet ve miras sözleşmesi gibi bir ölüme bağlı tasarrufla başkasına verdiğinde, tenkis davası gündeme gelecektir.

Ölüme bağlı tasarruflar miras sözleşmesi, vasiyet ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi miras bırakanın tasarruflarıdır. Miras sözleşmesi, muris ölmeden önce yalnızca resmi şekilde yapılabilen bir ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyet, 15 yaşında olan ve ayırt etme gücü bulunanların yapabildiği resmi el yazılı ve istisnai durumlarda sözlü olan bir ölüme bağlı tasarruftur.


2. VERASET İLAMI NEDİR?

Mirasçılık belgesi olarak da bilinen veraset ilamı, mirasçının arkada bıraktığı mirasçılarını gösteren mahkeme kararı ya da noterlik kağıdıdır. bu ilamı mahkemeye başvurarak yasal mirasçılar, mirasçı atananlar, vasiyet alacaklıları talep edebilir. Böylece hak sahipliğini belgelemiş olurlar. Tenkis ve izaleyi şüyu davası gibi davalarda bu belgeyi kullanabilirler. Dolayısıyla miras paylaşımı için bu belgeye ihtiyaç vardır.

Miras bırakanın yasada belirtilen mirasçıları yasal mirasçı olarak adlandırılır. Ölüme bağlı bir tasarrufla murisin atadığı mirasçılar atanmış mirasçı olur.

Bu mirasçılar 3. zümreye kadar olan mirasçılardır. Yani sağ kalan eş, altsoya, anne-baba ve kardeşlerdir.


3. MİRASTAN YOKSUNLUK NEDİR?

Mirasçı olmak için muris öldüğünde hayatta olmak gerekmektedir. Bazı kimseler murisin bıraktığı mal varlığına mirasçı ya da vasiyet alacaklısı olamazlar. Bazı durumlar mirastan yoksun olmaya neden olur. Mirastan yoksun olduğunda, bu kimsenin alt soyu mirasçı olmaya devam eder, yani yoksun olan adeta muris öldüğünde hayatta değil gibi olur. Dolayısıyla miras paylaşımı yapılırken mirastan yoksunluk durumu da önemlidir.

Mirastan yoksun kimseler;

 

  1. Murisi kasten öldüren ya da buna teşebbüs eden kimselerdir.
  2. Miras bırakanı ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma sokan kimselerdir.
  3. Murisin ölüme bağlı bir tasarruf yapmasına ya da bu tasarruftan dönmesi konusunda aldatma, zorlama ya da korkutmaya başvuran kimselerdir.
  4. Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufunu ortadan kaldıran ya da bozan kimselerdir.

4. SAĞ KALAN EŞİN MİRAS PAYI NE KADARDIR?

Evlilik birliğinde edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması durumunda, eşler ya da mirasçılar, diğerine ait artık değerin ½’ sini alırlar. Eşin vefat etmesi halinde sağ kalan eşin, önceki yaşamını sürdürebilmesi için, aile konutu üzerinde katılma alacağından mahsup edilmesini, yetmezse bedeli eklenerek intifa ya da oturma hakkı verilmesini talep edebilir.

Eşlerden birisi vefat ettiğinde sağ kalan eşe miras bırakır. Ancak sağ kalan eşin miras payı, miras bırakanın hangi mirasçılarıyla birlikte olduğuna göre değişir. Buna göre sağ kalan eş;

 

  1. Murisin anne/babasıyla birlikte kaldığında, mirasın ½’ sini alır.
  2. Murisin altsoyu (çocuk ve torunlarıyla) birlikte kaldığında, mirasın ¼’ ünü alır.
  3. Murisin büyükanne/büyükbabasıyla ve kardeşleriyle mirasçı olduğunda, mirasın ¾’ ünü alır.
  4. Yukarıda sayılanların hiç birisi yoksa, yani tek kaldığında, mirasın tümünü alır.

5. BOŞANMA DURUMUNDA EŞLER BİRBİRİNE MİRASÇI OLABİLİR Mİ?

Eşler boşanma kararı kesinleştikten sonra vefat ettiklerinde artık boşanmış olduklarından, yasal olarak birbirlerine mirasçı olamazlar. Bunun yanı sıra ölmeden önce birbirlerine yaptıkları ölüme bağlı tasarruflarla birbirlerine haklar tanımış olabilirler. Bu hakları boşanmakla birlikte, farklı bir düzenleme yapmadıkça, kaybetmektedirler. Ancak eşler hakkında ayrılık kararı verilmesi halinde birbirlerine mirasçı olmaya devam ederler. Dolayısıyla miras paylaşımı yaparken boşanma durumunda sağ kalan eski eşe miras düşmeyecektir.

Eşlerin boşanma davası devam ederken, eşlerden birisinin vefatı durumunda, ölen eşin mirasçıları boşanma davasına devam ederler. Eğer diğer eş kusurlu ise ve bunun ispatı durumunda, birbirlerine mirasçı olamazlar.


6. DEVLETİN MİRASÇI OLMA DURUMU

Murisin herhangi bir mirasçısı yoksa, devlet mirasçı olarak tek başına kalır. Dolayısıyla murisin 3. derece dahil mirasçılarından ya da altsoyundan kimsenin hayatta olmaması durumunda, miras devlete geçecektir. Dolayısıyla miras paylaşımı halinde ortadan herhangi bir mirasçı yoksa devlet mirasçı olacaktır.


7. SAKLI PAYLI MİRASÇILAR KİMDİR?

Muris, vefatı öncesinde malvarlığını istediği şekilde başkalarına bırakabilir. Fakat kanunda, bazı mirasçıların saklı payları bulunmaktadır. Bunlar miras bırakanın çocukları, torunları, anne ve babası ve eşidir. Miras bırakan kanunun saydığı bu kimselere mirasın bir kısmını bırakmak zorundadır. Dolayısıyla miras bırakanın normalde bırakacağı mirasın bir kısmını ölmeden önce başkalarına verebilirken, bir kısmını saklı pay olarak ayırmak zorundadır.

Kanuna göre altsoy, sağ kalan eş ve anne-babanın saklı payları şunlardır;

 

  1. Mirasçının alt soyu, yasada belirtilen payının, yarısını saklı pay olarak alır.
  2. Mirasçının anne babası, yasada belirtilen payının, ¼’ ünü saklı pay olarak alır.
  3. Murisin sağ kalan eşi, alt soy ya da anne-babayla birlikte kalması durumunda, yasada belirtilen payının, tümünü (sırasıyla mirasın ¼ ve ¾’ ünü) saklı payı olur. Ancak alt soy ya da anne babası yoksa, sağ kalan eşin diğer durumlarda ¾ oranında saklı payı olacaktır.

8. SAKLI PAY İHLALİNDE TENKİS DAVASI

Miras bırakanın kanunda bazı mirasçılarının saklı payı olduğu yazmaktadır. Bu saklı paya sahip olanlar altsoy, sağ kalan eş ve anne-babadır. Miras bırakan ölmeden evvel, mal varlığını başkalarına dağıtmış olsa dahi, saklı pay sahipleri, yasal miras paylarının bir kısmını saklı pay olarak alırlar. Bunu da tenkis davası ile almaktadırlar.

Muris sağlığında saklı payları ihlal ettiğinde 1 yıl -10 yıllık bir sürede tenkis davasıyla bu ihlal sona erdirilmektedir. Söz gelimi murisin tüm mallarını çocuklarından birisine vermişse tenkis davası gündeme gelecektir. Murisin 4 çocuğu varsa yasal miras payının yarısını saklı pay olarak alırlar. Muris malvarlığının tümünü çocuklarından yalnızca birisine bağışlamış olması halinde, diğer çocuklar yasal haklarının yarısını kendisine miras bırakılan çocuktan alabilirler. Buna göre saklı payları ihlal edilen çocuklar, tenkis davası açacaklardır.

Tenkis davası sonucunda saklı paylı mirasçıların hakkı önce ölüme bağlı bir tasarruf varsa bundan karşılanacak, yetmemesi halinde, diğer sağlar arası kazandırmalardan karşılanacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Don`t copy text!