Boşanmada kadının hakları nelerdir, boşanma davasında kadın neler talep edebilir, boşanan kadın ne kadar nafaka alır, boşanmada kadın evin yarısını alabilir mi, boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır, boşanmada kadın ne kadar tazminat alır, boşanmada düğün takıları kime kalır, boşanmada çocuğun velayeti kime verilir, çalışan kadın boşanmada nafaka alabilir mi, boşanma davasında kadın evden çıkmak zorunda mı

BOŞANMA DAVASINDA KADININ HAKLARI

Bu içerik 9 Ekim 2026 tarihinde güncellenmiştir.

ÖZET: Boşanma davasında kadının hakları; nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyalarının iadesi, çocuğun velayeti, aile konutunun korunması ve tedbir taleplerini kapsamakta olup bu hakların kullanılabilmesi, boşanmanın türüne, tarafların kusur durumuna, ekonomik koşullara ve somut olayın özelliklerine göre değişmektedir.

  • → Kadın, boşanma sürecinde tedbir nafakası ve şartları oluştuğunda yoksulluk nafakası talep edebilir.
  • → Boşanmada daha az kusurlu veya kusursuz kadın, koşulları varsa tazminat isteyebilir.
  • → Evlilikte edinilen mallar, uygulanacak mal rejimi hükümlerine göre tasfiye edilir.
  • → Kadın, kendisine ait ziynet eşyalarının iadesini veya bedelini talep edebilir.
  • → Çocuğun velayeti, çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenir.
  • → Kadın, boşanma sürecinde aile konutunun kendisine tahsisini ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınmasını isteyebilir.

Giriş

Boşanma, evlilik birliğinin kanunda öngörülen şekilde sona erdirilmesidir. Evlilik birliğini sona erdirmek isteyen kadın ve erkek iki şekilde boşanabilmektedir. Bunlardan birisi çekişmeli diğeri ise anlaşmalı boşanma şeklindedir. Eşler, evlilikleri bir yıldan fazla sürmüşse anlaşmalı ya da çekişmeli boşanabilmektedir. Ancak, bir yıldan daha az evli kalmış olmaları durumunda eşler yalnızca çekişmeli olarak boşanabileceklerdir. Boşanmada kadının hakları oldukça merak edilen bir konudur. Bu makalede boşanma davasında kadının hakları nelerdir, nasıl hareket edilmesi gerekmektedir gibi konulara değinilecektir.

Eşlerin, boşanmaya ilişkin aralarında anlaşma sağlanamadığı takdirde çekişmeli boşanma yoluna gitmeleri gerekir. Çekişmeli boşanma davasını çiftlerden hangisinin açtığına bakmaksızın hâkim dava sonucunda vereceği kararında kanuna dayanacaktır.

Dolayısıyla boşanma davasını ilk açan üstün tarafta olmayıp boşanmanın yasal sonuçları bulunmaktadır.

Mahkeme kararını verirken tarafların haklarını gözetmeli, evlilikleri boyunca takındıkları tutumlara göre bir hüküm kurmalıdır. Bu kapsamda eşlerin genellikle ekonomik durumları dikkate alınarak, kadın lehine kararlar verilebilmektedir. Bu sebeple boşanmada kadının haklarının erkek karşısında daha fazla korunduğu söylenebilir.

Anlaşmalı boşanma davasında ise hâkim anlaşmalı boşanma protokolünde ele alınan esaslara ve kanundaki düzenlemelere dayanarak hüküm kurmaktadır.

Boşanma davasında kadının sahip olduğu haklar

Taraflar, bir yıldan fazla evli kalmış olmaları ve boşanmak istemeleri durumunda anlaşmalı olarak boşanabilmektedir. Anlaşmalı boşanma halinde hâkim, tarafların hazırladığı protokole bakarak bir değerlendirme yapmaktadır. Çekişmeli boşanma davasının açılması halinde ise boşanma davasına kimin başvurduğuna bakılmaz ve hâkim önündeki dosyaya göre kararını verir. Ancak kanunda gerek anlaşmalı gerekse çekişmeli boşanma davasında kadın açısından birtakım haklar tanınmıştır. Bu haklardan bazıları şunlardır;

⦁  Ayrı yaşama hakkı
⦁ Maddi ve manevi tazminat isteme hakkı
⦁ Nafaka hakkı
⦁ Aile konutuna şerh koyma hakkı
⦁ Ziynet eşyası talep hakkı
⦁ Malların eşitçe paylaşılması hakkı
⦁ Kişisel eşyalarını isteme hakkı
⦁ Velayet hakkı
⦁ Çocukla kişisel ilişki kurma hakkı
⦁ Çocuğun teslimini isteme hakkı
⦁ Çocuğun tedbiren velayetini isteme hakkı
⦁ Ortak konutun kendisine tahsis edilmesini isteme hakkı
⦁ Ücretsiz avukat yardımından faydalanma hakkı

Kadın boşanma davasında malların ne kadarını isteyebilir?

Evlilik birliği kurulurken ya da sonrasında mallar üzerinde mülkiyet, tasarruf ve yönetime ilişkin mal rejimi sözleşmesi yapılabilir. Tarafların kanunda sayılan rejimlerden birisini seçmemesi halinde edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Kadınlar bu rejime göre boşanma davasında, malların eşit bir şekilde paylaşılmasını isteme hakkına sahiptir. Kanuna göre, boşanmanın ardından mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılmalıdır.

Kadınların ekonomik olarak güçsüz olmaları nedeniyle yasal olarak koruma altında olduğu söylenebilir. Buna göre evlilik birliğinde edinilen mallar kadın ve erkek arasında adaletli olarak paylaştırılacaktır. Böylece kadın, evliliği boyunca elde edilen mallar ile diğer varlıklardan eşit bir şekilde paylaşım hakkı isteyebilecektir.

Kadınların ayrıca kişisel eşyalarının kendisine verilmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Kadın bu yöndeki talebini mahkemeye sunarak kişisel eşyasının kendisine verilmesini isteyebilecektir. Buna göre mahkeme tarafından kadına özgülenmiş olan ve kişisel kullanımındaki eşyalar kadına verilecektir. Edinilmiş mallara katılma rejimi dolayısıyla kadının evlilik öncesi edindiği malları, evliliği boyunca kendisine bağış yapılan mallar, kendisini kullandığı kıyafetleri, makyaj aletleri, çantası, gözlüğü vb. eşyaları kendisine ait şahsi mallarıdır.

Kadının boşanmada ziynet eşyasını talep hakkı

Boşanma davasında kadının hakları arasında ziynet eşyasını isteme hakkı da bulunmaktadır. Evlilik birliği kurulurken kadın ve erkek arasında ziynet eşyalarının kime ait olacağı konusunda bir anlaşma yapılabilir. Bu şekilde bir anlaşmanın olması halinde buna göre hareket edilecektir. Bu konuda bir anlaşma sağlanması zorunlu olmayıp, anlaşmanın olmaması halinde mahkemenin belirleyeceği karara uyulmalıdır. Ancak, kadınlar boşanma davasında düğün ve nişanda kendisine takılan ziynet eşyalarını isteyebileceği kabul edilmektedir. Bu yöndeki talepleri, kadının boşanma davasının görüldüğü sırada mahkemeden istemesi yeterli olacaktır. Kanunda bu yönde açık bir düzenleme bulunmamakta ancak Yargıtay, kadının ziynet eşyalarını istemesi hususunda kadın lehine kararlar vermektedir. Erkeğe takılmış olan çeyrek ya da tam altın gibi takılar ile para ya da diğer takılanlar aksi ispatlanmadıkça kadına yapılan bir bağış olarak kabul edilmektedir.

Kadının boşanmada tazminat talep etme hakkı

Boşanma davasında kadının hakları arasında tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır. Kadınlar boşanma davasında, maddi tazminat talebinde de bulunabilir. Tazminat talepleri açısından tarafların kusur oranlarına bakılmaktadır. Kadının boşanmaya sebep olaylarda kusuru yoksa veya eşinden daha az kusuru varsa, maddi tazminat talebinde bulunabilecektir. Kadınlar evlilik birliği devam ederken yaşadıkları zulüm, haksızlık, şiddet ya da başkaca sebeplerle kaybettikleri gelirlerini maddi tazminat yoluyla geri alabilmektedir.

Eşlerden birisi, diğerinin kişilik haklarına saldırıda bulunması halinde manevi tazminat gündeme gelecektir. Kadın evliliği boyunca eşinin aşağılanmasına, hakaretlerine ya da psikolojik şiddetine maruz kalmışsa kişilik haklarına saldırılmış demektir. Böylece kadın boşanma davasında manevi tazminat talebinde bulunabilecektir.

Kadın boşanma davasında nafaka isteyebilir mi?

Boşanma davasında kadının hakları arasında nafaka da bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununa göre boşanmanın ardından, eşlerin birbirlerine nafaka vermeleri gerekebilir. Nafaka hakkı, erkek ya da kadın açısından eşit bir şekilde ele alınmalıdır. Boşanmanın kadın açısından ekonomik anlamda olumsuz etkileri olabilir. Kadına verilecek nafakayla bu olumsuzluk giderilebilecektir. Boşanma davası nedeniyle kadınlar yoksulluk, iştirak ve tedbir nafakası isteyebilir.

Boşanmanın ardından kadının yoksulluğa düşecek olması halinde, talebi varsa, kendisine yoksulluk nafakası verilecektir. Fakat, boşanmaya konu olaylarda kadının kusuru erkekten fazlaysa, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmektedir. Yoksulluk nafakasına hak kazanabilmesi için kadının, erkekten daha az kusurlu yahut erkekle eşit kusurunun bulunması gerekmektedir.

Boşanmanın ardından müşterek çocuğun velayeti kadında kalmışsa, çocuğun reşit olmasına kadarki masraflarına katılmalıdır. Çünkü bu nafaka, çocuğun velayeti kadına bırakıldığında çocuğa harcanacak olan bir nafakadır.,

Taraflar boşanmak için dava açtıklarında hâkim kadına tedbir nafakası verilmesine karar verebilir. Diğer nafaka türlerinin aksine tedbir nafakası, boşanma kararından sonra değil boşanma davasının açılması tarihinden itibaren ödenmesi gerekli olan bir nafakadır. Bu nafakanın hem kadın hem de çocuk için istenebilmesi mümkündür.  

Kadına verilen tedbir nafakası, onun boşanma davası devam ederken geçimini sürdürebilmesi için verilen bir nafakadır. Çocuğa verilen tedbir nafakası, çocuğun masraflarına katkı için verilen nafakadır. Buna göre, boşanma davasının görüldüğü sırada çocuk kendisinde kalan kadın, boşandığı eşinden çocuğun geçimine yönelik masraflara katılmasını isteyebilir.

Kadın boşanmada müşterek çocuğun velayetini isteyebilir mi?

Boşanmada kadının hakları arasında çocuğun velayetini talep hakkı da vardır. Çocuğun velayetinin hangi tarafa verileceği belirlenirken, çocuğun üstün yararı dikkate alınmaktadır. Buna göre çocuğun en iyi nasıl korunacağı, eğitim, sağlık ve gelişim durumuna bakılmalıdır. Bu yapılırken bir çocuk pedagogundan yardım alınarak çocukların da dinlenmesi sağlanmaktadır.

Boşanma davasının açılmasıyla birlikte eşlerin ayrı yaşama hakkına sahip olmaları nedeniyle, çocuğun velayetinin de düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda kadın çocuğun velayetini boşanma davası sırasında geçici olarak alabilme hakkına sahiptir.

Velayet konusunda kadınlar, erkeklerle aynı haklara sahiptir. Dolayısıyla velayetin kadında ya da erkekte kalacağı konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak küçük çocukların velayetleri genel olarak annede kalmaktadır. Çünkü, küçüklerin üstün yararı gereği gelişimleri açısından annenin sevgi ve ilgisine ihtiyaçları bulunmaktadır.

Kadının çocukla kişisel ilişki kurma hakkı

Boşanmada kadının hakları arasında velayet kendisine verilmediğinde çocukla kişisel ilişki kurma talebi de vardır. Kanunda, boşanma davası sırasında ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurulması yönünde talep hakkının bulunduğu belirtilmektedir. Kişisel ilişki kurma hakkı, hâkimin kendiliğinden dikkate alması gerekli bir haktır. Çünkü, hâkim velayetin kimde kalacağını belirtirken, kişisel ilişki kurulması kararını da vermelidir. Bu hak, çocuğun gelişimi açısından önemli olup onun üstün yararı bunu gerektirmektedir.

Kadın boşanmada tedbir kararı aldırabilir mi?

Boşanmada kadının hakları arasında tedbir kararı isteme hakkı da bulunmaktadır. Kadınları korumak adına boşanma davasında tedbir kararı alınabilmektedir. Dolayısıyla kadınların güvenliği ve çocuğun bakımına ilişkin mahkeme bazı tedbirlere başvurabilmektedir.

Kadının boşanmada aile konutuna şerh konulmasını isteme hakkı

Boşanma davasının görüldüğü sırada eşler aile konutuna ilişkin kötüniyetli davranışlarda bulunabilir Bunun önlenmesi adına kadın ya da erkek aile konutuna şerh konulmasını isteme hakkına sahiptir. Dolayısıyla tapuda eşlerin birisinin adına kaydı bulunan ve aile konutu olarak tahsil edilen eve ilişkin, boşanmanın mali sonuçlarından kurtulabilmek için bazı hukuksal işlemler yapılabilir. Bu nedenle aile konutunun başkalarına devrini engellemek adına aile konutuna şerh konulabilecektir. Böylece boşanma sonrası söz konusu olabilecek icra takibi de sonuçsuz kalmış olmayacaktır.

Kadının boşanmada ortak konutun kendisine tahsis edilmesini isteme hakkı

Eşlerin evlilik birliği devam ederken kural olarak eşlerin birlikte yaşamaları gerekir. Bu nedenle ortak konut belirlenir ve zorunlu nedenlerle ayrı yaşamalarının gerekmesi haricinde birlikte bir yaşam sürmeleri ve evlilik nedeniyle sahip oldukları yükümlülükleri birlikte üstlenmeleri gerekmektedir.

Boşanma davasının açılmasıyla birlikte, kadın ayrı yaşama hakkına sahip bulunacaktır. Örneğin, erkek, kin ya da intikam hisleriyle kadına yaklaşarak, onun ortak konutundan ayrılmasını sağlayabilir. Böylece kadını zorlayarak onun babasının evinde ya da başka bir yerde sığınmasına neden olabilmektedir.

Boşanma davasında kadının haklarına kavuşması için avukat yardımı gerekli mi?

Boşanmada kadının birtakım hakları bulunmaktadır. Ancak bu haklarının bazılarının doğrudan talep edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda, bir talep yoksa, mahkeme bu hususları kendiliğinden gözetmeyecek ve kadın hakkına kavuşamayacaktır. Bu nedenle,  talepler ve hukuki süreç açısından avukat yardımı gerekmektedir.  

Örneğin kadın ortak konutun kendisine ve müşterek çocuklarına tahsisine karar verilmesini isteyebilir. Böylece kadının bu hakkını bilmesiyle ortak konutta yaşamını sürdürmeye hakkının olduğunun farkında olacak ve eşinin kendisini bu konuttan uzaklaştırmasına engel olabilecektir. Ya da eşi tarafından aldatılan bir kadının, bu durumu ispat etmesi halinde, nafaka ya da çocukların velayetini alma gibi konularda eşinden daha fazla haklara sahip olacaktır. Bu kapsamda, delillerin hukuka uygun olarak toplanması ve uygunsuz delillerin mahkemece incelenemeyeceğinin bilinmesi önemlidir.

Boşanma davasında hak kayıplarının yaşanmaması adına boşanan kadının avukat yardımından istifade etmesi kendi yararına olacaktır. Bu nedenle boşanma davasının hukuksal zeminde ele alınması ve sürecin daha etkili takibi açısından hukuk büromuzda tecrübeli aile hukuku avukatları çalışmalarına devam etmektedir. Bu konuya ilişkin olarak hukuki yardım ihtiyacınızın olması halinde hukuk büromuzla doğrudan irtibat kurulması yeterli olacaktır.

Boşanmada Kadının Hakları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Boşanma davasında kadının hakları nelerdir?

Boşanma davasında kadının hakları arasında nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyalarının iadesi, velayet ve aile konutunun tahsisini talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu hakların kullanılabilmesi, Türk Medeni Kanunu hükümlerine, tarafların ekonomik durumuna, kusur değerlendirmesine ve somut olayın koşullarına bağlıdır.

2. Boşanmak isteyen kadın eşinden neler talep edebilir?

Boşanmak isteyen kadın, gerekli hukuki şartların oluşması halinde eşinden tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklarını talep edebilir. Ayrıca müşterek çocuğun velayetini, çocuk için iştirak nafakasını, kendisine ait ziynet eşyalarını ve ortak konutun kullanımının kendisine bırakılmasını isteyebilir.

3. Boşanmada kadın evin ve arabanın yarısını alabilir mi?

Boşanmada mal paylaşımı, eşler arasında geçerli olan mal rejimine göre belirlenir ve edinilmiş mallara katılma rejiminde kadın, kural olarak diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Evlilik süresince edinilen ev ve araba bu hesaba dahil edilebilirken miras, bağış ve evlilik öncesinde edinilen kişisel mallar kural olarak paylaşım dışında tutulur.

4. Boşanan kadın ne kadar nafaka alabilir?

Boşanma davasında kadına bağlanacak nafaka miktarı, tarafların gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçları ve nafaka türüne göre mahkeme tarafından belirlenir. Yoksulluk nafakası bakımından boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmama koşulları aranırken, kanunda herkes için geçerli sabit bir nafaka miktarı bulunmamaktadır.

5. Boşanmada kadın hangi durumlarda tazminat alabilir?

Boşanmada kadın, boşanmaya neden olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olması ve boşanma nedeniyle mevcut ya da beklenen menfaatlerinin zedelenmesi halinde maddi tazminat isteyebilir. Ayrıca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğramışsa, diğer eşin kusuru da değerlendirilerek manevi tazminata hükmedilebilir.

6. Boşanmada düğün takıları ve altınlar kime kalır?

Yargıtay’ın güncel içtihadına göre boşanmada düğün takılarının kime ait olduğu belirlenirken öncelikle tarafların anlaşması, ardından ispatlanan yerel örf ve âdet, bunlar yoksa takıların kime verildiği ve hangi cinse özgü olduğu dikkate alınır. Bu nedenle düğünde takılan bütün altınların doğrudan kadına ait olduğu söylenemez ve ziynet eşyalarının iadesi talepleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

7. Boşanma davasında çocuğun velayeti anneye mi verilir?

Boşanma davasında çocuğun velayeti belirlenirken annenin veya babanın cinsiyetinden ziyade çocuğun üstün yararı, yaşı, bakım ihtiyaçları, eğitim durumu ve ebeveynlerin yaşam koşulları dikkate alınır. Mahkeme, gerekli sosyal incelemeleri ve çocuğun görüşünü değerlendirerek velayetin anneye veya babaya verilmesine karar verebilir.

8. Boşanma davası açan kadın evden ayrılmak zorunda mı?

Boşanma davası açan kadın, yalnızca boşanma talebinde bulunduğu gerekçesiyle ortak konuttan ayrılmak zorunda değildir ve mahkemeden aile konutunun geçici olarak kendisine tahsis edilmesini isteyebilir. Özellikle şiddet, tehdit veya güvenlik riski bulunan durumlarda 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve konut tahsisi gibi koruyucu tedbirler talep edilebilir.

9. Çalışan kadın boşanma davasında nafaka ve tazminat alabilir mi?

Çalışan kadının düzenli gelirinin bulunması, boşanma davasında nafaka veya tazminat talep etmesine tek başına engel değildir. Ancak yoksulluk nafakası bakımından boşanma sonrasında yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, tazminat bakımından ise kanuni şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir.

10. Anlaşmalı boşanmada kadın hangi haklarından yararlanabilir?

Anlaşmalı boşanmada kadın, boşanma protokolü kapsamında nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyaları, çocuğun velayeti ve kişisel ilişki düzenlemeleri hakkında anlaşmaya varabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca hâkim, tarafları bizzat dinleyerek boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeleri uygun bulmalı, gerekli gördüğü değişiklikler de taraflarca kabul edilmelidir.

Boşanan Kadınlar İçin Pratik Öneriler

Boşanma sürecinde kadınların karşılaşabileceği hukuki sorunlar; nafaka, mal paylaşımı, velayet, tazminat, ziynet eşyaları ve aile konutunun kullanımı gibi farklı konularda ortaya çıkabilmektedir. Aşağıdaki somut örnekler, boşanma davasında kadının haklarının günlük hayatta nasıl kullanılabileceğini açıklamaktadır.

1. Eşi Tarafından Aldatılan Kadının Boşanma ve Tazminat Hakkı

Ayşe, eşinin başka bir kadınla ilişki yaşadığını öğrenmiş ve hukuka uygun şekilde elde ettiği delillerle boşanma davası açmıştır. Aldatma eyleminin ispatlanması ve kanuni şartların oluşması halinde Ayşe, boşanmayla birlikte maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

2. Çalışmayan Kadının Boşanma Sonrasında Nafaka Talebi

Fatma, 15 yıllık evliliği boyunca çalışmamış ve evin geçimini tamamen eşi sağlamıştır. Boşanmayla birlikte yoksulluğa düşecek olan Fatma, eşinden daha ağır kusurlu olmaması halinde ekonomik durumlar dikkate alınarak yoksulluk nafakası isteyebilir.

3. Çalışan Kadının Boşanmada Nafaka Alması

Zeynep, asgari ücretle çalışmakta, eşi ise yüksek gelir elde etmektedir. Zeynep’in çalışıyor olması yoksulluk nafakası talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; mahkeme, gelirinin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığını ve diğer koşulları değerlendirir.

4. Evlilikte Alınan Evin Kadının Üzerine Olmaması

Merve, evlendikten sonra eşiyle birlikte bir ev satın almış ancak tapu yalnızca eşinin adına düzenlenmiştir. Evin edinilmiş mal niteliğinde olması halinde Merve, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında kural olarak artık değerin yarısı üzerinden katılma alacağı talep edebilir.

5. Eşinin Arabayı Satmasından Endişelenen Kadın

Elif, boşanma davası açmadan önce eşinin evlilik içinde alınan otomobili üçüncü kişiye devretmeye hazırlandığını öğrenmiştir. Elif, mal rejiminden kaynaklanan alacaklarının korunması amacıyla koşulları varsa mahkemeden ihtiyati tedbir talep edebilir.

6. Düğün Altınları Eşi Tarafından Bozdurulan Kadın

Hatice’nin düğününde kendisine takılan bilezikler, eşi tarafından bozdurularak işyerinin borçlarının ödenmesinde kullanılmıştır. Hatice, ziynetlerin kendisine ait olduğunu ve eşinin bunları iade yükümlülüğünün bulunduğunu ispatlayabildiği ölçüde altınların iadesini veya bedelinin ödenmesini isteyebilir.

7. Boşanma Davası Açınca Evden Çıkarılmak İstenen Kadın

Selma, boşanmak istediğini söylemesinin ardından eşinin kendisine evi terk etmesi gerektiğini bildirmesiyle karşılaşmıştır. Selma, boşanma davası süresince aile konutunun kendisine ve çocuklarına tahsis edilmesini mahkemeden talep edebilir.

8. Şiddet Gören Kadının Uzaklaştırma Kararı Aldırması

Derya, eşinin tehditlerine ve fiziksel şiddetine maruz kaldığı için boşanma kararı almıştır. Derya, boşanma davasını beklemeden 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler ile eşinin ortak konuttan uzaklaştırılmasını talep edebilir.

9. Küçük Çocuğunun Velayetini Almak İsteyen Kadın

Esra, boşanma sürecinde altı yaşındaki çocuğunun bakımını tek başına üstlenmektedir. Mahkeme, çocuğun üstün yararını, bakım koşullarını ve ebeveynlerin durumunu değerlendirerek geçici veya kesin velayetin Esra’ya verilmesine karar verebilir.

10. Çocuğun Masraflarını Tek Başına Karşılayan Kadın

Gül, boşanma sonrasında velayeti kendisine verilen çocuğunun okul, beslenme, sağlık ve giyim giderlerini karşılamakta zorlanmaktadır. Gül, çocuğun ihtiyaçları ve babanın ödeme gücü dikkate alınarak iştirak nafakası belirlenmesini isteyebilir.

11. Eşi Gelirini Gizleyen Kadının Nafaka Talebi

Nermin, boşanma davasında eşinin gerçek gelirini gizlediğini ve mal varlığını olduğundan düşük gösterdiğini düşünmektedir. Nermin, mahkemeden eşinin SGK kayıtlarının, banka hesaplarının, taşınmazlarının ve ekonomik durumunun hukuka uygun usullerle araştırılmasını talep edebilir.

12. Eşinin Ailesinden Gelen Baskılar Nedeniyle Boşanmak İsteyen Kadın

Sevgi, eşinin ailesinin sürekli müdahalelerine maruz kalmakta ve eşinin evlilik birliğini korumak için gerekli tutumu göstermediğini düşünmektedir. Bu davranışların evlilik birliğini temelinden sarstığının ispatlanması halinde Sevgi, boşanma ve koşulları oluşmuşsa tazminat talebinde bulunabilir.

13. Evlilikten Önce Aldığı Evi Korumak İsteyen Kadın

Büşra, evlenmeden önce kendi birikimiyle satın aldığı dairenin boşanma sırasında eşiyle paylaşılmasından endişe etmektedir. Evlilik öncesinde edinilen taşınmaz kural olarak kişisel mal sayıldığından, Büşra mülkiyetini koruyabilir; ancak taşınmaza evlilik içinde yapılan katkılar ayrıca alacak hakkı doğurabilir.

14. Eşi Tarafından Ekonomik Şiddete Maruz Bırakılan Kadın

Sibel, eşi tarafından çalışmasının engellendiğini, kendisine para verilmediğini ve temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtmektedir. Sibel, ekonomik şiddet oluşturan davranışları boşanma davasında ileri sürebilir ve şartları varsa nafaka, tazminat ve koruyucu tedbir talep edebilir.

15. Anlaşmalı Boşanma Protokolünü İmzalayan Kadının Hakları

Pınar, eşinin hazırladığı anlaşmalı boşanma protokolünü içeriğini yeterince incelemeden imzalamıştır. Pınar’ın özellikle nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve ziynet eşyalarına ilişkin hükümleri mahkemece onaylanmadan önce değerlendirmesi önemlidir; çünkü kesinleşen boşanma kararları ve geçerli anlaşmalar sonradan ileri sürebileceği talepleri etkileyebilir.

Önemli hukuki hatırlatma: Boşanma davasında kadının hakları kendiliğinden ve koşulsuz olarak doğmaz. Nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve ziynet alacakları gibi taleplerin hukuki dayanakları, ispat koşulları ve gerektiğinde ayrı dava açılması gerekliliği somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

Makalemize ayırdığınız zaman ve gösterdiğiniz ilgi için teşekkür eder, aktardığımız hukuki bilgilerin haklarınızı ve yükümlülüklerinizi daha iyi anlamanıza katkı sağlamasını dileriz.

1 Comment

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required