velayetin değiştirilmesi, velayet değişikliği, velayet davası, velayetin değiştirilmesi davası, çocuğun velayeti, velayetin değiştirilmesi şartları, velayet kaç yaşında değişir, çocuğun velayeti kaç yaşında değişir, velayet babaya nasıl verilir, velayet anneye nasıl verilir, 12 yaşındaki çocuğun velayeti, iştirak nafakası

ÇOCUĞUN VELAYETİ KAÇ YAŞINDA DEĞİŞİR?

Bu içerik 29 Eylül 2026 tarihinde güncellenmiştir.

Çocuğun velayetinin değiştirilmesi, yalnızca yaşa bağlı olmayıp çocuğun üstün yararı, yaşam koşulları, ebeveynlerin durumu ve çocuğun görüşü birlikte değerlendirilerek karara bağlanan önemli bir aile hukuku meselesidir.

  1. ➔ Velayet 18 yaşından önce de değiştirilebilir.
  2. ➔ Çocuğun üstün yararı temel ölçüttür.
  3. ➔ Çocuğun görüşü yaşına ve olgunluğuna göre dikkate alınır.
  4. ➔ Yeniden evlenme tek başına velayet değişikliği nedeni değildir.
  5. ➔ Şiddet ve bakım ihmali velayet değişikliğine yol açabilir.
  6. ➔ Velayet değişirse iştirak nafakası da yeniden değerlendirilebilir.

Avukata sor ➔ +90 532 685 61 40
Adres ➔ AC Moment Yapı, Soğanlık Yeni Mh., Baltacı M. Paşa Sk No:18/152, 34880 Kartal/İstanbul

Çocuğun velayeti, kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar devam eder. Türk Medeni Kanunu uyarınca ergin olmayan çocuk anne ve babasının velayeti altındadır. Çocuğun 18 yaşını doldurarak ergin olmasıyla birlikte velayet de kendiliğinden sona erer.

Ergin olan bir kişi artık anne veya babasının velayeti altında bulunmaz. Bununla birlikte, kanunda öngörülen özel şartların gerçekleşmesi hâlinde ergin bir kişinin vesayet altına alınması mümkündür. Vesayet ile velayet birbirinden farklı hukuki kurumlardır ve vesayet için ayrıca kanunda belirtilen şartların oluşması gerekir.

Çocuğun 18 yaşını doldurması beklenmeden de velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Boşanma kararından sonra çocuğun yaşam koşullarının değişmesi, velayeti kullanan anne veya babanın çocuğun bakımını gerektiği gibi yerine getirmemesi ya da çocuğun üstün yararının diğer ebeveyn yanında bulunmasını gerektirmesi durumlarında mahkemeden velayet değişikliği talep edilebilir.

Çocuğun yaşı da velayet değerlendirmesinde önemlidir. Özellikle kendisini ifade edebilecek ve olayların sonuçlarını anlayabilecek olgunluğa ulaşmış çocukların görüşleri mahkeme tarafından dikkate alınabilir. Uygulamada 12 yaş ve üzerindeki çocukların görüşlerine önemli ölçüde değer verilmekle birlikte, velayet kaç yaşında değişir sorusunun yalnızca belirli bir yaş rakamıyla cevaplandırılması doğru değildir. Esas olan çocuğun idrak gücü, ihtiyaçları, yaşam koşulları ve çocuğun üstün yararıdır.

Bu nedenle 0-3 yaş, 4-7 yaş, 8-12 yaş ve 13-17 yaş dönemindeki çocukların fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları farklı şekilde değerlendirilebilir. Ancak hiçbir yaş grubunda velayetin otomatik olarak anneye veya babaya verilmesini gerektiren kesin bir kural bulunmamaktadır. Velayet anneye verilmesi veya velayet babaya verilmesi değerlendirilirken her çocuğun durumu ayrı ayrı ele alınır.

VELAYET HANGİ DURUMLARDA DEĞİŞTİRİLEBİLİR?

Velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için boşanma kararından sonra meydana gelen gelişmelerin çocuğun menfaatlerini etkilemesi gerekir. Velayeti alan ebeveynin yeniden evlenmesi, çocuğun bakım ve gözetiminin aksaması, diğer ebeveynin çocuğun bakımını üstlenebilecek duruma gelmesi veya çocuğun diğer ebeveyn yanında yaşamak istediğini açıklaması bu değerlendirmede dikkate alınabilecek hususlar arasındadır.

Velayeti elinde bulunduran anne veya babanın ağır sağlık sorunları yaşaması ve bu durumun çocuğun bakımını ciddi şekilde etkilemesi de diğer ebeveyn tarafından çocuğun velayeti konusunda dava açılmasına neden olur.

Çocuğun eğitim hayatının ihmal edilmesi, okula devamının sağlanmaması, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, kötü alışkanlıklardan korunmaması veya madde bağımlılığı gibi risklere karşı gerekli önlemlerin alınmaması da velayet hakkının kullanılmasının değerlendirilmesinde önem taşır.

Türk Ceza Kanunu’nun 233. maddesinde aile hukukundan kaynaklanan bazı yükümlülüklerin ihlali ayrıca suç olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte ceza hukuku yönünden sorumluluğun bulunup bulunmadığı ile aile mahkemesinin vereceği velayetin değiştirilmesi kararı birbirinden ayrı hukuki değerlendirmelerdir.

Boşanma davası devam ederken velayet konusunda ortaya çıkan yeni durumlar boşanma davasını gören mahkeme tarafından değerlendirilebilir. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan nedenler bakımından ise ayrıca velayetin değiştirilmesi davası açılması mümkündür.

VELAYET NEDİR?

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiline ilişkin olarak anne ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür.

Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesine göre ergin olmayan çocuk anne ve babasının velayeti altındadır. Velayet yalnızca anne veya babaya tanınmış bir hak olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda çocuğun bakımı, korunması, eğitimi ve gelişiminin sağlanması bakımından önemli yükümlülükler de içerir.

Bu nedenle bir velayet davası değerlendirilirken anne ve babanın kişisel isteklerinden önce çocuğun fiziksel, psikolojik, sosyal ve eğitimsel ihtiyaçları dikkate alınır.

VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ NE DEMEKTİR?

Velayetin değiştirilmesi, boşanma sonucunda velayeti anne veya babadan birine bırakılan çocuğun velayetinin daha sonra ortaya çıkan yeni koşullar nedeniyle diğer ebeveyne verilmesidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında anne veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölmesi ya da ortaya çıkan diğer yeni olguların gerekli kılması hâlinde hâkim, re’sen veya anne ve babadan birinin talebi üzerine gerekli önlemleri alabilir.

Dolayısıyla boşanma sırasında verilen velayet kararı hiçbir koşulda değiştirilemeyecek kesin bir durum oluşturmaz. Çocuğun yaşamında veya ebeveynlerin koşullarında önemli değişiklikler ortaya çıkmışsa ve bu değişiklikler çocuğun yararını etkiliyorsa velayet değişikliği şartları oluşur.

Mahkeme açısından temel değerlendirme noktası her zaman çocuğun üstün yararıdır.

VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ İLE VELAYETİN KALDIRILMASI AYNI MIDIR?

Velayetin değiştirilmesi ile velayetin kaldırılması uygulamada sıkça birbirine karıştırılmaktadır. Ancak iki kavram hukuken aynı anlama gelmez.

Velayetin değiştirilmesi, velayetin bir ebeveynden alınarak diğer ebeveyne verilmesini ifade eder.

Velayetin kaldırılması ise daha ağır şartların gerçekleşmesi hâlinde gündeme gelen bir hukuki tedbirdir. Kanunda aranan koşulların oluşması durumunda anne veya babanın velayet hakkının kaldırılması söz konusu olur. Gerektiğinde çocuğun korunması amacıyla vesayet hükümlerinin uygulanması ve çocuğa vasi atanması da gündeme gelir.

Bu nedenle her velayet değişikliği talebi velayetin kaldırılması anlamına gelmez. Mahkeme somut olayın özelliklerine göre çocuğun korunması için hangi tedbirin gerekli olduğunu ayrı ayrı değerlendirir.

VELAYET DEĞİŞTİRİLİRSE İŞTİRAK NAFAKASI İSTENEBİLİR Mİ?

Velayetin değiştirilmesi sonucunda çocuğun velayetini alan anne veya baba çocuğun günlük yaşamına ilişkin önemli sorumlulukları da üstlenir. Eğitim, sağlık, barınma, beslenme, giyim, ulaşım ve sosyal ihtiyaçlar bunların başında gelir.

Ancak çocuğun giderlerinden yalnızca velayeti alan ebeveyn sorumlu değildir. Velayeti kendisinde bulunmayan anne veya baba da ekonomik gücü oranında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür.

Bu nedenle velayetin değiştirilmesi davası ile birlikte şartları bulunuyorsa iştirak nafakası da talep eder. Daha önce iştirak nafakasına ilişkin bir karar verilmiş olması durumunda velayetin değişmesi nedeniyle mevcut nafaka düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi de gerekir.

VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ HANGİ HALLERDE MÜMKÜNDÜR?

Mahkeme velayet konusunda karar verirken tek bir nedene değil, çocuğun bütün yaşam koşullarına bakar. Uygulamada velayet değişikliğine neden olabilecek başlıca durumlar aşağıdaki şekilde ortaya çıkar.

VELAYETİ ALAN ANNE VEYA BABANIN ÖLMESİ

Çocuğun velayetinin kendisine bırakıldığı anne veya babanın ölmesi durumunda çocuğun velayet durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Evlilik birliği devam ederken anne veya babadan birinin ölmesi hâlinde velayet kural olarak sağ kalan ebeveynde kalır.

Ancak anne ve baba boşanmış ve çocuğun velayeti bunlardan birine verilmişse, velayeti kullanan ebeveynin ölümü sonrasında durum ayrıca değerlendirilir. Sağ kalan ebeveynin velayeti üstlenmek istemesi hâlinde çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurularak gerekli hukuki sürecin yürütülmesi gerekir.

Mahkeme burada da yalnızca anne veya babanın talebine değil, çocuğun güvenliği ve menfaatlerine bakacaktır.

BOŞANMADA KUSURLU OLAN EBEVEYN VELAYETİ ALABİLİR Mİ?

Boşanma davasında bir eşin kusurlu bulunması, tek başına o ebeveyne çocuğun velayetinin verilemeyeceği anlamına gelmez.

Velayet konusunda belirleyici olan boşanmadaki kusur oranından ziyade çocuğun üstün yararıdır.

Örneğin eşler arasındaki evlilik yükümlülüklerine aykırı bir davranış boşanma bakımından kusur olarak kabul edilir. Ancak bu davranışın kişinin anne veya baba olarak çocuğa karşı yükümlülüklerini yerine getirip getiremeyeceğiyle doğrudan bağlantısı bulunmaz.

Bu nedenle çocuğun menfaatleri gerektiriyorsa boşanmada daha kusurlu kabul edilen ebeveyne de velayet verilebilir veya sonradan velayetin değiştirilmesi söz konusu olur.

EKONOMİK DURUMU DAHA KÖTÜ OLAN EBEVEYN VELAYET İSTEYEBİLİR Mİ?

Anne veya babanın ekonomik durumu velayet değerlendirmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biridir. Ancak ekonomik gücü daha yüksek olan tarafın mutlaka velayeti alacağı şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Mahkemenin temel ölçütü yine çocuğun yüksek menfaatidir.

Bir ebeveynin gelirinin diğerinden daha düşük olması, tek başına velayet talebinin reddedilmesini gerektirmez. Çocuğa sunulan sevgi, ilgi, bakım, güvenli yaşam ortamı, eğitim olanakları, ebeveyn ile çocuk arasındaki bağ ve çocuğun mevcut düzeninin korunması gibi birçok faktör birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle ekonomik durumu daha zayıf olan anne veya baba da koşullar uygun olduğunda velayetin değiştirilmesini talep edebilir.

Diğer ebeveynin çocuğun giderlerine katkısı ise iştirak nafakası yoluyla sağlanabilir.

VELAYETİ ALAN EBEVEYNİN ÇOCUKLA İLGİLENMEMESİ

Velayet hakkı yalnızca çocuğun hangi anne veya babanın yanında kalacağını belirleyen bir hak değildir. Velayeti kullanan ebeveynin çocuğun bakımı, eğitimi, sağlığı, güvenliği ve gelişimiyle aktif olarak ilgilenmesi gerekir.

Çocuğun sürekli olarak üçüncü kişilere bırakılması, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, eğitim ve sağlık durumunun takip edilmemesi veya çocuğun duygusal ihtiyaçlarının uzun süre ihmal edilmesi velayet değişikliği bakımından önem taşır.

Ancak her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir. Mahkeme, ilgisizliğin sürekliliğini ve bunun çocuk üzerindeki etkilerini araştırarak karar verir.

ÇOCUĞA ŞİDDET UYGULANMASI VELAYET DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİ MİDİR?

Çocuğun fiziksel veya psikolojik şiddete maruz bırakılması, velayet değerlendirmesinde son derece önemli bir durumdur.

Çocuğa yönelik şiddet onun fiziksel gelişiminin yanında ruhsal ve sosyal gelişimini de ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle velayeti kullanan anne veya babanın çocuğa şiddet uygulaması hâlinde çocuğun korunması amacıyla çeşitli hukuki tedbirler söz konusu olur.

Somut olayın özelliklerine göre velayetin değiştirilmesi, velayetin kaldırılması veya çocuğun korunmasına yönelik başka tedbirlerin uygulanması mümkün olur.

Burada temel amaç ebeveynlerden birini cezalandırmak değil, çocuğun güvenliğini ve üstün yararını sağlamaktır.

VELAYETİ ALAN EBEVEYNİN BAŞKA ŞEHRE VEYA ÜLKEYE TAŞINMASI

Velayeti kullanan anne veya babanın başka bir şehre taşınması, başka bir ülkede yaşamaya başlaması veya işi nedeniyle sık seyahat etmesi tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir.

Mahkeme, yer değişikliğinin çocuk üzerindeki somut sonuçlarına bakar.

Çocuğun okul hayatının etkilenmesi, sosyal çevresinden kopması, diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin ciddi biçimde zorlaşması, yeni yaşam koşullarının çocuğun gelişimine etkisi ve taşınmanın nedeni birlikte değerlendirilir.

Dolayısıyla ebeveynin başka bir yerde yaşamaya başlaması ancak çocuğun üstün yararını olumsuz etkilediği ölçüde velayet davası bakımından önem taşır.

VELAYETİ ALAN ANNE VEYA BABANIN YENİDEN EVLENMESİ

Velayeti kullanan ebeveynin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez.

Bir anne veya babanın boşandıktan sonra başka biriyle evlenmesi velayet hakkını kendiliğinden kaybetmesine neden olmaz.

Ancak yeni evliliğin çocuğun yaşamını olumsuz şekilde etkilemesi durumunda farklı bir değerlendirme yapılır. Yeni eş ile çocuk arasındaki ilişkinin çocuğun güvenliği veya gelişimi açısından sorun yaratması, çocuğun bakımının ihmal edilmesi veya yeni aile düzeninin çocuğun üstün yararına açıkça aykırı sonuçlar doğurması hâlinde velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Burada belirleyici olan yeniden evlenmenin kendisi değil, yeniden evlenmenin çocuk üzerindeki somut etkileridir.

ÇOCUĞUN İSTEDİĞİ EBEVEYNE VELAYET VERİLİR Mİ?

Velayet davalarında en fazla merak edilen konulardan biri çocuğun hangi yaşta kendi anne veya babasını seçebileceğidir.

Hukuken çocuğun belirli bir yaşı doldurduğu anda velayet konusunda tek başına karar verme hakkı doğduğunu söylemek doğru değildir. Mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını gözetmek zorundadır.

Bununla birlikte yaşına ve olgunluğuna göre görüşlerini oluşturabilecek durumda olan çocuğun düşüncesinin öğrenilmesi önemlidir. Özellikle 12 yaş ve üzerindeki çocuklar bakımından çocuğun hangi ebeveyn yanında yaşamak istediğine ilişkin açıklamaları uygulamada önemli bir değerlendirme unsuru olur.

Ancak çocuğun “annemle yaşamak istiyorum” veya “babamla yaşamak istiyorum” şeklindeki açıklaması mahkemeyi tek başına bağlamaz. Mahkeme çocuğun bu isteğinin nedenlerini, herhangi bir yönlendirme altında bulunup bulunmadığını, anne ve babayla ilişkisini, eğitim düzenini, sosyal çevresini ve yaşam koşullarını birlikte değerlendirir.

Dolayısıyla çocuğun velayeti kaç yaşında değişir sorusuna “12 yaşında velayet otomatik olarak değişir” şeklinde cevap verilmesi hukuken doğru değildir.

0-3 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA VELAYET NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

0-3 yaş arasındaki çocuklar bakım ve gözetim açısından oldukça yoğun ihtiyaçlara sahiptir.

Mahkeme bu yaş grubundaki çocuklarda günlük bakımın kim tarafından sağlandığını, çocuğun anne ve babayla kurduğu bağı, beslenme ve sağlık ihtiyaçlarını, ebeveynlerin bakım kapasitesini ve mevcut yaşam düzenini değerlendirir.

Çocuğun küçük yaşta olması velayetin her durumda anneye verileceği anlamına gelmez. Somut olayda annenin çocuğun bakımını sağlayamaması veya çocuğun güvenliğini tehlikeye düşüren koşulların bulunması hâlinde velayet babaya verilmesi de mümkün olur.

4-7 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA VELAYET NASIL BELİRLENİR?

4-7 yaş döneminde çocuğun okul öncesi veya ilkokul hayatı, sosyal gelişimi ve günlük yaşam düzeni daha fazla önem kazanmaya başlar.

Mahkeme çocuğun hangi ebeveyn yanında daha düzenli ve güvenli bir hayat sürdürebileceğini, anne ve babayla ilişkisini, eğitim durumunu ve bakım koşullarını değerlendirir.

Bu yaş grubunda da yalnızca çocuğun yaşı üzerinden anne veya baba lehine otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

8-12 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA VELAYET NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

8-12 yaş arasındaki çocukların eğitim hayatı, arkadaş çevresi, sosyal ilişkileri ve anne-babalarıyla kurdukları bağ daha belirgin hâle gelir.

Çocuğun gelişim düzeyi uygun olduğunda mahkeme tarafından görüşünün alınması da gündeme gelir.

Ancak çocuğun tercihi tek başına yeterli olmayıp uzman incelemeleri, sosyal inceleme raporları ve dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

13-17 YAŞ ARASI ÇOCUKLAR VELAYET KONUSUNDA KİMLE KALACAĞINA KARAR VEREBİLİR Mİ?

13-17 yaş grubundaki çocuklar genellikle kendi yaşamlarına ilişkin düşüncelerini daha açık biçimde ifade edebilecek olgunluğa ulaşmış durumdadır.

Bu nedenle çocuğun hangi ebeveyn yanında yaşamak istediğine ilişkin açıklaması velayet değerlendirmesinde önemli bir unsur hâline gelir.

Bununla birlikte çocuk 18 yaşını dolduruncaya veya başka şekilde ergin oluncaya kadar velayet hükümlerine tabidir. Dolayısıyla 13, 14, 15, 16 veya 17 yaşındaki çocuk hukuken tek başına velayeti değiştiremez.

Gerekli koşulların bulunması hâlinde anne veya babanın mahkemeye başvurarak velayetin değiştirilmesi davası açması gerekir.

VELAYET DAVASINDA EN ÖNEMLİ ÖLÇÜT: ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI

Velayet konusunda anne ve babanın taleplerinden daha önemli olan husus çocuğun menfaatidir.

Mahkeme karar verirken çocuğun;

  1. fiziksel ve psikolojik gelişimini,
  2. eğitim hayatını,
  3. sağlık durumunu,
  4. anne ve babayla ilişkisini,
  5. mevcut yaşam düzenini,
  6. kardeşleriyle ilişkisini,
  7. sosyal çevresini,
  8. ebeveynlerin bakım ve gözetim imkânlarını,
  9. kendisini ifade edebilecek olgunluktaysa görüşünü

birlikte değerlendirilir.

Dolayısıyla velayet değişikliği şartları her dava bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Bir başka çocuk hakkında velayetin değiştirilmesine neden olan olay, farklı koşullardaki başka bir çocuk açısından aynı sonucu doğurmaz.

VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ DAVASI NEDEN ÖNEMLİDİR?

Velayetin değiştirilmesi davaları yalnızca anne ve baba arasındaki bir uyuşmazlık olarak görülmemelidir. Bu davaların merkezinde doğrudan doğruya çocuğun geleceği bulunmaktadır.

Çocuğun nerede yaşayacağı, eğitimini hangi koşullarda sürdüreceği, günlük bakımını kimin sağlayacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin nasıl devam edeceği velayet kararından doğrudan etkilenir.

Bu nedenle velayetin değiştirilmesi davası açılmadan önce mevcut koşulların, delillerin ve çocuğun üstün yararını gösteren olguların ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önemlidir.

Velayet uyuşmazlığında çocuğun yaşı, isteği, ebeveynlerin ekonomik koşulları, bakım imkânları, eğitim düzeni, yaşam ortamı ve anne-baba ile kurduğu ilişki bir bütün olarak incelenir. Gerektiğinde sosyal inceleme raporu ve uzman değerlendirmeleri de yargılamada önem taşır.

Somut olayın özelliklerine göre boşanma avukatı veya aile hukuku alanında çalışan bir avukattan hukuki destek alınması, velayet değişikliği sürecinin ve buna bağlı iştirak nafakası ile kişisel ilişki taleplerinin doğru şekilde değerlendirilmesine yardımcı olur.

VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Çocuğun velayeti kaç yaşında değişir?

Velayetin değiştirilmesi için kanunda 7, 12 veya 15 yaş gibi kesin bir yaş sınırı bulunmaz; 18 yaşından önce şartların değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Mahkeme çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, yaşam koşulları ve çocuğun üstün yararını birlikte değerlendirerek karar verir.

2. 12 yaşındaki çocuk velayet konusunda kimi istediğini seçebilir mi?

12 yaşındaki çocuğun anne veya babasından hangisiyle yaşamak istediğine ilişkin beyanı velayet davasında önemli bir değerlendirme unsuru olur, ancak çocuğun tercihi tek başına kesin sonuç doğurmaz. Çocuğun görüşlerini oluşturabilecek olgunluğa erişmesi hâlinde beyanının dikkate alınması gerekir ve mahkeme bu beyanı diğer delillerle birlikte değerlendirir.

3. Velayetin değiştirilmesi davası hangi durumlarda açılabilir?

Çocuğun bakımının ihmal edilmesi, şiddete maruz kalması, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması, velayeti kullanan ebeveynin koşullarının önemli ölçüde değişmesi veya mevcut düzenin çocuğun üstün yararına aykırı hâle gelmesi velayet değişikliği nedeni olur. Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında ortaya çıkan yeni olgular gerekli kılıyorsa mahkeme velayet konusunda yeni bir düzenleme yapabilir.

4. Çocuk babasıyla yaşamak isterse velayet babaya verilir mi?

Çocuğun babasıyla yaşamak istediğini açıklaması, özellikle yaşı ve olgunluğu bu tercihin sonuçlarını değerlendirmeye elverişliyse mahkeme tarafından dikkate alınabilir. Ancak velayetin babaya verilmesi için yalnızca çocuğun isteğine değil; babanın bakım imkânlarına, çocuğun mevcut düzenine, eğitimine, güvenliğine ve üstün yararına da bakılır.

5. Çocuk annesiyle yaşamak istemezse velayet değişir mi?

Çocuğun annesiyle yaşamak istemediğini söylemesi tek başına velayetin anneden alınması için yeterli değildir, ancak bu isteğin altında yatan nedenler mahkeme tarafından araştırılır. Çocuğun beyanı, sosyal inceleme raporu, ebeveynlerin yaşam koşulları ve diğer deliller sonucunda mevcut velayetin çocuğun üstün yararına aykırı olduğu belirlenirse velayet değiştirilir.

6. Velayeti alan anne veya babanın yeniden evlenmesi velayeti değiştirir mi?

Velayeti kullanan anne veya babanın yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi değildir. Ancak yeni evlilik çocuğun psikolojik gelişimini, güvenliğini, bakımını veya yaşam düzenini olumsuz etkiliyorsa bu durum velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınır.

7. Ekonomik durumu daha iyi olan ebeveyn velayeti mutlaka alır mı?

Anne veya babanın daha yüksek gelir elde etmesi, tek başına çocuğun velayetinin o ebeveyne verilmesini sağlamaz. Velayet davasında ekonomik durumun yanında çocuğun bakımı, ebeveynle kurduğu duygusal bağ, eğitim hayatı, mevcut yaşam düzeni ve üstün yararı birlikte değerlendirilir.

8. Çocuğa şiddet uygulanması velayetin değiştirilmesi için yeterli midir?

Çocuğa yönelik fiziksel veya psikolojik şiddet, velayetin değiştirilmesi bakımından son derece önemli bir nedendir ve çocuğun korunmasına yönelik acil tedbirleri de gündeme gelir. Mahkeme şiddet iddiasını deliller, uzman incelemeleri ve çocuğun güvenliği açısından değerlendirerek velayetin değiştirilmesine veya gerekli başka koruyucu önlemlerin alınmasına karar verebilir.

9. Velayet değişirse iştirak nafakası da değişir mi?

Velayetin diğer ebeveyne verilmesi hâlinde çocuğun bakım ve eğitim giderlerine hangi ebeveynin ne ölçüde katılacağı yeniden değerlendirilerek iştirak nafakası hakkında yeni bir karar verir. Velayeti kendisinde bulunmayan anne veya baba, ekonomik gücü oranında çocuğun giderlerine iştirak nafakası yoluyla katılmakla yükümlü tutulur.

10. Velayetin değiştirilmesi davasında mahkeme nelere bakar?

Mahkeme velayet değişikliği talebini incelerken çocuğun yaşı, eğitimi, sağlık durumu, anne ve babayla ilişkisi, yaşam ortamı, bakım koşulları, sosyal çevresi ve gerektiğinde uzman raporlarını birlikte değerlendirir. Velayetin değiştirilmesi davasında belirleyici ölçüt anne veya babanın talebi değil, somut olayda çocuğun üstün yararının hangi ebeveyn yanında daha iyi korunacağıdır.

MİMOZA HUKUK BÜROSU OLARAK HUKUKİ HİZMETLERİMİZ

Mimoza Hukuk Bürosu olarak velayetin değiştirilmesi, velayet davası, iştirak nafakası, kişisel ilişki kurulması, çocuğun üstün yararının korunması ve aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar konusunda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz. Çocuğun yaşı, görüşü, bakım koşulları, ebeveynlerin yaşam şartları, şiddet veya ihmal iddiaları ve velayet değişikliği nedenleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilerek, sürecin hukuka uygun ve hak kaybı doğurmayacak şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır.

İSTANBUL AVUKAT İLETİŞİM BİLGİLERİ

BilgiAçıklama
İstanbul AvukatıFatma Türkan Kamış
Telefon0532 685 61 40
AdresAC MOMENT PLAZA / Soğanlık Yeni Mah. Baltacı Mehmet Paşa Sk. B Blok Kat:18 D No:152, Kartal/İstanbul
Mailmimozahukuk@gmail.com
Hizmet AlanlarıCeza, Boşanma, Kira, Gayrimenkul, İcra, Ticaret, Yabancılar, İş Hukuku
Avukata Sor HattıTıklayın

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required